Komşunun komşu üzerindeki hakları maddeleri

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Lavinia tarafından 31 Mart 2015 başlatılmıştır.

  1. Komşunun komşu üzerindeki hakları maddeleri

    Dinimiz İslâm, komşu haklarına büyük önem vermiştir. İslâm’ın komşu hakları hususunda koyduğu emir ve yasaklara, başka hiçbir sistemde rastlamak mümkün değildir. Öyle ki İslâm, tencereden çıkan yemek kokusuyla dahi komşunun rahatsız edilmesine razı olmamıştır. (Serderoğlu, A., İhya Terc., c.2, s.539) Bu sebeple kalbi İslâm’la yoğrulmuş, gönlüne İslâm’ın inceliğini yerleştirmiş her Müslüman, yakından uzağa doğru komşularına iyilik etmek ve onlara iyi komşu olmak mecburiyetindedir.

    Müslüman, komşusuyla güzel geçinen, seven, sevilen, aranan ve etrafa güven veren insandır. Çevresine güven veremeyen bir insan, olgun mü’min olamaz. Peygamberimiz (s.a.v);

    “Vallahi mü’min olamaz, vallahi mü’min olamaz, vallahi mü’min olamaz!” buyurunca, sahâbeleri sorar:

    “Kim mü’min olamaz yâ Rasûlallah!?” Efendimiz şöyle cevap verir:

    “Şerrinden, komşusu emin olmayan kimse.” (Buhârî)

    O halde komşuları, şerrinden ve kötülüklerinden emin olmayan, onlara kin ve nefretle bakan kimse kâmil mü’min olamamıştır. Gerçek mü’min olamayan kimse ise âhiretini mahvetmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v):

    “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin.” (Buhârî)
    “Allah katında dostların en iyisi arkadaşına iyi davranan; komşuların en iyisi de komşusuna en iyi davranandır.” (Tirmizî, Birr 28)

    “Cebrail (a.s) bana komşuyu o kadar tavsiye etti ki onu mirasçı yapacak zannettim.” (Buhârî, Edeb 28) buyurmuşlardır.

    Bu itibarla, komşularımıza iyilik ve ikramda bulunmak, onlarla selamlaşmak, ziyaretlerine gitmek, yardımlarına koşmak, sevinçli ve kederli anlarını paylaşmak, güler yüzlü davranmak, İslâm’a uygun olan düğünlerine katılmak, cenazelerine iştirak edip başsağlığı dilemek, zarar ve kötülüğü dokunacak hareketlerden sakınıp kusurlarını araştırmamak, ırz ve namuslarına göz dikmemek, dinî ve dünyevî işlerinde yol göstermek komşularımıza karşı başlıca görevlerimizdendir.

    Kapı komşumuzdan başlamak suretiyle evimizin ve işyerimizin etrafında bulunan herkes komşuluk haklarına sahiptir. Bir hadîs-i şerifte; “Bilmiş olun ki kırk ev komşudur.” buyrulmuştur. Buradaki ‘komşu’ ifadesi, inansın inanmasın bütün komşuları içine almaktadır. Hz. Âişe validemiz ve diğer Sahâbeler evin sağından, solundan, önünden ve arkasından kırk evin komşu olduğunu bildirmiştir. Bu açıklama Müslüman’ın, evine daha uzak komşusuyla ilgilenmesine mani değildir. Unutmayalım ki olgun Müslüman, çevresine güven veren ve daima iyilik eden Müslüman’dır.

    “Allah'a ibadet edin, ona hiç bir şeyi şirk koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, sağ ellerinizin malik olduğu kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenen ve daima böbürlenen kimseyi sevmez.” (en-Nisâ, 4/36)
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 25 Mart 2015