Nefis Terbiyesi Şart

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Elif tarafından 9 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Nefis terbiyesi iki cihanda da saadetimizi sağlayacak bir terbiyedir. Her ne kadar gidişatımızdaki noksanlıkları ve yanlışları düzeltmenin yolunu niyetimize bağlamış isek de hakikatte kalbin ameli olan niyetin, halis ve sağlam olabilmesi şeytanın ve nefsimizin şerli dürtülerinden kurtulup, kemale ermemizden geçer. Önümüzde çaresine bakılacak onca sorun varken, belki de çoğumuz nefis terbiyesini önemli bulmayız. Lakin en büyük engelimizbudur. Gurur, bencillik, kibir, kn, haset, gıybet, iftira, riya gibi hastalıklarımızdan her biri, iman kardeşliğimizin aleyhine birer davranışa, hakarete dönüştüğü için birlikte hareket edemiyoruz.

    Şu halde peşine düşülebilecek en karlı iş, Resulullah (s.a.v) evladı bir Allah dostunun manevi terbiyesi altına girip, nefsimizin tezkiyesinde, kalbimizin tasfiyesinde yol alabilmektir. Bu usulle, birlik ve beraberliğimiz açısından göreceğimiz faydayı Seyyid Ebu-l Hasan en- Nedvi (rh.) şöyle dile getiriyor: ''Kamil mürşitler insanlardan tehvid, ihlas, sünnete sarılma, günahlardan tövbe, Allah'a itaat ve Resulü'ne (s.a.v) tabi olma gibi güzel ameller için bey'at alıyor, intisap yapıyordu. Bey'at ve intisap edenlerden bunlara uyulması isteniyordu. Kamil mürşitler, kendilerine bey'at edenlere, her türlü kötü işlerden bozuk ahlaktan, zulümden ve katı kalplilikten kaçınmalarını tavsiye ediyorlardı. Ayrıca onları, iyi ahlakla ahlaklanmaya kibir, haset, kin, zulüm ve makam sevgisi gibi kötü huylardan uzaklaştırmaya, nefsin ıslahına ve tezkiyesine teşvik ediyorlardı. Allah'ın kullarına nasihat etmeyi, herkese iyi muamelede bulunmayı, elindeki rızka kanaat etmeyi, herkese iyi muamelede bulunmayı, elindeki rızka kanaat etmeyi, başkasını nefsine tercih edip kardeşini kendinden önce düşünmeyi öğretiyorlardı...''
    (Kaynaklarıyla Tasavvuf-2,58)

    Ebu'l Hasan en-Nedvi'nin (rh.) bahsettiği Allah dostları günümüzde de var. Bize düşen, dinimizi bütün değerleriyle yüceltmek, yaşamak ve yaşatmak emelinde olan bir mürşid-i kamilin halkasına dahil olup, din kardeşliğimizi talim etmektir. Ancak bu şekilde gönüllerimiz gibi Ümmet-i Muhammed de şad olur.
     
    Son düzenleme: 9 Mart 2014