Kutlu Doğum Haftası Şiirleri Kısaca

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve Nehir tarafından 6 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Kutlu Doğum Haftası İle İlgili Şiirler

    Gülümsüyor

    (Peygamberim gönül erim)
    Güller açar gül yüzünde,
    Hem neşede hem hüzünde,
    Gecesinde gündüzünde,
    Allah için gülümsüyor
    .
    Çağlar öncesi sonrası,
    Adem peygamber tebası,
    Halil ibrahim sofrası,
    Peygambere gülümsüyor.

    Melekler safa girince,
    Yedi kat gök geçilince,
    Ümmet ona verilince,
    Allah için gülümsüyor.

    Ahmet Yazıcıoğlu

    *****************************

    Resulünün Aşkı Düştü Kalbime

    Resulünün aşkı düştü kalbime
    Bu sevdayla ne yaparımki bilmem
    Hem bu aşk benzemez öbürlerine
    Yürek yakan hasretiyle ne yaparımki bilmem

    Resulünün aşkı düştü kalbime
    Kalbimden yayıldı herbir zerreme
    Her günde daha da fazla artarak
    Sığmayacak artık bu aşk,bu aciz bedene

    Resulünün aşkı düştü kalbime
    Ben bu yüce aşka layık değilim
    Seni uzaktan görenin izlenimiyle bile
    Gerçekten, ömür boyunca ben yetinirim
    Müşfike Tagiyeva

    ********************************

    Yâ Rasûlallah
    Yâ Rasûlallah, eğer Sen, gelmeseydin âleme,
    Güller açmaz, bülbül ötmez, mechûl esmâ Âdem’e
    Varlığın mânâsı kalmaz, garkolurda mâteme!

    Ay desem nûruna, aydan daha parlaksın Sen.
    Su desem, cümle sulardan daha berraksın Sen.
    Şaşırıp inci desem, inci de Senden doğuyor.
    Sade bir katresi deryâ gibi ırmaksın Sen.
    Gül desem, ey yüce mahbûb, terinin damlası o
    Neye teşbih edeyim, mahzar-ı levlâksın Sen.
    Ey Rauf, anneler evlada dönüp bakmazken,
    Bir Rahimsin ki, bütün aleme kundaksın Sen.

    **********************************

    Bir Gece

    Ondört asır evvel, yine bir böyle geceydi,
    Kumdan, ayın ondördü; bir öksüz çıkıverdi!
    Lakin, o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler;
    Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi!

    Nerden görecekler? Göremezlerdi tabii,
    Bir kerre, zuhut ettiği çöl en sapa yerdi;
    Bir kerre de, ma’mure-i dünya, o zamanlar,
    Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi.

    Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta;
    Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi!
    Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin,
    Salgındı, bugün Şark’ı yıkan, tefrika derdi

    Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz,
    Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi!
    Bir nefhada insanlığı kurtardı o ma’sum,
    Bır hamlede kayserleri, kisraları serdi!

    Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi;
    Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi, geberdi!
    Alemlere, rahmetti, evet şer’-i mübini,
    Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi.

    Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep;
    Medyun ona cemiyetti, medyun ona ferdi.
    Medyundur o mas’uma bütün bir beşeriyyet…
    Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret.

    Mehmet Akif Ersoy