Laktik Asit Hakkında Bilgi

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 14 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Laktik Asit

    Laktik Asit, Süt asiti adıyla da bilinen laktik asit, sütten elde edilen organik bir asit olup, oksijen'in de kaşifi olan İsveç'li kimyager Scheele tarafından 1780 yılında bulunmuştur. Bilimsel adı hidroksipropanoyik asittir. Laktis asit ticari olarak ilk kez ekşimiş sütten 1881 yılında üretilmeye başlandı. Laktik asit, süt içeriğinde bulunan laktozun(süt şekeri) bakteriler tarafından oksijen ile yakmaları sonucu ortaya çıkartmış oldukları asittir. Bu durumda sütün ekşimesinden söz edilir.

    İnsan bedeninde bulunun hücrelerde birikmiş glikoz (karbonhidrat), ihtiyaç duyulduğunda kullanılmak üzere biriktirilir, aşırı birikim hareketsiz bölgelerde selülit oluşumuna yol açar. Vücut ihtiyaç duyduğunda karaciğer tarafından glikojene yani enerjiye dönüştürülür. Normal şartlarda vücudun ihtiyacı olan enerji kaslara iletillir. Bu kimyasal dönüşüm bir süre devam eder. Bu dönüşüm sırasında dolaşım sistemi ve solunum sistemimiz seri bir şekilde çalışmaktadır, yani enerji üretimi için yeterince kan akışı ve oksijen alımı sağlanmaktadır.

    Bazı durumlarda bu kimyasal durum farklı gelişir. Laksit asit oluşumuna yol açan nedenler aşağıda sıralanmıştır.

    • Isınmamış kaslarda enerji tüketimi farklı gelişir. Kas liflerinin arasında esnekliği sağlayan yağ dokuları da bulunur. Kas liflerinin mümkün olduğunca esnek olmasına olanak sağlayan yağ dokuları ısınmadan hızla hareket ettirilmek istendiğinde yeterince oksijen kas dokularına iletilemeyeceğinden glikoz yakımı tam meydana gelmeyecek ve laktik asit ortaya çıkacaktır. Bu durum ısınmadan yapılan sporların kaslarımızda ortaya çıkardığı olumsuz durumdur, beraberinde ağrı ve yorgunluk meydana gelir.
    • Laktik asidin insan bedeninde meydana geldiği bir başka durum aşırı spor sonrası ortaya çıkan kas harabiyeti ve yorgunluktur. Normal spor yaparken solunum ve dolaşım normal çalışırken glikojen üretimi için kas dokularına yeterince oksijen taşınmaktadır. Spor yoğunlaştırıldığında ise kas lifleri arasında kalan yağ hücreleri aşırı ısınarak neredeyse tamamı kas liflerinden dışarı çıkar. Bu durum da yağın bir kısmı terleme yolu ile cilt yüzeyine çıkartılır. Kas liflerinin büyük oranda yağdan arınması kas liflerinin sıkışmasına neden olur. Bu durumda sıkışan lifler arasında kan akışı yeterince olmaz, ulaşması gereken oksijen sıkışık kas liflerine yeterince ulaşamaz. Tam da bu nokta da laktik asidin bu kas liflerinin arasın da sıkışarak ağrı oluşumuna neden olur. Bir birini tamamlayan kas sorunları sonunda lifli kaslar da kasılma, hareketsizlik (kilitlenme) ve kramp (kasların ağrılı kasılması) şeklinde ortaya çıkar. Şiddetli ağrı geçtikten sonra ağır bir yorgunluk hali baş gösterir.
    • Laktik asidin neden olduğu bir başka ağrılı durum soğuk, hareketsiz ve yağ oranı düşük lifli kas kümelerinin aniden hareket ettirilmesi ile ortaya çıkan durumdur. Temel neden yukarıda ki durumlar ile aynıdır. Özellikle uyurken açıkta kalan bacağın aniden hareket ettirilmesi ile gastrocnemius (baldır) kasında laktik asidin sıkışması ve ağrı ile birlikte kramp meydana gelmesi bu duruma örnektir.
    Laktik Asit oluşumuna nasıl engel olunur?

    Asit birikimi ile birlikte ortaya çıkan ağrılı durumlar geçicidir. Fakat durduk yere meydana gelen kramplar için hekime başvurmak gerekir. Laktik asidin oluşumunun önlenmesi için düzenli egzersiz yapmak, ani hareketlerden kaçınmak gerekir. Uzun süre spor yapmış kişilerin bir süre spora ara verdikten sonra tekrar başladığında genellikle laktik asit ortaya çıkar, bu neredeyse normaldir. Bir süre dinlendikten sonra geçecektir. Yapılan sporun planlı ve düzenli olmasına özen gösterilmelidir. İstikrarlı spor yapmak kasları güçlendirecektir. Ayrıca ağır sporlardan sonra aniden durulmamalıdır. Eğer koşu yapılıyor ise koşu bittikten sonra 5 dakika yürümeli ve kaslarımızı soğutmalıyız. Yaptığınız egzersizlerin kaslarınızı zorlamayan egzersizler olmasına özen gösterin. Böylece kaslarda bulunan laktik asit seviyesi yavaş yavaş normale dönecektir.