Kıtaların kayması ile ilgili bilgi

Konusu 'Hakkında bilgi' forumundadır ve Demir tarafından 11 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Kıtaların kayması hakkında bilgi

    Jeolojik çağlar içinde kıtaların, birbirlerine ve okyanus havzalarına göre girmiş olduğu büyük ölçekli yatay hareketlere denir. Günümüzdeki kıtaların, büyük taşküre (litosfer) levhalarının sürüklenerek yer değiştirmesi sonucunda ortaya çıktığına ilişkin ilk düşünceler daha 18.yüzyılın sonlarında ortaya atıldı. Güney Amerika'nın doğusundaki çıkıntının Afrika'nın batı kıyılarındaki girintiye tam oturduğuna dikkati çeken Alman doğa bilimci Alexander von Humboldt, 1800 dolayında Atlas Okyanusunun iki yakasının çok önceleri bitişik olduğu savını geliştirdi. Bundan 50 yıl kadar sonra Fransız bilimadamı Antonio Snider, Kuzey Amerika ve Avrupa'daki kömür yataklarında belirlenen benzer bitki fosillerinin Humboldt'un bu varsayımını doğrula-dığını, aksi halde bu benzerliği açıklamanın başka yolu olmadığını ileri sürdü.1908'de ABD'li Frank B. Taylor, dünyadaki bazı sıradağların oluşumunu, kıtaların çarpışması düşüncesine dayalı olarak açıklamaya çalıştı. Kıtaların kaymasına ilişkin ilk ayrıntılı ve geniş kapsamlı kuramı, 1912'de Alman meteorolog Alfred Wegener geliştirdi.Wegener, çok sayıda jeolojik ve paleontolojik veriden yararlanarak, jeolojik zamanın büyük bölümü boyunca tek bir kıtanın bulunduğunu ileri sürdü ve bu varsayımsal kıtayı Pangaea olarak adlandırdı.Jura Döneminin (y. 190-136 milyon yıl önce) belirli bir evresinde Pangaea çeşitli parçalara ayrılmış ve parçalar bir-birlerinden uzaklaşmaya başlamıştı.Bugün Amerika Kıtası'nı oluşturan bölümlerin batıya doğru sürüklen-mesiyle Atlas Okyanusu ortaya çıkmış, Hindistan bloğu ise Ekvator'u geçerek Asya ile birleşmişti.1937'de Güney Afrikalı jeolog Alexander L. Du Toit, Wegener'in varsayımı üzerinde çeşitli düzeltmeler yaptı ve başlanğıçta kuzeyde Lavrasya(*) ve güneyde Gondvana (*) olmak üzere iki ana kıtanın bulunduğunu ileri sürdü. Atlas okyanusunun iki yakasındaki kıta sahanlıklarının son derece uyumlu olmasının yanı sıra, kıta-ların kayması kuramının savunucuları, karşılıklı kenarların birbirlerine uygunluğundan başka, bu görüşlerini destekleyen son derece etkili jeolojik kanıtlar toplamışlardır.Geç Paleozoyik (Birinci) Zaman (y. 395-225 milyon yıl önce) sırasında Antarktika, Güney Amerika'nın güneyi, Güney Afrika, Hidistan ve Avust-ralya'da benzer geniş ölçekli buzullaşmaların olduğu belirlenmiştir.Bu olgu, bu kıtaların o dönemde Gü-ney Kutup Bölgesi'nin çevresinde birleşik halde bulunuyor olmalarıyla açıklanabilir.Öte yandan Atlas Okyanusu'nun her iki yakası arasında, kayaç yapısı ve jeolojik yapı açısından büyük benzerlikler vardır.Örne-ğin Brezilya kıyıları boyunca uzanan yaşlı kayaç kuşağı, Afrika'nın batı kıyılarındaki kuşakla uyum içindedir.Ayrıca, Güney Amerika ile Afrika'nın Atlas Okyanusu kıyıları boyunca uzanan en eski deniz çökelleri Jura yaşlıdır; bu durum da, bu dönemde iki kıtayı ayıran okyanusun bulunmadığına işaret eder.1950'lerde İngilizjeofizikçiler Stanley Keith Runcorn ve P.M.S. Blackett ile başka bilim adamlarının çalışmaları sonu-cunda, Yer'in magnetik alanının jeolojik geçmişteki yapısına ilişkin olarak elde edilen bulgular kıtalarınkıtaların bir zamanlar bitişik olduğu varsayımıyla açıklanır.Örneğin, Avrupa ve Kuzey Amerika i-çin bu eğriler, Kuzey Amerika'nın Triyas Döneminden (y. 225-190 milyon yıl önce) günümüze değin, Av-rupa'ya göre 30° kadar batıya kaymış olduğunu ortaya koyar. Okyanus tabanının şekline ilişkin bilgilerin artması ve daha sonraları deniz dibi yayılması kuramı (*) ile levha tektoniğinin (*) geliştirilmesi, kıtaların kayması düşüncesini güçlendirdi.1960'ların başında ABD' li jeofizikçi Harry H. Hess, okyanus ortası sıradağların sırtlarında,magma etkinlikleriyle yeni okyanus ka-buğu oluşumunun sürmekte olduğunu ileri sürdü.Yermantosundan yukarı doğru yükselen erimiş kayaç malzemesisoğuduktan sonra yeni bir magma sokulmasıyla iki yana doğru itiliyor ve böylece okyanus taba-nı yatay doğrultuda, sırtlardan öteye doğru hareket ediyordu. 1960'ların sonlarında, başta Jack E. Oliver ve Bryan L. Isacks olmak üzere çeşitli ABD'li araştırma-cılar, deniz dibi yayılması kuramını, kıtaların kayması varsayımıyla bütünleştirerek levha tektoniği kuramı-nı geliştirdiler.Bu kurama göre, Yer'in taşküre bölümü çok sayıda büyük levhadan oluşmakta ve bu levha-lar yermantosunun yumuşak (kısmen erimiş halde) üstmanto (astenosfer) katmanının üstünde yüzmektedir. Okyanus ortası sırtlar da, bazı levhaların kenarlarında oluşmaktadır. Bu durumun görüldüğü yerlerde taşküre levhaları ayrılmakta ve yükselen manto malzemesi uzaklaşan kenara eklenerek yeni okyanus tabanını oluşturmaktadır. Levhalar sırtlardan uzaklaştıkça kıtaları da beraberlerinde sürüklemektedir. Bütün bu etmenler dikkate alındığında, Amerika kıtalarının yaklaşık 200 milyon yıl öncesine değin Avrupa ve Afrika ile bitişik olduğu ve bu kıtaların bugünkü Orta Atlas Sırtlarındaki yarılmayla birbirlerinden uzaklaştığı söylenebilir.Ayrılmanın başlamasıyla kıtalar yılda ortalama 2 cm kaymış ve bugünkü ko-numlarını almıştır.Henüz tam kanıtlanamamış olmakla birlikte, tek bir kara kütlesinin parçalanması ve bu parçaların kayması olayının bütün jeolojik çağlar boyunca oluşan benzer bir dizi olayın yalnızca sonuncusu olduğu söylenebilir.