Miraç; Aklın bittiği, imanın başladığı yerdir

Konusu 'Dini günler ve geceler' forumundadır ve Elif tarafından 3 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Aklın bittiği imanın başladığı yer

    Miraç, Resulullah efendimizin göklere çıkarıldığı, bilinmeyen yerlere götürüldüğü gecedir. Recebin 27. gecesidir. İsra suresinin ilk âyet-i kerimesinde, Mirac bildirilmektedir.

    Mutezile fırkası, Resulullah efendimizin bir anda, Cenneti, Cehennemi ve daha birçok yerleri gezip gelmesine akıl erdirememiş, 'Miracı kabul etmek, Allah'a mekan ittihaz etmek olur' diyerek Miracı inkâr etmiştir. Allahü teâlâ, Hazret-i Musa ile Tur dağında konuşmuştur. Tur dağı Allahü teâlânın mekanı mıdır? Elbette değildir. Cennete giren müminler de Allahü teâlâyı görecektir. Cennet de Allahü teâlânın mekanı değildir. Allahü teâlâ mekandan münezzehtir.

    Kavl-ül-fasl kitabında deniyor ki:
    İsra suresinin ilk âyetinde, Allahü teâlâ, kudret ve azametinden nice acayip işlerden bazılarını göstermek için, Muhammed aleyhisselamı, Mekke'den Kudüs'e götürdüğünü bildiriyor. İsra kelimesi, rüya için kullanılmaz. Uyanık iken, gece yürümek manasına kullanılır. (Sana [Miracda] gösterdiğimiz temaşayı insanlar için bir fitne kıldık) âyetindeki fitne, imtihan demektir. İmtihan ise uyanıkken olur. Peygamber efendimizin anlattığı rüya olsaydı, hiç kimse tuhaf karşılamazdı. Hazret-i Ebu Bekir tasdik edip, yüksek derecelere kavuşmazdı. Resulullahın, Mekke'den Kudüs'e götürüldüğüne inanmayan kâfir olur. Göklere ve bilinmeyen yerlere götürüldüğüne inanmayan sapık olur. (Bahr)

    Birkaç saniyede Mekke'den Kudüs'e götüren Allahü teâlâ, neden daha uzaklara götüremesin? Allah'ın kudretinden ancak kâfirler şüphe eder. Peygamber efendimiz Miracını özetle şöyle anlatıyor:

    (Verilen Burak'a binip Beyt-ül-Makdis'e geldim. Onu, önceki Peygamberlerin bağladığı halkaya bağladım, sonra Mescide girip orada iki rekat namaz kıldım. Sonra çıktım. Cebrail aleyhisselam bir kap şarap, bir kap da süt getirdi. Ben sütü seçtim. Cebrail, yaratılışa uygun olanı seçtin, dedi.

    Sonra bizi birinci semaya çıkardı. Gök kapısında, 'Sen kimsin' diye bir ses geldi. Ben Cebrail'im dedi. Yanındaki kim? dendi. Muhammed aleyhisselam dedi. O, Peygamber olarak gönderildi mi? dendi. Cebrail, evet dedi. Gök kapısı açıldı. Hazret-i Âdem ile karşılaştım. Bana merhaba diyerek hayır dua etti.

    İkinci semaya çıktık. Yine orada da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldı. Burada iki teyze oğlu İsa ve Yahya ile karşılaştım. Onlar da bana merhaba diyerek dua ettiler.

    Üçüncü semaya çıktık. Bu kapıda da aynı konuşmalar geçti. Göğün kapısı açıldı. Orada Hazret-i Yusuf'u gördüm. O da bana dua etti.

    Dördüncü semaya çıktık. Aynı sualler ve konuşmalar oldu. Kapı açıldı. Hazret-i İdris'i gördüm. O da bana dua etti.

    Beşinci semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti. Kapı açıldı. Hazret-i Harun'u gördüm. O da bana dua etti. Altıncı semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar oldu ve kapı açıldı. Hazret-i Musa'yı gördüm. Bana merhaba diyerek dua etti.

    Yedinci semaya çıktık. Yine aynı konuşmalar geçti ve kapı açıldı. Arkasını Beyt-ül-mamura dayamış Hazret-i İbrahim'i gördüm. O da bana dua etti. Beyt-ül-Mamur'u gördüm.

    Sonra Hazret-i Cebrail beni Sidretü'l-Münteha'ya götürdü. Allahü teâlâ, günde elli vakit namaz farz kıldı. Hazret-i Musa'nın yanına geldim. Ona elli vakit namaz farz kılındığını bildirdim. Rabbinden azaltmasını iste. Ümmetin buna güç yetiremez. Ben tecrübe ettim, dedi.

    Birkaç defa Rabbim ile Hazret-i Musa arasında gidip gelmeye devam ettim. Nihayet Rabbim buyurdu ki: "Ya Habibim, beş vakit namazı farz kıldım. Her vakit için on sevap vardır. Böylece elli vakit namaz olur.") [Müslim]
     

  2. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Cevap: Aklın bittiği, İmanın başladığı yer

    Aklın bittiği yer neresi (Mirac, aklın bittiği, imanın başladığı yerdir) deniliyor.
    Bizleri yaratan, bizleri birçok kuvvetle techiz eden, bizim menfaatlerimize gökleri, yerleri, havayı, ışığı ve daha nice fıtrat eserlerini hizmetçi kılan Allah Teala hazretleridir.Gerek kendi varlığımız ve gerek etrafımızı çevreleyen sonsuz kudret eserleri, Allah'ın varlığına şehadet edip durduğu içindir ki biz marifetullah ile mükellefiz. Bu kaadr parlak, canlı deliller durup duruken akıllı olan bir insanın gafil, dini fikirden mahrum, hamd ve senadan nasipsiz olması caiz olmaz.Birçok ayet ve hadis-i şerif bizlere Cenab-ı Hakk'ın ihsanı olan fıtrı hediyeleri açıklıyor, gelişme ve yükselmenin yollarını gösteriyor ve bizleri helalinden rızık talep etmeye teşvik ediyor.

    Aklın bittiği, İmanın başladığı yer olarak tabir edilen Mirac gecesinin ahiret hayatımız için bambaşka bir özelliği vardır. mirac Gecesi acı ve mutluluğun bir arada yaşandığı kudsi bir gecedir.Ne kadar doğru bir söz. Çünkü peygamber efendimize bu gecede namazın farz olduğu bildirildi.