Mustafa Kemal Atatürk'ün Bilinmeyen Hayatı

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Lavinia tarafından 21 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. Atatürk'ün Bilinmeyen Hayatı

    Atatürk'ün Bilinmeyen anıları ve bilinmeyen yönleri

    Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün birkaç anısını ve bilinmeyen yönlerini konunun devamında bulabilirsiniz.

    Bu milletvekilliği ayrıcalığını hiç beğenmedim

    Atatürk bir sabah Florya’dan dolma bahçe sarayına dönüyor. Yeşilköy istasyonunun önünden geçerken birdenbire otomobili durduruyor ve başyaver’e:
    - sorunuz, tren var mi? Diye emir veriyor.
    O sırada tren hemen hareket etmek üzeredir, hep birlikte otomobilden inip yanındakilerle trene biniyor. Karar ani verildiği ve tatbik edildiği için bu trene biniş hemen kimsenin nazari dikkatini çekmiyor. Bir müddet sonra, her şeyden habersiz olan kondüktör ata’nın bulunduğu kompartımana geliyor. Kafileyi görünce çekilmek istiyor. Ata hemen sesleniyor;
    - vazifeni yap! (yanındakileri göstererek) bu efendilere niçin bilet sormuyorsun?
    Yanındakiler cevap verirler.
    - paşam biz mebusuz. Tren bileti almayız. Parasız seyahat ederiz.
    Ata hayretle:
    - bu imtiyazı hiç beğenmedim, der. Çok ayıp ve acayip bir kaide. Çok güzel halkçılık!

    Ali kılıç​

    Atatürk ve diktatörlük

    Yine gece sofralarından birinde de totaliter devlet şeflerinden birinin parlamento ilişkilerinden söz ediliyordu.konunun sonunda biraz düşündükten sonra:
    - “ben ne yaptım, onlar ne yaptılar” dedi ve sustu.
    Ariburnu, age s:321​

    [​IMG]

    Halka değer verme

    Acı işgal günlerinde, önemli devlet adamlarının da hazır bulundukları toplantıda herkes, Türkiye’nin düştüğü acıklı duruma bir çare arıyor. Amerikan, İngiliz koruyuculuğundan söz ediliyor. Bir aralık, Mustafa kemal paşa’ya da ne düşündüğünü sordular. Atatürk, su kısa cevabi verdi:
    - “efendiler, hepiniz konuştunuz, isteklerinizi beyan ettiniz ve birbirinize sordunuz, hepinizi dinledik. Fakat... Anadolu;’ya bir şey sordunuz mu?Anadolu’yu dinlediniz mi?
    Ona da soralım, birde onu dinleyelim efendiler!”
    Ariburnu, age, s:334​

    Geleneksel dostluk

    28 haziran 1933 tarihinde Ankara erkek lisesinde imtihana giren çocuklardan biri sorulan bir suale söyle cevap vermişti :
    - Fransa ile olan ananevi dostluğumuz icabı ...
    Atatürk, derhal öğrencinin sözünü keserek sormuştu :
    - hangi ananevi dostluk, bu da nereden çıktı, kim söyledi bunu ?
    O zaman coğrafya öğretmeni ayağa kalkarak “ben söyledim paşam” diye onun hiddetini azaltmaya çalışmıştı. Bana dönünce ve “sen söyle tarih hocası” deyince, hemen ayağa kalkarak cevap vermiştim.
    - paşam, ortada ananevi bir dostluk yoktur. Yalnız müşterek hareketlere Fransız muharrirleri ananevi dostluk vasfını vermişlerdir. Mesela kirim harbinde olduğu gibi ...
    -aferin bu hakikaten böyledir. Maalesef Türk’ün ananevi dostu yoktur. Menfaatler müşterek olunca Avrupalılar hemen (ananevi dostluk) ismini vermişlerdir, buyurmuşlardı.
    Dr. Semih nafiz Tansu​