Müslümanların yüzyıllarca hüküm sürdükleri yerlerde halen farklı dinlere mensup insanların yaşaması

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Deniz tarafından 26 Şubat 2015 başlatılmıştır.

  1. Deniz

    Deniz Moderatör Yönetici

    Müslümanların yüzyıllarca hüküm sürdükleri coğrafyalarda halen farklı dinlere mensup insanların yaşıyor ve kendi kültürlerini korumuş olmalarını İslam'ın hangi özelliği ile açıklarsınız?

    Bu durum İslam dininin hoşgörüsüyle açıklanabilir.

    İslâmiyet'te din ve inanç konusunda zorlama yoktur. Birisinin inancını değiştirmek zorla değil, ancak onu ikna yoluyla ve kişinin kendi rızasıyla mümkündür. İnanç hürriyeti, insanın en başta gelen haklarından birisidir. Din insanlara korku ve zulümle iletilseydi, inancın hiçbir anlamı kalmazdı. İnsanların hayatlarını yönlendirmeleri hür iradeleriyle kendilerine bırakılmıştır. Yaptıkları işlerden Allah'a hesap verecekleri için insanlara seçme hürriyeti verilmiştir. Aksi takdirde bu hususta insanlara zorlama yapılsaydı adaletsizlik yapılmış olurdu. Dinde zorlama olmadığıyla ilgili olarak Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır: "Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklık ve eğrilikten ayırt edilmiştir. O halde kim tâğutu inkar edip Allah'a inanırsa, sağlam kulpa yapışmıştır ki hiçbir zaman kopmaz. Allah işitir ve bilir."(17) Konuyla ilgili bir diğer âyet ise şu şekildedir: "Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorluyor musun?"