Laiklik İlkesi Nedir

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Lavinia tarafından 20 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Laiklik İlkesi Hakkında Bilgi

    Laiklik bir devletin temelini, hukukunu dine dayandırmaması demektir. Fransa ihtilali ile ilk kez temel hakları bir bütün olarak geçilmesi aşamasına gelinmiş, laiklik dünyaya yayılmaya başlamıştır. Laiklik Devletin dine karşı cephe alması demek değildir.

    Laiklik, devlet işlerinin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve mantığa göre düzenlenmesi, ancak kimsenin dini inancına ve vicdan hürriyetine karışılmaması demektir.

    Bir başka ifadesi ile din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması ve devlet yönetiminde din kurallarına yer verilmemesi demektir.

    İslam dininin özünde sevgi ve hoşgörü vardır. Başka dinden olanlara kesinlikle zorlama yapılarak Müslüman olmaları sağlanmaz. Çünkü (farklı dinlerden olanlar için) “Dinde zorlama yoktur.” prensibi kabul edilmiştir.

    Müslümanlıktan önceki Türk devletlerinde, Türklerde o döneme göre din özgürlüğü vardır. Din görevlileri devlet işlerine karışmamışlardır.

    Türklerin Müslümanlığı kabul etmesi ile birlikte Türklerdeki laik yapı kaybolmaya başladı. Selçuklu Türkleri Osmanlıların kuruluş zamanlarında Türkler yaşama geleneklerinde serbest davranabilmişlerdir.
    16.yüzyıldan sonra ise Osmanlı İmparatorluğu’na teokratik yapının egemen olmaya başladığını görmekteyiz. 19.yüzyılda Osmanlı Devleti, devlet yapısında bazı değişiklikler yapmasına rağmen devletin yapısal özelliğindeki dinsellik sürmüştür. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması sonucu Türkiye'de laikliğe geçiş aşamaları başladı.Yeni devletin yapısı ulusal egemenliğe dayandırılmıştır.

    Bunun için temelde yapılması gereken şey laiklik'e geçmedir. Saltanatın kaldırılması Halifeliğin kaldırılması, eğitim öğretimin birleştirilmesi, tekke, zaviye, türbelerin kapatılması laiklik ilkesinin anayasaya girmesi (1937) laiklik aşamalarıdır.