Mevlana Haftası İle İlgili Bilgi

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 29 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Mevlana Haftası Hakkında Bilgi

    Her yıl , iki ile dokuz aralık arası Mevlana haftası olarak kutlanıyor . Mevlana Celaleddin – i Rumi hazretleri , `Kim olursan ol , yine gel` , `Ya olduğun gibi ol , ya göründüğün gibi ol` vecizleri ve dini İslam`a büyük hizmetleriyle tanınan büyük ilim adamı
    30 Eylül 1207 yılında , bugünkü Afganistan sınırları içinde olan Horasan yöresinde , Belh kentinde doğan Mevlana Celaleddin i Rumi hazretleri , tüm ömrünü İnsanların huzur ve saadetini sağlamaya harcadı .
    Babası Bahaeddin Veled , onun hayatındaki göçü başlatır . Nişapur , Bağdat , Mekkei Mükerreme Medine – i Münevvere , Şam , Haleb , Erzincan ve bitiminde Larende yani Karaman iline yerleşti .

    Sultan Alaaddin Keykubat`ın ricasıyla Konya`ya göçtüler .
    Yüzlerce kıymetli ilim adamından , arının çiçeklerden bal toplaması benzeri , kıymetli bilgiler devşirdi .
    Dünya malını ve sevgisini elinin tersiye savuşturdu .
    Üstün bir edep timsali durumda olan Mevlana hazretleri , tüm insanlığı kucaklayacak şekilde kendini İnsanların eğitimine ve hizmetine hasretti .
    Hayatını , `Hamdım , piştim , yandım` sözleri ile özetleyen Mevlâna Celaleddin – i Rumi hazretleri , 17 Aralık 1273 pazar günü ebedi aleme göçtü .
    O , vefat gününe , düğün töreni günü diyordu… Düğün Töreni günü anlamına iştirak eden Şeb – i Arus .
    Ve O , Şeb – i Arus`ta , bir sürü sevdiği Mevla`sına kavuştu .
    Mevlana Celaleddin – i Rumi
    İnsan düşüncesine yepyeni bir mesaj verici ve İslam düşünürlerinin fikir sistemlerini , inanç akidelerini ruh , mantık ve sevgi üçgeni arasında sunan , insanlığa ahlak , din , ilim ve mantık yolunda merak katarak yepyeni ufuklar açan Mevlana Celaleddin – i Rumi , müstesna yüce bir varlık , ilahi bir ışık , manevi bir güneş , Muhammed Ali’nin bendesidir .
    Bugüne dek gönüller tutuşturan ve bundan ardından da insanı etkilemeye aynı ritimde devam edecek durumda olan Veli , kutup , pir , birey – ı kâmil , büyük şair benzeri sıfatlarla isimlendirilen bu büyük birey hepimize ışıktır .
    Gönüller sultanı Hz . Mevlana aşkın kemalidir; ama yalnız aşkın mı? Hayır , O tüm güzelliklerin kemalidir , ilmin de hikmetin de , aklın da…
    O’nun birey düşüncesine verdiği en büyük mesaj Aşk , Sevgi ve Birliktir .
    O , bir veli hüviyetiyle gönüller coşturmuş , bir pir , bir mürşit olarak birey kalbini saflaştırmış , bir bilgi kaynağı olarak birey aklını nur ile yıkamış , mantık ve gönülleri kirden kurtarmış , gelmiş geçmiş tüm peygamberlerin temsilcisi olmuştur .
    Onun içindir ki hangi âlim Mevlana’yı tanısa yücelmektedir . O’nun yoluna gönül koyan her biri kemale , sevgiye , insanlığa , bilgeliğe , hoşgörü ve dik ahlaka ulaşmaktadır .
    O , hiç bir şeyi inkâr etmez ama her şeyi birler , bütünleştirir ve sevdirir . O , kimseyi farklı görmez . Nedeni Ise O , her şeyin Allah’ın zuhuru ve tecellisi olduğunu bilir ve bunu birey gönlüne ve insana hal olarak yansıtır .
    Mevlana aziz ve yüce bir üstad’dır . Bir başına bir sistemdir , bir dünya ve bir düzendir . Ahlakı , ilmi , hikmeti , sevgisi , aklı , tavrı , idraki , tutumları ve he rşeyi ile yüceliği öğreten bir HAL ABİDESİ’dir . Peygamber – i zişan’ın hakikat temsilcisi , aşkın ve aklın en dik öğesi ve gerçeğidir .
    ” İnsan yaratılmışların en şereflisidir ” düsturuyla her dilden , her dinden , her renkten insanı kucaklayan Hz . Mevlana sevginin , barışın , kardeşliğin , hoşgörünün sembolüdür .

    HZ . MEVLANA’YA GÖRE İNSAN
    Hz . Mevlana’da birey , ölümlü ile ölümsüzü , sıkı ile kötüyü , ilahi ile beşeri benliğinde toplayan bir birleştiricidir . İnsan ölümsüzlüğün , ölümlü vücut arasında tekamül seyrini yaşamını sürdürmek için bu alemdeki görünümüdür . İnsan varlık ağacının meyvesidir . Bir rubaisinde şu şekilde seslenir:
    ” Suret suretsizlikten ortaya geldi . Varlık peteğini ören arıdır . Arıyı vücuda getiren , mum ve petek değildir . Arı biziz , şekil ve çokluk yalnızca bizim imal ettiğimiz mumdur . Şekil ve cisim bizden vücuda geldi . Biz onlardan değil; şarap bizden sarhoş oldu , biz şaraptan değil . “
    Hz . Mevlana varlığın özü , yani yaratıcı kudretle insanın özünü birleştirmiştir . İnsanın şeref ve yükümlülüğü , zevki ve çilesi işte bu birlikten kaynaklanmaktadır . Bu birlik insanı varlığın gayesi yapmıştır . Varlık , anlamını insanla kazanır . Yaratıcı eserini insanla seyreder , zira birey hakkın gözü ve aynasıdır