Mevlananın Anadolunun Türk yurdu olmasına yaptığı katkı

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Zakkum tarafından 28 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. Mevlananın Anadolunun Türk yurdu olmasına yaptığı katkı nedir

    Anadolu Selçukluları, Farsça’yı edebiyat ve devlet dili olarak kullandıkları için, siyasî ve kültürel hayatta İran kültürünün etkili olduğu söylenebilir. Selçuklu sultanları, Keykubâd, Keyhüsrev, Keykavus gibi unvanları kullanarak, İran edebiyatına yoğun ilgi göstermekte, idarî işlerin birçoğu İran asıllı kimseler tarafından yürütülmekteydi.

    13. yüzyılda Moğol akınlarıyla yıpranan Selçuklu Devleti’nin yerini beylikler alırken, devletin resmî dil kabul ettiği Farsça’nın yerini, Türkçe almaya başlamıştır. Mevlana, Türk kelimesi ile aynı zamanda Müslümanlığı da ifade etmektedir.

    Mevlâna’nın ataları, on üçüncü asrın başlarında bugün Afganistan’ın kuzeyinde ve Özbekistan sınırına yakın bir bölgede bulunan Belh şehrinde ikamet etmekteydi. Bu şehir, İslâm öncesine yakın asırlardan itibaren Türklerin hâkimiyetinde bulunmuş, Gaznelilerin ve Selçukluların idaresinde önemli ilim merkezlerinden birisi hâline gelmişti. Şehir, Mevlâna’nın doğduğu yıllarda Hârzemşâhların hâkimiyetindeydi. Mevlâna ve ailesi, bu bölgeyi (Horasan) Anadolu’ya bağlayan güçlü bağlardan biri olmuştur.

    Türkler, Anadolu’yu fethettikten sonra, cami, medrese, tekke, zaviye, kervansaray, hastane, hamam, türbe ve suyolu gibi sosyal kuruluşlar inşa etmişlerdir. Dolasıyla, bu sosyal kurumların katkılarıyla, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması durdurulamamıştır.

    XIII. yüzyıl Selçuklu döneminde Konya’da yaşayıp eser yazan şâir ve düşünür Mevlânâ’nın Türk şiir ve kültürü üzerindeki derin tesiri, her geçen gün artarak devam etmektedir. Bu etkinin, sadece Türk-İslâm toplumuyla sınırlı kalmayarak bütün insanlık âlemini kuşatmış olduğunu söyleyebiliriz.