Manevi temizlik ne demek açıklayınız

Konusu 'Bilgi bankası' forumundadır ve Bahar tarafından 15 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Manevi temizlik nedir açıklayınız

    O mescitte kendilerini maddî ve manevî kirlerden temizlenmeyi seven adamlar vardır Allah kendisini temizleyenleri sever " (et- Tevbe, 9/108)
    Tefsiri - Onda ebediyyen kıyama durma, kaim olma, yani o mescid-i dırarda durup da namaz kılma Elbette ilk gününden takva üzerine temeli atılan bir mescid, Kuba mescidi ki, esasını hicretin ilk günlerinde orada namaz kıldırmakla Resulullah bizzat atmıştı: Ve Kuba'da kaldığı Pazartesi, Salı, Çarşamba ve Perşembe günleri beş vakit namazı cemaatle kıldırmıştı
    Bununla beraber "temeli takva üzere atılan mescid"in Medine'deki Mescid-i Nebi olduğu da söylenmiştir Ebu Saîd el-Hudrî (ra)'den 'yı Resulullah'a sordum, biraz çakıl taşı alıp yere attı ve "İşte şu mescidiniz, Medine mescidi" buyurdu, demiş olduğu da rivayet edilmiştir Senin içinde kaim olmana en çok hak kazanmış olan yerdir İçinde öyle rical (erkekler, yiğitler) vardır ki gayet temiz olmayı severler Günahlardan, kötü huylardan ve hasletlerden, maddi ve manevi pisliklerden iyice arınıp paklanmayı, Allah rızası için tertemiz olmayı severler ve öyle olmaya gayret ederler Allah da tertemiz olanları sever
    Denilmiştir ki, bu âyet nazil olunca Resulullah maiyetinde bulunan bir grup Muhacirîn ile yürüyüp Kuba mescidine vardı, kapısında biraz durakladı, bekledi, içinde Ensar oturuyorlardı Bunun üzerine onlara
    "Siz mümin misiniz?" diye sordu, cemaat sustu, hiç ses çıkarmadı, sonra tekrar sordu, Hz Ömer (ra)
    "Ya Resulullah! Şüphesiz ki, müminler, ben de onlarla beraberim" dedi Peygamberimiz (sav) buyurdu ki;
    "Kazaya razı olur musunuz?" Onlar "evet" dediler Buyurdu ki, "Belaya sabreder misiniz?" Onlar yine "evet" dediler Buyurdu ki, "Bollukta şükreder misiniz?" Onlar yine "evet" dediler Bunun üzerine Resulullah
    "Kâbe'nin Rabb'ı hakkı için bunlar mümindirler" buyurdu ve sonra oturdu Daha sonra "Ey Ensar topluluğu! Allah azimüşşan sizi meth ü sena etti Abdestte ne yapıyorsunuz?" buyurdu Onlar da "Dışkıyı üç taşla siliyoruz, sonra da su ile taharetleniyoruz" dediler Resulallah şu âyeti tilavet buyurdu: "Onda tertemiz olmayı seven birtakım erkekler vardır"
    Bir de denilmiştir ki, idrar kalıntısını su ile yıkarlardı, hiç cünüp durmazlar, cünüp iken uyku uyumazlardı
    Hasılı tatahhur; taharette mübalağa etmek, temizlik hususunda titiz davranmaktır Şer'î anlamda taharet hem necasetten, yani maddi pisliklerden, hem de hades denilen cünüplükten ve manevi kirlerden arınmak demektir
    Burada ise "dırar, küfür, tefrika ve ırsad" gibi fena hasletlere karşılık olarak kullanılmış olma karinesiyle tatahhurdan asıl maksat, cismanî olandan ziyade kalbî olan taharet söz konusudur
    Yani günah, isyan, cimrilik ve tembellik gibi çirkin huylardan ve onların manevi lekelerinden iyice arınmak demek olduğu açıktır
    Ayrıca Hz Peygamber'in sorduğu "iman, sabır ve şükür" gibi sorular da konuya ışık tutmaktadır Şu halde bütün bu değişik rivayetler tefsirde tahsis mânâsına değildir, yalnızca maneviyata münhasır bırakılmayarak, işin maddi anlamda temizliğini de içine aldığını ve âyetin mânâ kapsamının geniş tutulması gerektiğini beyana yönelik olduğu gözönünde bulundurulmalıdır KURAN'I KERİM TEFSİRİ (ELMALILI MUHAMMED HAMDİ YAZIR)
    İslâmiyet, temizliğe büyük önem vermiş, onu bir kısım ibâdetlerin vazgeçilmez şartı, mukaddimesi ve anahtarı yapmıştır Bir hadîs-i şerifte Peygamberimiz şöyle buyurur:
    "Namazın anahtarı tahâret, yani temizlik, başlangıcı tekbir, tamamlayıcısı da selâm`dır" Temizlik bâzı ibâdetlerin ön şartı olduğu gibi, sıhhat ve âfiyetin vazgeçilmez unsurudur Ayrıca rızkın artmasına da sebebdir Hadîs-i şerîfte:
    "Temizliğe devam et ki, rızkına genişlik verilsin" buyurulmuştur
    Temizliği, sadece beden temizliğine hasretmek yanlış olur Beden temizliği kadar, hattâ ondan da önce kalb temizliği, niyet dürüstlüğü, ahlâk güzelliği gereklidir
    Nitekim niyeti temiz olmayanın ibâdeti hâlis olmaz, dolayısiyle, Allah katında kabûl görmez Bu sebeble Müslümanda kalb temizliği ile beden temizliği birleşmeli, her ikisinin de temiz tutulması halinde kâmil bir Müslüman olunacağı bilinmelidir
    Beden ve kalb temizliği, İslâm`ın temeli ve en mühim bir esasıdır Nitekim Resûlüllah Efendimiz: "İslâm, temizlik temeli üzerine binâ edildi" hadîs-i şerîfleriyle bu iki hususa işaret buyurmuştur "Allah temizdir, temizleri sever" îkazı da, İslâm`ın temizlik esasını hatırlatan diğer bir hadîs-i şerîftir İslâm`ın temizliğe ne derece ehemmiyet sunduğunu gösteren bâzı hadîs ve âyet meâlleri:
    "İslâm temizdir O halde siz de temizleniniz Çünkü Cennete ancak temiz olanlar girecektir" (Hadîs-i şerîf meâli)"Temizlik îmanın yarısıdır" (Hadîs-i şerîf meâli) "Temizlik îman(ın kemâlinden ve nurun)dandır" (Hadîs-i şerîf meâli) "Şübhe yok ki, Allah, tevbe edenleri de, (maddî - mânevî kirlerden) temizlenenleri de sever" (el-Bakare, 222) "(Bu abdest ve teyemmüm emriyle) Allah sizin için güçlük dilemez, fakat sizi tertemiz etmek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister Tâ ki şükredesiniz" (el-Mâide, 6) "Allah, üzerinize gökten yağmur indiriyor; onunla sizi pisliklerden temizlesin, diye" (el-Enfâl, 11) (Mehmet Dikmen)
    Kuddûs ismi, Allah’ın bütün noksanlıklardan münezzeh ve mukaddes olduğunu ders vermekle, bizi temiz bir kul olmaya davet ederken, Kuddûs olan Allah’ın huzuruna selim bir kalb ve temiz bir bedenle çıkılması gerektiğini de ihtar eder
    “Kötü hasletler, bâtıl itikadlar, günahlar, bid’alar; manevî kirlerden olduklarını unutmamalıyız” (Lem’alar)
    Bir mü’min, şüphe ve tereddütlerden, bâtıl telakkilerden ve hurafelerden ayıklanmış tertemiz bir itikada; gösterişten, riyâdan ve menfaatten uzak ihlâslı bir ibadete ve her türlü kötü ahlâktan uzak bir ruha sahip olmak için gayret gösterdiği ölçüde bu mukaddes isimden feyiz alır Bir günah işlediğinde derhal tövbe ederek o lekeyi ruhundan silmeye çalışır
    Kuddûs ismine mazhar olmanın bir yolu da, maddî temizliğe dikkat etmektir
    Buna göre, bir insan maddî temizliğe dikkat ettikçe kâinattaki paklığa ve temizliğe ayak uydurmuş olur, manevî temizliğine hassasiyet gösterdiği ölçüde de meleklere yaklaşır
    Nur Külliyatından harika bir tespit ile bu bahsi tamamlamak istiyorum:
    “O dehşetli Cehennem fabrikası, sair vazifeleri içinde, âlem-i vücud kâinatını âlem-i adem pisliklerinden temizlettiriyor” (Şualar)
    Buna göre, Kuddûs isminin azamî bir tecellisi de Cehennemde tahakkuk edecektir
    Mizanda günahları ağır basan mü’minler, bu günahlardan temizlenmek üzere Cehenneme gidecekler ve gerekli azabı tattıktan sonra tertemiz olarak Cennete varacaklardır
    Küfür üzere ölenlere gelince, Kuddûs ismi onlarda da bir başka şekilde tecelli edecek ve onları imansızlık kirlerinden temizleyecektir Artık hepsi Cehenneme ve meleklere inanacaklar ve bu dehşetli azaptan kurtulmak için Allah’tan medet dileyeceklerlerdir Ama bu geç kalmış tasdik, onları Cehennemden kurtarmaya yetmeyecektir