Kir Taşıyan Sözler

Konusu 'Kadının Not Defteri' forumundadır ve Elif tarafından 3 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Yüreği ören yerine dönmüş sevda yorgunu kadın, derin vadinin gölgesine sığınmış güneş görmeyen yar'ın eteğinde baharda açan çiçek olmaya çabalayan kadın...

    Güvenip yaslandığın duvar insanlar hep yıkılmış, adamlık adına sevgiyse olmuş vefasızlık...
    Sevgi arayan sen çileli kadın karşına çıkan duygusuz ve ruhsuz bir duvar...

    Can vermez gölgede kalmış güneşe hasret çiçek...
    Hiç gün yüzü görmemiş nebatat misali soluk renkli bir beniz...
    Bahtına gölgeler düşmüş çiçeklerle komşu... Kurak mevsimin hüznü var yüzünde, porsumalar başlamış taç yapraklarında, vadideki gölgelikte...

    Sevda yorgunu kadına gülümser gibi ama yüzündeki yorgunluk izleri çektiği çileden kalma tıpkı "çiçek vebası" kalıntıları, sevgiye hasret deprem görmüş bir yüz ifadesi...

    Sevda yorgunu kadın; sen beklersin sevgiyi, sevmeyi sevecek ehil ruhu bilen ve anlayan... Yok ki...
    Sevda yorgunu yüreğin, hüzün ve özlem karışımı karalar bağlamış ak duygularını hakkedecek sevda eri kadın...
    Prangalardan morarmış bileklerini çözdün, özgürsün artık, sev ve sevil hakkın olan yüreğince...
    Sevda kelepçelerinden kurtuldun, hayatın akışına bırak kendini kurtul düştüğün vadideki gölgelerden...

    Ulaş gün ışığına, sev güneşi ve aydınlığı... Kır kabuğunu, sıyrıl o karalar bağlanmış aydınlık bahtınla açıl gerçek hayata...

    Senin yaşam, senin can, senin duyguların...
    Kelepçelenmesin tekrar bileklerin, at üstündeki "yalnızlık" korkuların...
    Aldırma kir taşıyan sözlere, hile kokan duygulara...
    Yaşamını hakkıyla yaşa, çünkü o çok kısa...
    kir-tasiyan-sozler.jpg
    Ramazan Demir