Kurtuluş savaşında kazım karabekirin rolü özet

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve Mira tarafından 6 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Kurtuluş savaşında kazım karabekirin rolü

    Kazım Karabekir'in Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştiren en önemli şahsiyetlerden biri olmasına rağmen Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren tarih sahnesinden nasıl silindiğini anlatan Mustafa Armağan, Doğu Cephesi'nde zafer üstüne zafer kazanan, Sevr'i yırtan ilk antlaşmanın altına imza atan, özellikle Doğu'da savaşın gerçek kahramanı sayılan Kazım Karabekir'in kazandığı zaferlerde kendisinin yine görmezden gelindiğini, zaferi Mehmetçik kazandı diye aktarıldığını dile getirerek, Eğer Şark cephesindeki zaferi Mehmetçik kazandıysa Kurtuluş Savaşı'nı da, İnönü Zaferi'ni de Mehmetçik kazandı diye aktarılması gerekiyor.

    İstiklal Savaşı'nı başlatan komutanların arasında ilk Anadolu'ya geçen oldu. 19 Nisan 1919'da Trabzon'a geldi. 1878'de 93 Harbi sırasında Rus Çarlığına kaybettiğimiz Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin ve Batum'u Eylül 1920'de kurtarıp, Türkiye'nin doğu sınırlarında Misak-ı Milli'yi gerçekleştirdikten sonra kendisine TBMM tarafından 31 Ekim 1920'de Ferik (Korgeneral) rütbesi verildi.Kurtuluş Savaşı aslında ilk olarak Kazım Karabekir Paşa tarafından Doğu'da başlatılmıştır. Kazım Karabekir birliklerinin Doğu'dan Batı'ya gelmesiyle birlikte Batı'daki savaşlar da kazanılmaya başlamıştır dedi.

    Armağan, Kazım Karabekir'in, Ermeni işgali altındaki Doğu bölgelerindeki katliama kayıtsız kalmayarak sorunu çözmek istediğini, ancak resmi emrin gecikmesi yüzünden kendi insiyatifi ile hareket ettiğini ve bu yüzden de Lozan'a gönderilmemesi konusunda ileriki zamanlarda Mustafa Kemal'in, "Sen kendi kafanla iş yaparsın, İsmet benim dediğimi yapar" yorumunda bulunduğunu aktardı. Ermeniler ile silahlarına el koymak ve Serv Anlaşması'ndaki imzalarını geri çekmeleri karşılığında ateşkesi kabul ettiğini de kaydeden yazar, Karabekir ve arkadaşlarının oynanan komplolarla saf dışı edildiğine dikkati çekti.

    Osmanlı'nın, İtilaf Devletleri ile imzalamak mecburiyetinde kaldığı Sevr Antlaşması'nın, aslında İstiklal Mücadelesi'nin başlangıcı olduğunu dile getiren Armağan, "O günün şartlarında Osmanlı heyeti içleri kan ağlaya ağlaya anlaşmayı imzaladı.

    Mecliste görüşülemediği için Padişah imzalamadı. İngilizler başta olmak üzere İtilaf devletleri imzalaması için Sultan Vahdettin'e baskı yaptılar. Ancak, İngiliz'lerin nefes alış verişini bile hissedecek kadar yakın olduğu bir atmosferde meclisin imzalamadığını bahane ederek Sevr'e imza atmadı, dirayet gösterdi.