Nuri Pakdil Anneler ve Kudüsler Şiiri Sözleri

Konusu 'Ünlü Şiirler' forumundadır ve Nehir tarafından 3 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Nuri Pakdil Anneler ve Kudüsler Şiiri

    I


    Güz suları bizim şehrin önünden akar
    Kış savunması
    Bizim şehir üs öbür şehirlere
    Dakka şimdi bir doğu kamerası
    Ölümü çeken

    *

    Geleceği parmakların bir bir gösterdi
    Yeşil bir harmani dizlerinde
    Çek denizi aradan
    And anıtları koy
    Eski çağ taşlarının üstüne
    Yeni çağ silahları üstüne

    *

    Eylem öğlesi
    Gül kurularını birbirine bağladık
    Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını
    Kitabı açarak
    Yonttuk

    *

    Soluğunda gül kokusu
    Okunan ve bitmeyen bir sayfa
    Gibi
    Beni çeker bir girişime

    *

    Daha dinç ötede
    Gerçekte olduğundan daha parlak
    Yeresel
    Otuzüç katlı bir yapı gibi
    Damarlarımızda dolaşan kan gibi
    Hamid çizgisi

    *

    II

    At ipi atladı
    Kitap soluyan atlar
    Çocuk atı çağırdı
    At çocuğu tanıdı

    *

    Denizi çek annemin başörtüsüyle ey sevgili
    At geçer o zaman denizi

    *

    Bilirsiniz ormanlarla sonsuz bir at gelir
    Görmüşsünüzdür çocukların rüyalarında da gelir
    Biner ona
    Sünnetçi

    *

    Cezayir’e atlarla gidilirdi
    Babam atla bağa gelirdi
    Yeni Ali
    Paris’i atla dolaşacak

    *

    İyi binen ata
    Bir solukta geçer Hazer’i
    Yavaş yavaş ingiliz
    Tuzağına düşer at süren yiğitlerin

    *

    III

    Tûr Dağını yaşa
    Ki bilesin nerde Kudüs
    Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum

    *

    Ayarlanmadan Kudüs’e
    Boşuna vakit geçirirsin
    Buz tutar
    Gözün görmez olur

    *

    Gel
    Anne ol
    Çünkü anne
    Bir çocuktan bir Kudüs yapar

    *

    Adam baba olunca
    İçinde bir Kudüs canlanır

    *

    Yürü kardeşim
    Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin

    (Ocak 1972)

    *


    IV


    Narin bir üzüm anne yüreği
    ağlaması çocuğun
    çöl tülbent üstünde
    sarar onunla anne yüreğini

    *

    Çocuk harita
    anne çocuğun gözleriyle bakar
    uyur çocuk
    anne bekçi daim

    *

    Sokaklar dar mı
    boğulur anne
    bu atlar
    geniş alan isterler

    *

    Çocuk koşar
    ardından K da
    insanın yüreğinde bir parça Kudüs vardır yani K
    anne şimdi eline aldığı yüreğini yerine bırakır

    *

    Irmak yatağıdır
    çocukların cepleri
    bilmeyiz bütün ırmaklar sabahları
    akşamları çocuk ceplerindedir

    *

    Erişince kelime beyi
    çocuğun etine
    pamuk gibi yumuşak olur o dağ
    anneler her yerde o dağı ararlar

    *

    Dener çocuk
    öndeki çocuk boynu mitralyözdür
    toz kalktı mı ayaklardan
    Alttaki çocukla birlikte ikisi de attır

    *

    Doğudan mı batıdan mı
    yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüse
    ben çok önce çıktım doğu’dan
    anneler her yerde ararlar beni

    *

    Çocuk akdeniz görmüş
    her ülkede bulunan
    bir
    K’dır

    *

    Büyüyor elinde bomba
    bombanın gerçeği yumuk çocuk eli
    ama çocuk
    aykırı görülür ölüme

    *

    Ölüm de yasadır
    artar K
    annelere sunu günaydın
    çocuk önder

    (Kasım 1973)

    *

    V

    Mavi ışın dolanır anne gömleğinde
    bal arısı deniz suyu
    tayfı çocukların
    gözetir kudüsleri

    *

    Kar yağmaz uçar anne gözlerinden
    anne eli ovadır
    oynayınca çocuk
    daha genişler

    *

    Kudüse şiir gömlek dikişi annenin
    gösterir yönümüzü iğneden çıkan ipliğin konumu
    kare ya dikdörtgen
    annenin çocuk yanağındaki izi

    *

    Düşününce anne
    kudüsler yakınlaşır
    bir tanrı tanımazın elinde de
    kudüs haritası bakar kudüs yaklaşımıyla

    *

    Kelime anne dişleri
    kiminde otuz iki kiminde otuz üç kelime
    çocuk bu kelimeleri
    öğrenerek yaş alır

    *

    Tapınakla yürek arasında en canlı ilişki
    yüreğimiz sıkışınca
    anladık
    el aksa’dan bir taş düşürülmüştür

    *

    İnsan
    soyaçekim
    göğe yansır umudu
    baktıkça aynada

    *

    Ve çocuk gülünce
    ışır el aksa
    el aksa bilir ki
    çocuk koyacak o taşı

    *

    Ki biraz kirazdır ki biraz silâhtır
    çocukların
    gözleri
    parmakları

    *

    Getirince baba
    kudüsü özümleyen ekmeği
    yeniler anne andını
    kirazın ve silâhın üstüne

    *

    Deniz kabartısıyla
    aynı andadır anne andı ve çocuk solunumu
    bilir baba
    toprağı süren makinanın hüzünle kudüsü söylediğini

    *

    Ağıt yakışmaz
    şiire ve çocuk yüzlerine
    ki çocuk yüzleridir getirir bizlere
    gereğini bağımsızlığın

    *

    İlerler zaman
    kudüs koşusunda
    ancak anlar
    çocukların daim önde olduklarını

    (Şubat 1974)