Mor salkımlı ev özeti kısaca

Konusu 'Türkçe edebiyat' forumundadır ve Suga tarafından 11 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Suga

    Suga Süper moderatör Yönetici

    Mor salkımlı ev özeti kısaca

    Mor Salkımlı Ev’ de Halide Edip Adıvar’ ın çocukluk yıllarından 24 yaşına kadar olan hayatının izini sürerken okurlar, bir yandan da can çekişen bir imparatorluğun son yılları ile yüzleşir. Eserde bir taraftan yazarın çocukluk dönemi, gençlik yıllarında fikirlerini etkileyen hadiseler, ilk evliliği, Milli Mücadele’ nin kendisini nasıl etkilediğine dair anılarını okurken satır aralarında zamanın Osmanlı’ sının sosyal yaşamı, insan ilişkileri, devlet yapısı hakkında bilgi ediniriz.
    Halide Edip, eserde anılarını oniki bölüm halinde aktarır. Her bir bölüm kendi içinde bağlantılı olsa da tek bir eser gibi okunabilmektedir. Eserin ilk bölümünde okur olarak yazarın Beşiktaş’ ta doğduğu ve çocukluk yıllarını geçirdiği evine gideriz. Bu ev, küçük Halide’ nin zihninde ‘mor salkımlı’dır. Romanın adı da yazarın hafızasında canlılığını koruyan Beşiktaş’ taki mor salkımlı mekandan gelmektedir.
    Halide Edip’ in çocukluk yıllarının ardından kısa süreli evliliği, bu esnada yaptığı yurt dışı seyahatleri anlatılır. Gençlik yıllarına denk gelen Birinci Cihan Harbi’ ne dair anılar, kitapta ağırlıklı olarak ele alınır. Birinci Cihan Savaşı yıllarında memleket meselelerine olan ilgisi artar ve o dönemde çok tartışılan, din, ırk, mezhep, dil, anayasa gibi kavramlar üzerinde düşünmeye başlar.
    Halide Edip, o dönemde görev yaptığı Beyrut, Şam ve Lübnan’ da sıkıntı ile geçen öğretmenlik yıllarıyla ilgili karanlık ve karamsar bir tablo çizer. Çünkü o dönemin Suriye ve Lübnan’ ı acı ve karışıklıklar içindedir. Bu durum, Halide Edip’ i derinden etkiler.
    Halide Edip Adıvar, Mor Salkımlı Ev’ de topladığı anılarını 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması ile bitirir. Bir devrin panoramasını gözler önüne serdiği için edebiyatımızda önemli bir yeri olan mor Salkımlı Ev, anı türünün en iyi örnekleri arasında da gösterilmektedir. Eser, Halide Edip’ in duru Türkçesi ve yalın anlatımının yanı sıra duygularını kağıda dökmedeki gücü ile de kendini okutabilen, okuru sıkmayan, sürükleyici bir nitelik taşımaktadır.