Mimar Sinan Süleymaniye Camii Hikayesi

Konusu 'Hayat hikayeleri' forumundadır ve Elif tarafından 16 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman, kendi adını taşıyan camiinin yapımında Mimarbaşı Mimar Sinan'ı görevlendirir. Aradan tam yedi yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen cami bir türlü tamamlanamaz. Bunun üzerine dedikodular çıkar. Durumu yerinde görmek isteyen padişah, bir ikindi vakti Süleymaniye'ye gider. Muhteşem olan bu yapının içerisine girdiğinde Sinan, tam da herkesin söylediği gibi caminin ortasında oturmuş nargilesini tüttürmektedir. Sultan gözlerine inanamaz.
    Tok ve gür sesiyle, tüm haşmetiyle ‘’Bu ne iştir Mimarbaşı?’’ diye haykırır. Oysa ki Mimar Sinan’ın içtiği nargilenin tömbeki yoktur, sadece suyu vardır. Usta mimar, nargilenin fokurtularını dinleyerek caminin akustişini ölçmeye çalışmaktadır ve imamın sesini mihraptan caminin her yerine aynı tonda nasıl ulaştırılabileceğini hesaplamaktadır. Mimar Sinan, bununla da yetinmemiş Anadolu’nun değişik yerlerinden altmış beş tane dev turşu küpü getirtmiş, bu küpleri içleri boş ve ağızları dışa dönük olacak şekilde kubbenin eteklerine dizdirtmiş, böylece sesi, yüzlerce metre karelik mekânın her köşesine, en iyi şekilde yaymayı başarmıştır.
    [​IMG]

    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 17 Kasım 2013