Kültürümüzün Bugünkü Durumu

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Elif tarafından 22 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Sanayileşmenin ve buna paralel olarak hızlı şehirleşmenin sonucu, kültürel değerlerimizde birtakım değişmeler oldu.

    Çağdaş sosyoloji açısından, milli kültürün dışında bir yukarı sınıf kültürü(zenginlik kültürü) bir de aşağı sınıf kültürü(yoksulluk kültürü) vardır. Bu iki sınıf kültür de, toplumun hoşgörü sınırları dışına taşmış, temel kültürden sapmış kültürlerdir. Hem yukarı sınıf(zenginlik) hem de aşağı sınıf(yoksulluk) kültürü birer yan kültür olarak kabul edilmelidir.

    Zenginlik yan kültüründe milli kültürün norm ve değerler sistemiyle bir hesaplaşma vardır.Sonradan görme zenginler kendilerine ayak bağı olan toplumun eski kalıplarını kırmak suretiyle yeni bir ahlak anlayışı ortaya koyarak milli kültür değerleriyle çatışırlar. ''Devletin malı deniz, yemeyen domu!'', '' Bu dünyaya yemek içmek için geldik!'' veya ''Vur patlasın çal oynasın!'' şeklinde hayat felsefesi, zenginlik yan kültürünün ürünüdür.

    Yoksulluk yan kültürü de daha çok gecekondularda yeşerip serpilmiştir. Gecekondulaşma, sanayileşme ile şehirleşme arasındaki uyumsuzluk nedeniyle yaşadıkları alt yapısı olmayan fakir çevrede toplumun egemen kültüründen saparak zamanla kendilerine has, yeni bir yan kültür alanı oluşturular. Bu yan kültür alanı, genellikle yoksulluk kültürü olarak ifade edilmektedir.
    Yapılan araştırmalar göstermektedir ki temel kültürden farklı olarak yan kültürlerde yetişen bireylerin başarıları düşük olmaktadır.
    Toplumdaki hızlı kültür değişmeleri, ailenin temel unsurları olan anne-baba ve çocukların rollerinde de bazı değişmelere neden olmuştur.Ancak ülkemizde aile konusunda varlığını sürdüren manevi faktörlerin ağırlığı, sapma ve çözülmeleri büyük oranda yavaşlatmaktadır.

    Günümüz toplumlarında çok hızlı bir kültürel değişim yaşanmakta, bunun sonucu olarak da ailede anne-baba ve çocuklar arasında zihniyet farkı ortaya çıkmaktadır. Bu durum da aile içi iletişimi olumsuz yönde etkilemektedir.

    Toplumlar dinamik bir yapıya sahip olduklarından bazı normlarda değişmelerin olması normaldir. Fakat aile gibi temel kurumlarda meydana gelen bazı olumsuz değişiklikler, ailemizin sağlam yapısını bozarak sosyal çözümlere sebep olabilir.

    Geleneksel Türk ailesinin, sağlam ahlaki temellere dayanan bir yapısı vardır.Türk kültürünün temeli,aileye dayanır.