Minyatür nedir kısaca bilgi

Konusu 'Eğitim Desteği' forumundadır ve Nehir tarafından 21 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Minyatür nedir hakkında bilgi

    Küçük boyutlu resimlere ve bu tür resim sanatına minyatür denir. Orta Çağ'da Avrupa'da elyazması kitaplarda baş harfler kırmızı bir renkle boyanarak süslenirdi. Bu iş için, çok gü*zel kırmızı bir renk veren ve Latince adı minium olan kurşun oksit kullanılırdı. Minyatür söz*cüğü buradan türemiştir. Bizde ise eskiden resme nakış ya da tasvir denirdi. Minyatür için daha çok nakış sözcüğü kullanılırdı. Minyatür sanatçısı için de resim yapan ressam anlamı*na gelen nakkaş denirdi.Minyatür, doğu ve batı dünyasında çok eskiden beri bilinen bir resim tarzıdır. Ancak doğu ve batı minyatürleri resim sanatı yönünden hemen hemen birbirinin aynı olmakla birlikte renk ve biçimlerde, konularda ayrılıklar görülür. Minyatür, kitapları resimlemek amacıyla ya*pıldığından boyutları küçük tutulmuştur.Bilinen en eski minyatürler Mısır'da rastlanan ve MÖ 2. yüzyılda papirüs üzerine yapılan minyatürlerdir. Daha sonraki dönemlerde Yunan, Roma ve Bizans'ın elyazma*sı kitaplarının da minyatürlerle süslendiği görülür. Hıristiyanlık yayılınca minyatür özellikle elyazması Incilleri süslemeye başladı. Baskı makinesinin bulunuşuna kadar Avrupa'da çok güzel ve görkemli minyatürler yapıldı. Bundan sonra min*yatür daha çok madalyonların üzerine portre yapmak için kullanıldı.Uygurlar Dönemi'nde yapılan tapınaklarda minyatürler kullanıldı. Selçuklular Dönemi'nde de minyatüre önem verildi. Selçukluların İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı İran etkisin*de kaldı. Mevlana'nın resmini yapan Abdüddevle ve başka ünlü minyatür sanatçıları yetişti.Osmanlı Devleti Dönemi'nde ise 18. yüzyıla kadar İran ve Selçuklu etkisi sürdü. Fatih döneminde, padişahın resmini de yapmış olan Sinan bey adlı bir nakkaş, II. Bayezid döneminde de Baba Nakkaş diye tanınan bir sa*natçı yetişti. 16. yüzyılda Reis Haydar diye tanınan Nigarî, Nakşî ve Şah Kulu ün yaptılar. Gene aynı dönemde, Bihzad'ın öğrencisi olan Horasan*lı Aka Mirek de İstanbul'a çağrılarak saraya başnakkaş (başressam) yapılmıştı. Mustafa Çe*lebi, Selimiyeli Reşid, Süleyman Çelebi ve Levnî 18. yüzyılın ünlü nakkaşlarıdır. Bunlardan Levnî, Türk minyatür sanatında bir dönüm noktasıdır. Levnî, geleneksel anlayışın dışına çık*tı ve kendine özgü bir biçim geliştirdi. 19. yüzyıl başlarında yenileşme hareketleriyle birlikte minyatürde de batı resim sanatının etkileri görüldü. Minyatür yavaş yavaş yerini bildiğimiz anlamda çağdaş resme bırakmaya başladı.