Kimler Zekat Vermeli Türkçe

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 6 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Kimler Zekat Vermelidir

    ZEKAT; Sözlük anlamı “Bereket, temizlik, zîkr-i cemil…” gibi az çok değişiklik gösteren ZEKÂT kelimesi, teı im olarak, “Allah rızası için, bir malın belli bir kısmını, belirli bir süre sonra, yoksul fakire, kayıtsız şartsız vermek” şeklinde tanımlanır. Bu din görevi de, tıpkı namaz ve oruç gibi İslâmın beş şartı arasındadır ve “farz-i ayn” dır.

    Zekat vermekle yükümlü kılınmış olmak için gerekli şartlar şöylece belirtilebilir:
    1) Zekât verecek kişinin Müslüman olması şarttır. Çünkü İslâm dininde bulunmayan bir kimsenin bu kutsal dinin buyruklarıyla görevlendirilmiş olmayacağı doğaldır…
    2) Akıllı, bülûğa ermiş, hür olması da zekâtla yükümlü olmak için şarttır. Deliye, çocuğa, câriyeye zekât vermek düşmez.
    3) Nisap miktarını oluşturacak kadar mala sahip bulunmak. Bu temel gereksinmeleri ve borcun dışındaki imkânı kapsar. Nisaptan amaç, altından yirmi miskal, gümüşten iki yüz dirhem, koyun ve keçiden 40, sığır ile mandadan 30, deveden 5 adettir. Temel gereksinmeden maksat da Havâic-i asliye: oturulacak mesken ile ev eşyası, elbiseler, gerekli silâhlar, meslek araç ve gereçleri, kitaplar ve benzerleri ile kimine göre bir aylık, kimine göre de -ki bu daha uygundur- bir yıllık nafakaya mahsus erzaktır.
    4) Eldeki mal üreyip çoğalmaya elverişli olmak. Bereketlenip çoğalmayan, artmayan veya artmaya elverişli nitelik taşımayan maldan zekât gerekmez.
    5) Nisap toplamına varan malın üzerinden bir tam yıl geçmiş olmalıdır.
    6) Nihayet zekât verilecek mala, zekâtı verenin tam bir mülkiyet hakkı ile sahip olması da bu şartlardandır. Bütün bu şartlar gerçekleştiğinde kişi, zekâtla mükellef olur.

    Zekâtın sıhhatli olması için de şartlar mevcuttur. Önce zekâta da niyetin önemine işaret olunmalıdır. Bu bakımdan zekât fakire verilirken, yahut da zekât için bir mal ayrılırken, kalben, bunun zekât olduğuna niyet edilmelidir. Dil ile söylenmesi zorunlu olmamakla beraber, ifâdesinde de bir sakınca yoktur. Zekâtta dikkat edilecek bir nokta da, eğer bir vekil belirtilmiş ise, gerekli olan vekilin niyeti değil, müvekkilin niyetidir. Yani mal sahibi niyet edecektir.

    Zekâta tâbi mallar iki kısımdır: Açıkta ve meydanda olan mallar, meydanda olmayan veya gizli mallar.

    Açıkta ve meydanda olan mallar: Sâime adı verilen hayvanlar ile bir kısım arazi ürünleri, madenler, yer altındaki hazineler ve gümrüklerden geçen ticaret malları ile nakit para bu türdendir.

    Meydanda olmayan veya gizli mallar ise, evlerde, mağazalarda bulunan mallar, altın ve gümüş, kâğıt paralar bu sınıfa bağlıdır. Bu gibi açıkta gözükmez kabul edilen malların zekâtını vermek, sahiplerinin dindarlığına ve vicdanlarına bırakılmıştır.