Muharrem ayı ve Aşure gününde oruç tutulur mu

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Webokur tarafından 2 Kasım 2014 başlatılmıştır.

  1. Webokur

    Webokur Admin

    muharrem ayı ve aşure gününde oruç tutulur mu
    Şüphesiz bir çok müslümanın aklında olan sorulardan biridir muharrem ayında ve aşure gününde oruç tutmak.
    Diyanet işleri başkanlığımızın bu konudaki açıklaması şöyle;
    Aşure günü oruç tutulması uygulaması, Ramazan orucunun farz kılınmasına kadar devam etti.

    "Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere olduğu gibi size de farz kılındı." (Bakara, 183) âyeti inince, Aşure orucu isteğe bağlı hâle geldi.

    Hz. Aişe bunu şöyle anlatıyor:

    "Resulullah (s.a.s.), Aşure günü oruç tutulmasını emretti. Ramazan orucu farz kılınınca, dileyen Aşure günü oruç tuttu, dileyen tutmadı." (Buhârî, Savm, 69; II, 250)

    Aynı konuda yine Hz. Aişe’den gelen diğer rivayet de şöyledir:

    "Ramazan orucu farz kılınmadan önce (Kureyşliler) Aşure günü oruç tutarlardı. Aşure günü, Kâbe’nin örtüsünün değiştirildiği gündü. Allah Teâlâ Ramazan orucunu farz kılınca Resulullah (s.a.s.), ‘Dileyen Aşure günü oruç tutsun, tutmak istemeyen de tutmasın’ dedi." (Ahmed, VI, 244)

    Hz. Peygamber (s.a.s.) Muharrem ayının 9, 10 ve 11. günlerinde oruç tutmayı ashabına tavsiye etmiştir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:

    Resulullah (s.a.s.) Aşure günü oruç tutunca kendisine; "Ey Allah’ın Resulü, bu gün, Yahudilerin ve Hıristiyanların hürmet gösterdikleri bir gündür." dediler. Bunun üzerine Resulullah, "Gelecek yıl inşallah Muharremin dokuzuncu gününde de oruç tutacağız" dedi. Ertesi yıla ulaşamadan Resulullah vefat etti. (Müslim, Sıyâm, 133; I, 797-798)

    Peygamber Efendimiz Muharrem orucuyla ilgili olarak şöyle buyuruyor:

    "Ramazan ayından sonra tutulan oruçların en hayırlısı, Allah’a izafetle (Allah’ın ayı denilerek) şereflendirilen Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz ise, geceleyin kılınan namazdır." (Müslim, Sıyâm, 202; I, 821)

    Peygamberimiz, bir başka hadiste de, Aşura günü'nde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağını müjdelemiştir. (Tirmizi,Savm, 48; III, 126) Ancak, Hz. Peygamberin bildirdiğine göre yalnızca Aşura günü değil, Muharremin 9, 10 ve 11. günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir. (Müslim, Sıyâm, 38, I, 821)

    Aşure günü oruç tutmanın faziletine ilişkin sahih hadisler bulunmasına karşılık, Aşure gününde hububat karışımı aş (aşure) pişirmek, sadaka vermek, mescitleri ziyaret etmek ve kurban kesmek gibi fiiller hakkında sahih habere rastlanmamaktadır. (Yavuz, Yusuf Şevki, "Aşura", DİA, IV, 25) Bununla birlikte, Müslüman Türklerin dinî halk geleneğinde önemli bir yer tutan aşure, aynı zamanda Muharremin onuncu günü başlamak üzere, daha sonraki günlerde de özel merasimle pişirilip dağıtılan tatlıya isim olmuş ve sosyal dayanışmaya önemli katkılarda bulunmuştur. Çok eskiden beri devam eden aşure aşı, Osmanlılar döneminde sarayda da pişirilmiş, "aşure testisi" adı verilen özel kaplarla da saray dairelerine ve halka birkaç gün süreyle dağıtılmıştır.