Meyveler İle İlgili Atasözleri

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 9 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Meyve İle İlgili Atasözleri

    *** ağacın meyvesi olunca, başını aşağı salar
    yararlı eserler veren, bilgi ve erdemle donanmış kimse alçak gönüllü olur.

    *** ağaç yeşert meyve getirsin, oğlan büyüt ekmek getirsin
    erkek evlat meyve veren ağaç gibidir, günü gelince evin geçim yükünü hafifletir.

    *** her ağacın meyvesi olmaz
    dıştan başarılı, üretken gibi görülen herkes gerçekte öyle olmayabilir.

    *** meyve veren ağaç taşlanır
    bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimseler kıskanılır, eleştirilir ve işlerini yapmaları zorlaştırılır.

    *** meyveli ağacı taşlarlar
    bilgili, hünerli, işinde başarılı olan kimselere genellikle sataşılır.

    *** sabır acıdır, meyvesi tatlıdır
    sabır zor bir iştir ancak güzel sonuçları vardır.

    *** al elmaya taş atan çok olur
    değerli kimselere sataşan çok olur.

    *** armudu soy ye, elmayı say ye
    armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.

    *** elma da alma da demesini biliriz
    şartlara göre uygun davranırız.

    *** elmanın dibi göl, armudun dibi yol
    dıştan birbirine benzeyen her şeye aynı işlem uygulanamaz, her biri özelliğine göre ayrı bir davranış ister.

    *** elmayı çayıra, armudu bayıra
    elma fidanını düz ve sulak yere, armut fidanını bayıra, su tutmayan yere dikmelidir.

    *** elmayı say da ye, armudu soy da ye
    armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.

    *** elmayı soy da ye, armudu say da ye
    armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.

    *** yarım elma, gönül (hatır) alma
    armağan küçük de olsa gönül almaya yeter.

    *** armudun iyisini (dağda) ayılar yer
    kendilerine yakışmayan güzel bir şeyi eline geçirenler için kullanılan bir söz.

    *** armudun önü kirazın sonu
    armut ilk çıktığında, kiraz da biteceği zaman yenilmeli.

    *** armut dalının dibine düşer
    bir kimse önce yakınlarına yararlı olur.

    *** el yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu bozdoğan armudu sanır
    başkasının gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacağını anlayamamış kimse, kendi gücünün herkese boyun eğdireceğini sanır.

    *** bir koltuğa iki karpuz sığmaz
    aynı zamanda birden çok işle ilgilenmek başarı için sakıncalıdır.

    *** karpuz kabuğunu görmeden denize girme
    bir işi en uygun zamanı gelmeden yapma.

    *** karpuz kesmekle hararet sönmez
    size kötülük yapmış olan bir kimseden başkasına zarar vermekle o kimseden öç almış olmazsınız.

    *** baba koruk (erik) yer, oğlunun dişi kamaşır
    babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuğu çeker.

    *** baba oğluna bir bağ bağışlamış; oğul babaya bir salkım üzüm vermemiş
    babalar çocukları için büyük fedakârlıklara katlanırlar ancak çocuklar babaları için fedakârlıkta bulunmazlar.

    *** bağa bak, üzüm olsun, yemeye yüzün olsun
    kişi, karşılık beklediği işten istediğini alabilmek için gereken harcamaları yapmalıdır.

    *** üzüm üzüme baka baka kararır
    her zaman bir arada bulunan, arkadaşlık eden kimseler birbirlerine huy aşılar.

    *** üzümünü ye de bağını sorma
    yararlandığın şeyin nereden geldiğini araştırma.

    *** felek, kimine kavun yedirir kimine kelek
    bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler.

    *** kavun kökeninde büyür
    çocuk anne baba ocağında, herhangi bir kişi doğup büyüdüğü çevrede yetişir, gelişir.