Kocanın Karısı Üzerindeki Haklarını Güzel Sözlerle Beyanı

Konusu 'Bayram ve Kandil Mesajları' forumundadır ve Elif tarafından 27 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Kocanın Karısı Üzerinde bazı Hakları Mevcuttur.
    Kocanın Karısı Üzerinde Haklarından Biride Güzel Sözler Söylemesidir.

    Kocanın Karısı Üzerindeki Haklarını Güzel Sözlerle Beyanı

    Erkeğin hanımı üzerinde hakkı çok daha fazladır.Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

    (Kadını cihadı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberani]

    (Kocası razı olduğu halde ölen kadın Cennete girer.) [Tirmizi]

    (Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve kocasına itaat ederse, Cennete girer.) [İbni Hibban]

    (Kocasına muhabbet gösteren, çocuk doğuran, öfkelendiği an veya kocası kendine kızdığı zaman, kocasını razı edinceye kadar uyumayan kadın Cennetliktir.) [Taberani]

    (Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir. O halde kocasının hakkını gözetmeyen, Allahü teâlânın hakkını gözetmemiş olur.) [Şir’a]

    (Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberani]

    (Kocası çağırdığı halde yatağa gelmeyen kadına melekler sabaha kadar lanet eder.) [Buhari]

    (Kadının üzerinde en büyük hak sahibi kocasıdır, erkeğin de anasıdır.) [Hakim]

    (İzinsiz evden çıkan kadına, kocası razı oluncaya kadar, güneşin ve ayın doğduğu her şey lanet eder.) [Deylemi]

    (Kadın, kocasının hakkını ödemedikçe, Allahü teâlânın hakkını ödemiş olmaz.) [Taberani]

    Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı. Peygamber efendimiz aleyhisselam, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:
    (Hanımına selam söyle, yarı şehid sevabına kavuştuğunu haber ver!) [Şir’a]

    Günümüzün çalışma şartları ağır, para kazanma çok zordur. İş ahlakı, güzel ahlak kalmamıştır. Erkek çoğu zaman bu şartlar karşısında bunalır, çok sıkıntı çeker. Evine, tabir caizse pestil olmuş şekilde gelir. Yorgundur, sinir sistemi bozuktur. Bunu düzeltmek, sıkıntılarını unutturmak, onu neşelendirmek, ona destek olmak, yardımcı olmak kadına düşer. Bu halde eve gelen koca, haklı olarak hanımından en azından tatlı dil güler yüz, ilgi bekler. Bunu da göremezse dengesi iyice bozulur. Sözleri ve hareketleri normal olmaz. İslam âlimleri (Evinde huzuru olmayan erkek, dünya cehennemindedir) buyuruyor.

    Bu kadar azapta olan insandan her türlü dengesizlik beklenir. Kadın, bardağı taşıran son damla olmamalı. Aksine, hemen devreye girmeli, onu hoş görmeli, idare etmeli, teselli etmeli. Onun evde olduğu zamanlar iş falan yapmamalı, onu neşelendirmeli, teselli etmeli. O olmadığı zamanlar işini gücünü yapmalı.

    Evli kadınlara hep tavsiyemiz şu oluyor; dışarısı ateş, ahlak namus yok gibidir, kocanıza sahip çıkın, güzel ahlakınızla, tatlı dilinizle, güzel yemeğinizle, evinizin temizliği intizamıyla veya hoşlandığı ne ise o usulle kocanızı evinize bağlayın. O, eve adımını atmak için can atsın. Yuvayı dişi kuş yapar, bunu da unutmayın.

    İslam âlimleri (şeytanlar kâfirlerle değil, Müslümanlarla uğraşıyor) buyuruyor. Nefsimiz keza, kuduruyor. Neye kuduruyor, tesettüre, namaza niyaza doğru itikada kudurup duruyor. Şeytan adamlarını sabah salarmış, gece rapor alırmış. birisi, namazını bozdurdum dermiş, tamam dermiş. Birisi orucunu bozdurdum dermiş, tamam dermiş. Diğeri haram yedirdim dermiş, tamam dermiş. Bir başkası da, karı ile kocanın arasını bozdum dermiş. Şeytan çok sevinir, ayağa kalkarmış, aferin dermiş, onu alnından öpermiş, en büyük işi başarmışsın dermiş, bu olunca hepsi zamanla bozulur dermiş.

    Onun için hep tetikte olmalı, şeytana nefse bu fırsatı vermemeli.

    İslamiyet sadece kadına gelmedi, sadece kocaya da gelmedi. Sadece anneye babaya evlada da eşe dosta akrabaya da gelmedi, herkese geldi. Herkes uymak zorundadır. Kim uyarsa dünyada ve ahirette rahat eder, faydasını görür. Nasıl ki, arabanın bir lastiği patlayınca araba gitmiyorsa, nasıl ki saatin dişlilerinden biri kırılırsa saat çalışmıyor veya doğru göstermiyorsa, aileden birisinin de yanlışı, eksiği, bütün ailenin huzurunu, düzenini bozabilir, hatta yuvanın yıkılmasına sebep olabilir.

    Buna göre herkes dikkat etmeli, haddini ve vazifesini bilmeli, kusurları için özür dileyip, yeni bir sayfa açıp, yeni bir başlangıçla hayata neşeyle devam etmeli. Dinimizde üzmek yasak olduğu gibi üzülmek de yasaktır, müslümanı hep hoş görmeli, kusurunu örtmeli, görmemezlikten gelmeli. Bilmediğim bir mazereti vardır deyip, onu affetmeli. Affeden affedilir, seven sevilir.