Mizah türünün özellikleri nelerdir

Konusu 'Kısa Özet Bilgiler' forumundadır ve Bahar tarafından 3 Eylül 2014 başlatılmıştır.

  1. Mizahın özellikleri nelerdir

    Mizah; şaka, eğlence, latife; yaşamdaki gülünçlükleri kedine özgü abartılarla sergileyen, güldürerek düşündüren eleştirisini gülme yoluyla gerçekleştiren yazı ve çizgi (karikatür) ürünleridir. Mizahın hoşgörüye dayalı varlığının sınırlarının kapsatmak, onu gönül yaralayıcı yergi (hiciv) ve aşağılamalardan ayırmak, her dönemde tartışmalı ve çatışmalıdır. Çünkü edebiyatla birlikte başladığını kabul etmemiz gereken mizaha dayalı eserler (komedyalar), tıpkı tragedyalar gibi tutkularını arıtılması (ihtirasların tasfiyesi) yani Katharsis amacına yönelik görevler yapmıştır. Ölüm, cana kıyma gibi her çeşit felakete gözü yaşlı acılarla bakan seyircinin tragedyada bulunduğunu, ona karşıt bir tutumla ama yanı amaca yönelik olarak gerçekleştiren komedyalarda da bulmak olasılık içindedir. Günümüzde gülmece sözüyle karşılanmak istenen mizah; gülmeyi de ağlatma gibi insanın içini boşaltan, kendi kendisiyle hesaplaşmasını sağlayan, özeleştiriye giden yolları açan bir yöntem olarak ustaca kullanırsa gerçeğin asıl boyutlarını göstermiş olur. Gülmenin insana özgü bir zekâ eleştirisi olduğu, her toplumda gülmeyi sağlayan eğlence öğelerinin geçerliliğiyle bellidir. Böylece eğlence eğilimi, mizah dediğimiz bütün gülme öğelerini kapsayan çalışmanın ilk nedeni olur. Böylece her toplumda sözlü olarak dilden dile geçen bir fıkralar (nükteli küçük öykücükler) kümesi birikir. Fıkra, latife, nükte, bazı durumlarda yalnızca öykü diye adlandırılır. Bu anonim ürünler, hayvan masallarında (fabllar) olduğu gibi kısa, özlü, yoğun birer anlatım biçimidirler. Başlıca özellik, özdeyiş (vecize, icaz) değerini taşıyan az sözlü, özlü, biraz da örtülü anlatımlı oluşlarıdır. Fıkraların bir bölümü belli halk tiplerine dayanır. Bunlar da ya ünlü adlar olan, tarihe malolmuş, tanınan kişilerdir (Nasrettin Hoca, Bekri Mustafa, İncili Çavuş gibi); ya özel adlarıyla değil temsil ettikleri toplum zümresiyle anılanlardır (Bektaşi, Laz…) ya da sıradan kişilerin günlük yaşam evreleriyle ilgilidir: Ailede eşler (karı koca), ana baba, uşak-efendi, asker-subay gibi. Şaşırtıcılığı ve eğlendiriciliği yalnızca açık saçık olmaktan gelen fıkralar genellikle bu bölüme girer.

    Bütün bu fıkralar toplamıyla at başı birlikte yaşayan, her gün yeniden yaratılarak dilden dile geçen ürünler gibi Karagöz, ortaoyununun anonim katkıları, bazı mizahi halk destanları (Pire destanı, Meslek destanı…) masal tekerlemeleri halkın gülme gereksinimini karşılayan mizah öğeleridir. Asıl mizah, bir edebiyat türü olarak belli kişilerin özgün emeklerine dayanır. Diderot’nun deyişiyle, (saçma) besin mantığı olan mizah, yazıda ve çizgide başlıca karşıtlıkları kullanır.

    Tanzimat sonrasında çıkmaya başlayan ilk mizah dergileri: (Diyojen 1870; Hayal 1871; Çıngıraklı Tatar 1872; Meddah 1875; Çaylak 1876) yazılı mizahın birikim yerleridir. İkinci Meşrutiyet sonrasında (1908) İstanbul’da 35 kadar mizah dergisinin çıktığını biliniyor. En etkilisi, Cem’in çıkardığı Kalem oldu. Ötekiler etki sırasına göre İncili Çavuş, Eşek, Boşboğaz ile Güllabi, Cem. Yazarlar: Hüseyin Rahmi, Ahmet Rasim öne çıkarlar. Bundan sonrası mizah alanına emek kattıkları için bu türde eserleri olan başlıca yazarlarımızın adlandır; Refik Halit (Aydede), Yusuf Ziya Ortaç, Orhan Seyfi Orhon (Akbaba), Neyzen Tevfik, Halil Nihat Boztepe, Sermet Muhtar Aluş, Ercüment Ekrem, Talu, Osman Cemal Kaygılı, Fazıl Ahmet Aykaç, Fahri Celalettin, Namdar Rahmi Karatay, Faruk Nafiz Çamlıbel (Çamdeviren, Deliozan), Nurettin Artam, Musahipzade Celal, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali. Markopaşa, Karakedi, Tef, Dolmuş, Taş-Karikatür, Kırkbirbuçuk… dergileri. Mizah öyküleriyle öne çıkanlar: Aziz Nesin, Rıfat İlgaz, Bülent Oran, Yalçın Kaya, Haldun Taner, Oktay Verel, Hasan Hüseyin, Vedat Saygel koşuk taşlamalarıyla Ümit Yaşar Oğuzcan…

    1970′den sonra Gırgır, Fırt, Çarşaf gibi dergilerde göze çarpan Muzeffer İzgü… 1975 sonrasında özellikle TV yayınlarının gülünç diziler ve tipler biçiminde dönüştürülmesi geçerli bir yöntem oldu, Yeni adlar arasında Mehmet Semih, Sulhi Dölek… Son yıllarda mizah dergileri çokluğu göze çarptı: Dıgıl, Fırfır, Avni, Hıbır, Leman vb.