Lokman Suresi ve içeriği hakkında araştırma yapınız

Konusu 'Eğitim Desteği' forumundadır ve Nehir tarafından 2 Ekim 2015 başlatılmıştır.

  1. Lokman suresi ve içeriği hakkında bilgi

    Lokman Suresi hakkında çok kısa bilgi

    Adını, Allah'ın Lokman'a verdiği hikmetten söz eden 12. ayetten almıştır. Sure 34 ayettir. Mekke döneminin ortalarında, Sâffât suresinden sonra inmiştir. 27, 28 ve 29. ayetlerin Medine'de nâzil olduğu rivayeti de vardır. Mushaftaki resmi sıralamada 31., iniş tarihine göre ise 57. suredir. Surenin nüzul sebebi olarak Alûsî, Kureyşlilerin Hz. Lokman ile ilgili soru sormalarını göstermiştir.

    Lokman Suresi'nin temel konuları şu şekilde sıralanabilir:

    Kur'an'ın temel nitelikleri (hidayet rehberi ve rahmet olması),
    İyi kimselerin özellikleri ve kendilerine verilecek mükafatlar,
    İnkarcıların tutumları,
    Yüce Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren deliller,
    Yüce Allah'ın bazı sıfatları,
    Şükür,
    Ana babaya iyilik,
    Hz. Lokman'ın ahlâka ilişkin bazı öğütleri.

    Lokman Suresi'nin verdiği temel mesajlar ise şöyle sıralanabilir:

    Kur'an, hikmet dolu bir kitaptır.


    Kur'an, inananlar için bir hidayet rehberi ve rahmettir.


    Namaz kılmak, zekat vermek ve ahirete kesin olarak inanıp yararlı işler yapmak müminin özelliklerindendir. Bu özelliklere sahip olanlar doğru yol üzeredirler. Bu kimseler için nimet dolu cennetler hazırlanmıştır.


    Gerçek bilgiye sahip olmaksızın inkar eden ve insanları doğru yoldan çevirmeye çalışan hüsran içindedir.


    Gökleri, yeri ve her çeşit canlıyı yaratan Allah'tır. Ondan başka yaratıcı yoktur. Evrende buna ilişkin pek çok delil vardır. Kişi, çevresini incelediğinde bunları görebilir.


    Şükretmek, müminin özelliğidir. İnsan, verdiği nimetler için Allah'a şükretmelidir. Allah'a şükreden, bunu kendi iyiliğine yapmış olur; nankörlük eden de, kendi aleyhine bir iş yapmış olur; çünkü Allah'ın hiç kimsenin şükrüne ihtiyacı yoktur.


    Allah'a ortak koşulmamalıdır; ona ortak koşmak büyük bir zulüm ve haksızlıktır.


    Kişi, anne ve babasına iyi davranmalıdır. Önce Allah'a, sonra onlara şükretmelidir. Ancak, Allah'ın buyruklarına aykırı bir emirde bulunurlarsa, bu emre itaat edilmez.


    Yüce Allah, yapılan en küçük iyiliklerin bile karşılığını verir. O, her şeyi çok iyi bilmektedir.


    Mümin, namazı kılmalı, iyiliği emredip kötülükten nehyetmeli ve bu yolda başına geleceklere sabretmelidir.


    İnsanlar küçümsenmemeli, kibirden uzak durulmalıdır. Allah, kendini beğenip övünenleri sevmez.


    İnsan, yürümesine ve konuşmasına da dikkat etmeli, aşırılıktan kaçınmalıdır; yürüyüşünde tabiî olduğu gibi, konuşurken de tabiî olmalı ve yüksek sesle konuşmamalıdır.


    İnsan, çevresine bakarak Allah'ın verdiği nimetleri daima hatırlamalı ve Allah'a karşı kulluk görevlerini yerine getirmelidir. Sadece başı sıkışınca Allah'ı hatırlamak, sıkıntısı geçince de onu unutmak nankörlüktür.


    Dine aykırı düşen batıl gelenek ve göreneklere asla itibar edilmemelidir.


    Kendini Allah'a teslim eden ve güzel davranışlarda bulunan kimse, sağlam bir yola girmiş demektir.


    Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah'ındır.


    Allah'ın ilmi sonsuzdur. Yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem, denizler de mürekkep olsa, hatta bu denizlere daha pek çokları da ilave edilse ve Allah'ın kelimeleri yazılmak istense, yine de onun bilgisini yazmak mümkün olmaz.


    Allah'a göre, gelmiş geçmiş bütün insanların yaratılması ve öldükten sonra diriltilmesi, bir tek insanın yaratılıp diriltilmesi gibidir. Her şeyi yaratan, yöneten ve kendisine boyun eğdiren odur.


    Gecenin ve gündüzün birbirini takip etmesinde; ayın ve güneşin hareketlerinde belli bir ölçü vardır.


    Kişi, Allah'tan korkmalı, herkesin kendinden sorumlu olduğu kıyametten sakınmalı ve dünya hayatına aldanmamalıdır.


    Kıyametin ne zaman kopacağını Allah bilir. Zira her şeyi mahiyeti ve tüm incelikleriyle bilen sadece Yüce Allah'tır. İnsan ise, yarın ne kazanacağını ve nerede öleceğini bilmez.