Korku ile İlgili Deyimler ve Anlamları

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Korku ile İlgili Deyimler Nelerdir

    *** Allah’tan korkmaz
    can yakıcı, insafsız, acımasız.

    *** başından korkmak
    hayatından kaygı duymak, cezalandırılmaktan korkmak.

    *** (birine) korku salmak
    korkutmak: “Devletin bu türden denetimlere kalkması, korku salma amacına yöneliktir.” -M. C. Anday.

    *** (birine) korku vermek
    korkutmak: “Kadınlıktan, erkeklikten tiksiniyordu ve etteki sır ona korku veriyordu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

    *** (birinin) gözünü korkutmak
    yıldırmak: “Şimdiden gözünü korkutmazsan ileride büsbütün başa çıkılmaz bu bacaksızlarla.” -N. Cumalı.

    *** kendi gölgesinden korkmak
    çok korkak olmak, bir sakınca söz konusu olmayan işlere girişmekten bile korkmak.

    *** korktuğu başına gelmek
    düşünülen kötü durum gerçekleşmek: “Korktuğu başına gelmiş ve o koskoca Nahit Bey ipin ucunu kaçırarak dillere destan olmuştu.” -T. Buğra.

    *** korktuğuna uğramak
    korktuğu başına gelmek.

    *** korku düşmek
    endişelenmek, korkmak: “Bir korku düştü canıma acep nola benim hâlim / Derman olmaz ise bana acep nola benim hâlim?” -Yunus Emre.

    *** korku saçmak
    herkesi korkutmak.

    *** korkudan çıldırmak
    aşırı korku yüzünden aklını yitirmek, delirmek: “Yoksa çocuk, etrafını saran hayaletlerin dehşeti karşısında mutlaka korkudan çıldırırdı.” -R. N. Güntekin.

    *** korkusundan altına etmek (kaçırmak, yapmak)
    çok korktuğunda idrarını veya dışkısını kaçırmak.

    *** korkuya kapılmak
    korku düşmek.

    *** korkuya kesmek
    korkmak: “Ürkek ürkek dolaşıyordu evin içinde. Tepeden tırnağa korkuya kesmişti.” -Y. Kemal.

    *** gözü korkmak
    daha önce geçirdiği kötü bir denemeden sonra birinden veya bir şeyden zarar gelebileceği kanısına varmak: “Yabancı bir iklimde, ebedî olarak yaşamaya mahkûm olduktan sonra bundan üstün hangi bir cezadan gözümüz korkabilir.” -Y. K. Karaosmanoğlu.