Kitabın tarihçesi nedir kısaca

Konusu 'Tarih konu anlatımı' forumundadır ve Ceren tarafından 28 Eylül 2015 başlatılmıştır.

  1. Ceren

    Ceren Süper moderatör

    Kitabın tarihçesi hakkında kısa bilgi

    GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KİTAP TARİHÇESİ
    Kitabın tarihinin karmaşıklığı, bir yandan zaman boyunca farklı biçimler almış olmasından, öte yandan, kitabın bir çok bakış açısından değerlenmesinden ileri gelmektedir. Kitabın evrimi, yazının üstüne yazıldığı gerecin evrimine bağlı olmuştur. Ama en eski gereç olan taş (kayalardaki resim yazıları, klasık Eskiçağ’ ın dikmetaşları) kitabın içine girmez. Çünkü, anıtsal yazıtlar taşınabilir değildirler. Gerçek kitapların ilk gereci odundu. Mezopotamya’ da ise, daha III. bin yılda, kil tabletler üzerine harfler yazılıyordu.. Kumaşlar da üstüne yazı yazılan gereçler olarak tarihin bir dönemin de kullanılmışlardır. Bunlar arasında Çinlilerin fırça ile yazı yazdıkları ipeği ya da bezi de saymak gerekir. Ancak, devamlı surette araştırmak ve kendini yenilemek durumunda olan insan ‘’ yazı malzemesi’’ diyebileceğimiz unsurları bularak ve geliştirerek kitap kavramına yeni boyutlar kazandırmıştır. Yüzyıllar boyunca çevresindeki her bulduğu düz yüzeyi yazı aracı olarak kullanan insanoğlu, sürekli olarak ta yeni malzemeler arayışını sürdürmüştür. Sümer, Asur ve Hitit kil tabletleri ile Mısır papirüs ruloları yaklaşık ayni tarihler de (İ.Ö. 3000) ortaya çıkmış olmakla birlikte, kil tabletlerden çok, papirus rulolar çağdaş kitabın öncüsü olarak kabul edilirler. Papirüs, Nil nehri kıyılarında ve Nil deltasının bataklıklarında yetişen bir bitkidir. Saplarından hazırlanan şeritler dokunarak yüzeyler oluşturulur, bunlar özel olarak yapılan sıvılara daldırılıp kurutularak, yazı yazılabilecek yüzeyler oluşturulur. Üzerlerine yazı yazılan papirüslar bir birlerine yapıştırılarak 6 – 10 metre uzunluğunda şeritler elde edilir, bunlarında uçlarına sopalar takıldıktan sonra kıvrılarak rulolar haline getirilirler. Papirüsten yapılan ilk kitaplar böyle rulo haindedirler. Meşhur İskenderiye Kütüphanesi bu kitaplardan oluşturulmuştur. Papirüs ruloları Yunanlılar ve Romalılar da uzun süre kullanmışlardır. İ.S. 400 yıllarından itibaren de papirüs ruloların yerini parşömen ya da vellum kodekslerin alması, kitabın biçiminde bir devrim yaratmıştır. Kitabın hikayesinde Anadolu’ nun da şüphesiz katkıları vardır. Parşömeni, Bergama Kralı II. Eumenes’ in bulduğu belirtilmektedir. Üzerine yazı yazmak için hayvan derilerinin işlenmesine çok önceleri başlanmış olmasına karşın, bu uğraşın en önemli merkezi Bergama olmuş, hatta yöre kendi ismini de (parşömen, pergamineum ) bu gerece vermiştir. Çinliler, paçavraları, keneviri dut ağacı kapuklarını ve başka bitkisel maddeleri öğüterek, kurutulduktan sonra üstüne yazı yazılabilecek bir hamur haline getirmeyi başardılar. İ.S. 105 yılların da Tsaylun’ un gerçekleştirdiği söylenen bu kağıt, ortaçağ sonunda, kitap yapımında parşömenin yerini aldı. Böylece kağıt hayatımıza çıkmamak üzere girmiş oldu. Kağıt üretilmesindeki tekniğin sürekli geliştirilmesi el yazmalarının yaygınlaşmasına ve özellikle XV. yüzyılda baskı makinesiyle metinlerin çoğaltılmasını sağlamıştır. XIX yüzyıldaysa kağıt Louıs Nicolas Robert’ in icat ettiği (1798) ve İngilyere’ de Fourdrinier ile Donkin’ in geliştirdiği makineyle mekanik bir şekilde üretilmeye başlanmıştır.