Kristof Kolomb ve Amerika'nın Keşfi

Konusu 'İcatlar ve Mucitler' forumundadır ve Elif tarafından 2 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Kristof Kolomb, kaşiflerin belki de en ünlüsüdür. Ancak Kolomb en büyük keşfi olan Amerika'yı yanlışlıkla bulmuştu.

    1451'de İtalya'nın Cenova kendtinde doğan Kolomb denize ilk kez küçük bir çocukken açıldı. 1479'da Lizbon'a yerleşerek Portekizli bir soylunun kızıyla evlendi. Lizbon'dan çeşitli deniz yolculukları yaptı. Bir denizci olarak kusursuz beceriler geliştirdi.

    Kolomb, Uzakdoğu'ya gitmeyi çok istiyordu. Nedenleri genellikle şu sözlerle özetlenir: ''Altın, Tanrı ve Hitay.'' Ona göre altın, Çin ve Japonya'dan yurda baharatlar ve ipek getirerek zengin olmaya karşılık geliyordu.

    Tanrı, Kolomb'un Hristiyanlığı, Hristiyan olmayan ülkelere yayma ve Tanrı adına yeni topraklar alma düşüncesini temsil ediyordu. Bu, o sıralarda Avrupalılar arasında yaygın bir amaçtı ve tek başına bile değerliydi. Birçok kaşif başka yararlar da sağlamak istiyordu. Hristiyan ülkelerle dış ticaretin daha kolay olacağını düşünüyorlardı.

    Ortaçağ Avrupa'sında Kuzey Çin'e Hitay denirdi. Kolomb, Uzakdoğu'ya gitme düşüncesine saplanıp kalmıştı ve oraya bir sefer düzenlemek istiyordu.

    15. yüzyılda, insanların çoğu Dünya'nın düz olduğuna inanıyordu. Kolomb ise yuvarlak olduğunu düşünüyordu. Uzakdoğu'ya ulaşmak için Avrupa'dan başlayıp Afrika'dan dolaşarak doğuya giden bildik yol yerine batıya yol alarak düşüncesinin doğruluğunu kanıtlamayı umuyordu.

    Planının işlerliğine inanan çok az kişi olduğundan, Kolomb'un projesi için para bulması yıllar aldı. Sonunda 1492'de, İspanya Kraliçesi İsabella ve Kral Ferdinand ona gerekli parayı verdiler.

    Yolculuk başlıyor..

    Kolomb, 3 Ağustos 1492'de üç gemiyle İspanya'dan ayrıldı. 6 Eylül'de, Kanarya Adaları'ndan açık denize doğru yol aldılar. O dönemlerde kıyıyı göremeyecek denli açıktan yol almak olağan değildi. Kara görünmeksizin geçen günler birbirini kovaladıkça tayfalar huzursuzlanmaya başladılar. Yosunlarla kaplı Sargasso Denizi'ne vardıklarında, adamların birçoğu yurda dönmek için can atıyordu.

    Kolomb, birkaç gün içinde kara görünmezse geri dönmeye söz vererek adamlarını ikna etti. Ancak günlüğüne yazdıklarına bakılırsa, adamlarının isteklerine bakmaksızın yola devam etmeye kararlıydı.

    Kara Göründü!

    12 Ekim'de Pinta'nın gözcüsü karayı gördü. Gördüğü, Amerika açıklarındaki Bahamalar'ın Watling Adası'ydı. Ne var ki Kolomb Hitay'a vardığından emindi. Uzakdoğu'ya varmasının ne kadar süreceğini inanılmaz ölçüde yanlış hesaplamış olduğundan, karanın görünmesine de pek şaşırmamıştı. Yaşadığı sürece bu yanlışlığı kabul etmedi ve keşfinin öneminin farkına da asla varamadı.

    Kolomb adaya San Salvador adını verdi. Adanın yerlileri dostça davranıyorlardı ve ticarete isteklilerdi. Kolomb, Doğu'nun zenginliklerine ilişkin çok az kanıt bulabilmişti, ama hedefine yakın olduğundan hala emindi. Filo, yerli halkın rehberliğinde, Hitay ve zenginliklerini aramak üzere yeniden yola koyuldu.

    Yolda, Küba'ya ve La Espanola adını verdiği adalara uğradı. Artık İspanya'ya dönüp bulgularını duyurmak için sabırsızlanıyordu.

    1492'nin Noel günü Santa Maria, La Espanola'da bir kayalığa çarparak battı. Öteki gemilerde kazazedeler için yer olmadığından, Kolomb 43 adamını geride bırakarak yoluna devam etti. İspanya'ya vardığında bir kahraman gibi karşılandı. Keşfettiği adaların Hint Okyanusu'nda, Asya açıklarında bulundukları düşünüldüğünden ''Hint Adaları'' olarak anılmaya başlandılar.

    1493'te Kolomb, yeni bir filoyla Hint Adaları'na doğru yola çıktı, ama bu ziyareti başarılı geçmedi. Önce La Espanola'da bıraktığı adamlarının adalılarca öldürülmüş olduklarını öğrendi. Daha sonra ise kurduğu yeni yerleşim bölgesinde hem İspanyollara hem de yerlilere kaba davranarak kötü bir yönetim sergiledi.

    Kolomb, 1496'da geri döndüğünde kaba davranışlarının haberleri İspanya'ya ulaşmıştı bile. Kral ve kraliçe kızgın olmakla birlikte, 1498'de Hint Adaları'na dönmesine izin verdiler. Ancak artan huzursuzluk Ferdinand ve İsabella'nın bölgeye yeni bir vali atamalarına neden oldu.

    La Espanola'daki bir isyanı bastıramayan Kolomb, Küba'ya vardığında vali tarafından tutuklanarak İspanya'ya zincire vurulu olarak geri gönderildi. İsabella daha sonra onu bağışladıysa da, onuru ağır bir yara almıştı. Kolomb, yanlış anlaşılmış olduğunu öne sürerek, gördüğü kötü muameleyi anımsatması için öldüğünde zincirleriyle gömülmek istedi.

    Kolomb'un ölümü Avrupa keşif tarihinde bir dönüm noktasıdır. Bu tarihten önce yola çıkmış bir kaşif, hükümdarlar tarafından görevlendirilmiş profesyonel kaptanlar veya denizcilerdi. Yolculuklarından kişisel çıkar elde etmek isteseler de uzun vadeli başka hedefleri de vardı. Başlıca hedefleri, hükümdarları için yeni ticaret yolları bulmak ve Hristiyanlığı Hristiyan olmayan ülkelere yaymaktı. 16. yüzyılda daha acımasız olan yeni kaşifler ortaya çıkmaya başladı. Bu kaşiflere İspanyolcada ''fatih'' anlamına gelen ''conquistador'' deniliyordu.

    Yüzyılın başında, Amerigo Vespucci adlı İtalyan bir kaşif, Kolomb'un bulmuş olduğu ülkeye gitti ve buranın tümüyle yeni bir kıta olduğunun farkına vardı. 1507'de, ''Yeni Dünya'' adıyla bilinen bu kıtaya Amerigo Vespucci'nin anısına Amerika adı verildi.

    Fatihler, İspanyol serüvenciler ve askerlerdi. Amerika kıtasının ve kaynaklarının sahiplenilmek üzere orada olduğunu düşünüyorlardı, ama kıtada yaşayan yerlileri gözardı ediyorlardı. Birçoğu, yeni karaları fethederken kimi uygarlıkları vicdansızca tümden yok etti.