Kürk Mantolu Madonna Kitap Özeti

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 8 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Kürk Mantolu Madonna (Sabahattin Ali) Kitap Özeti

    Kürk Mantolu Madonna kitabının baş kahramanları Maria Puder ve Raif Efendi'dir. İçine kapanık ve melankolik bir karaktere sahip olan Raif Efendi, hayatı boyunca bir çok haksızlığa uğradığında halde buna karşı çıkmamıştır. Sevmediği bir kadınla evlenmiştir. Kendi hayatına kendi yön verememiş hep başkalarının istediği bir insan olarak hayatını sürdürmüştür. Hayatında gerçekten yaşadığını hissettiği sadece bir anısı olmuş ve bunu günlüğüne aktarmıştır.
    [​IMG]


    Henüz yirmi yaşında iken babasının isteği üzerine Berlin'e gider. Sanata olan ilgisi nedeniyle bir sanat galerisine girer. Galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini görür ve tablodaki kadını hiç tanımamasına rağmen platonik olarak aşık olur.
    Bu tablo onda daha önce hiç hissetmediği duygular uyandırır. Raif Efendi tablodaki portrenin, Andrea Del Sarto tarafından yapılmış Madonna delle Arpie adlı tablodaki Madonna'nın portresine benzediğini düşünür. Tabloya o kadar hayran kalır ki her fırsatta tabloyu görmeye gider. Ama başkalarının onu takip ettiğini farketmez. Artık ritüel halini alan bu tabloyu seyretme seansınlarından birinde bir kadın onun yanına gelir. Bu kadın, tablonun sahibi olan sanatçı Maria Puder'dir.
    Maria, Raif'in tabloya olan hayranlığının farkındadır. Raif ise başta onun kendisiyle alay eden biri olduğunu düşünür. Tablonun sahibi ile konuştuğunu öğrenince ise dünyası bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde değişir.

    Maria, Raif'e göre daha dominanttır. Bir erkek gibi özgür yetiştiğini ve canı ne isterse onu yaptığını Raif'e anlatır. Hatta Raif'i de çok naif bulduğunu dile getirir. İkisi bu özellikleri sayesinde birbirlerini tamamlarlar ve aralarında uzun süren bir arkadaşlık başlar. Raif Maria'yı çok sevmektedir ancak Maria'nın kendisine olan hislerinden emin olamaz. Yine de onun her istediğini yapmaya çalışır. İkisi beraber rüya gibi günler geçirirler ancak her zaman olduğu gibi bu romanda da hikayenin sonu kötü biter. Raif Efendi de Türkiye'ye geri döner.

    Döndükten sonra yaşlanıp ölümünün yaklaştığını anladığında, bu güzel günleri kaydettiği defterinin yakılmasını bir arkadaşından rica eder. Arkadaşı da Raif Efendi ile ilgili bu gizemi çözmek ve onu daha yakından tanıyabilmek için defteri okur.