Mehmet Akif Ersoy'un Milli Mücadeledeki Rolü

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' kategorisindedir ve Elif tarafından 12 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif Aktif Üye Özel üye

    Mehmet Akif Ersoy'un Milli Mücadeledeki Rolü Nedir

    Mehmet Akif Ersoy İstanbul'da Milli mücadeleye şair, hatip, seyyah, gazeteci, siyasetçi olarak katıldı.
    Mehmet Akif Ersoyun Kurtuluş Savaşında sırasında İstanbul'daki görevinden azledilmeden az önce oğlunu da yanına alarak Anadolu’ya geçti. Kendisine Mustafa Kemâl Paşa'dan davet gelmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışından birgün sonra 24 Nisan 1920 günü Ankara'ya geldi. Ankara'ya geldikten bir süre sonra ailesini de yanına aldırdı.

    Ankara’ya geldiği günlerde, Burdur milletvekili seçildi. Böylece 1920-1923 yılları arasında vekil olarak I. TBMM’de yer aldı. Meclis kayıtlarında adı Burdur milletvekili ve İslam şairi olarak geçmektedir.

    Ankara'ya gelir gelmez ona verilen ilk görev, Konya Ayaklanması’nı önlemek için halka öğütler vermek üzere Konya’ya gitmekti, büyük çabalarına rağmen Konya’da kesin bir sonuca ulaşamadı ve oradan Kastamonu’ya geçti. Halkı düşmana direnişe teşvik için 1920 yılının Kasım ayında Kastamonu’daki Nasrullah Camisi'nde verdiği vaaz, Diyarbakır’da basıldı ve bütün cephelere dağıtıldı.

    6 Mayıs 1921 günü derginin 463. sayısı yayımlandı.. Akif derginin 464-466. sayılarını Eşref Ediple beraber Kastamonu'da yayımladı, 464. sayı büyük ilgi gördü ve birkaç defa basılıp Anadolu'ya ve askere dağıtıldı. 467. sayıdan itibaren yayıma Ankara'da devam etti. Derginin etkisi çok büyüktü ve yaydığı yoğun duyguların hâkimiyetindeki Türk halkları etkilenmesinden korkan Rusya, gazetenin ülkeye girişini yasakladı.

    1921'de Ankara'da Taceddin Dergahı'na yerleşen Akif, Burdur milletvekili olarak meclisteki görevine devam ediyordu. O dönemde Yunanlıların Ankara'ya ilerleyişi karşısında meclisi Kayseri'ye taşımak için hazırlık vardı. Bunun bir dağılmaya yol açacağını düşünen Mehmet Âkif, Ankara'da kalınmasını, Sakarya'da yeni bir savunma hattı kurulmasını önerdi ve bu teklifi kabul edildi.

    Türk Milletinin dili, tercümanı, gözü ve kulağı olan şair ve yazarlarının işgal altında bulunan topraklarda sessiz kalabilmeleri mümkün değildi. İşte Mehmet Akif'siz bir milli mücadele düşünülemezdi..
     



Sayfayı Paylaş