Öğretmenler İle İlgili Uzun Şiirler

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve Lavinia tarafından 13 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Uzun Öğretmen Şiirleri

    Öğretmen ile ilgili şiirler uzun

    Öğretmen konulu örnek uzun şiirleri konumuzun devamında okuyabilirsiniz..

    ELLERİNDEN ÖPERİM ÖĞRETMENİM


    -I-
    Ellerinden öperim öğretmenim
    Binlerce öğrencinden biriyim ben
    Anne oldun baba oldun bana
    Okudum yazdım çok şey öğrendim
    Borcumu ödeyemem sana.

    Ellerinden öperim öğretmenim
    Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden
    Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak
    Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl
    Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.

    Ellerinden öperim öğretmenim
    Benim için en büyük gurursun sen
    Bir söz duysam iyiye güzele dair
    Kalbimde vurursun sen.

    -II-
    Ellerinden öperim öğretmenim
    “Daha dün annemizin kollarında yaşarken
    Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken…”
    Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi
    ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.

    Ellerinden öperim öğretmenim
    Boşa gitmedi emeğin
    Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla
    Asker oldu kimimiz canı Vatana feda
    Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı
    İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma
    Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.

    Ellerinden Öperim Öğretmenim
    Huzurlu ol düşünme bizi
    ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız
    Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık
    Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.

    Sevgili öğretmenim
    Senin için yazdım bu şiiri
    Binlerce öğrencinden biri benim
    Mübarek ellerinden öperim.

    Özkan GÖNLÜM

    ÖĞRETMENİM


    Küçük bir çocukken geldik yanına,
    Kucakladın bizi sardın canına,
    Sevgiyi saygıyı kattık şanına,
    Okuryazar olduk ilk öğretmenim.

    Tüm bildiklerini bize öğrettin,
    Millete faydalı bireyler ettin,
    Kalemi kılıçtan çok keskinlettin,
    Çareler ürettin sen öğretmenim.

    Ödevler yaptırıp asıl talibe,
    İmkân hazırlayıp her bir talep'e,
    Feraset gösterip seçtin talebe,
    Sanatkâr adayı hep öğretmenim.

    Edebiyatla Din Tıp Filoloji,
    Tarih Fizik Kimya ve Biyoloji,
    İktisatla Sanat ve Sosyoloji,
    Bilimden yelpaze sen öğretmenim.

    İstikbale giden bilgi selinde,
    Kitaplık dolusu her eserinde,
    Derin ilim varken ana dilinde,
    Neye başka talep var öğretmenim.

    Vatan bir okulsa ilk nöbettesin,
    İlim denizinde hep seferdesin,
    Kutsal mesleğinle gönüllerdesin,
    Benim de gönlümü al öğretmenim.

    Saymakla tükenmez faziletlerin,
    Zamanen ödenen o bedellerin,
    Kıvancındır üstün talebelerin,
    İftihar ediniz siz öğretmenim.

    Atam sen de dahi bir öğretmendin,
    Bütün yenilikler senin eserin,
    Layık insanlarda bil şaheserin,
    Büyük Atatürk’üm başöğretmenim.

    Zeki İ.KIZILIŞIK

    DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ


    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Bütün çiçekleri getirin buraya,
    Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
    Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
    Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
    Son bir ders vereceğim onlara,
    Son şarkımı söyleyeceğim,
    Getirin, getirin… ve sonra öleceğim

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum
    Kaderleri bana benzeyen,
    Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
    Geniş ovalarda kaybolur kokuları…
    Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
    Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
    Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
    Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
    Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
    Ne güller fışkırır çilelerinde,
    Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
    Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
    Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    En güzellerini saymadım çiçeklerin,
    Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
    Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
    Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
    O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek
    Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
    Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
    Ama ben dünya üstündeyim, toprakta

    Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
    Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım
    Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
    Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir
    Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,

    Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
    Bacımın suladığı fesleğenleri,
    Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
    Avluların pembe entarili hatmisini,
    Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
    Aman Isparta güllerini de unutmayın,
    Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
    Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Baharda Polatlı kırlarında açan,
    Güz geldi mi Kop dağına göçen,
    Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
    Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
    Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
    Çiçek getirin, örtün beni,
    Eğin türkülerinin içine gömün beni

    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
    Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
    Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
    Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
    Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
    Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
    Çiçeklerde açar benim gizli arzularım

    Ceyhun Atuf KANSU
     

  2. Cevap: Öğretmenler İle İlgili Uzun Şiirler

    BEN ÖĞRETMENİM

    Ben öğretmenim,
    Sevdalısı bu yurdun.
    Dolaşırım sınırlarında yurdumun
    En yüksek burçlarına çıkar,
    Bayrak olurum.

    Ben öğretmenim,
    Bir rüzgâr olur eserim,
    Erzurum yaylasından.
    Bütün yaylalarımda dolaşırım.
    Özgürlük olurum.

    Ben öğretmenim,
    Yalnızlık türküleri söylerim, mezralarda...
    Kemeraltı çarşısındaki insan seline karışır,
    Karışır yüreğim...
    Umut olurum.

    Ben öğretmenim,
    Göçmen kuşlar gibi dolaşırım yurdumda,
    Geceyle biter yolculuğum.
    Aydınlık olur her yan.
    Işık olurum.

    Ben öğretmenim,
    Baharların sevdalısı...
    Çocuklarımın gözlerinden akıp içeri,
    Can veririm.
    Hayat olurum.

    Ben öğretmenim,
    Gökyüzü hepimiz için mavi...
    Bulut olur dolaşırım göklerde.
    Sonra indiğim yerde,
    Rahmet olurum.

    Adem AKYOL

    Öğretmenler Günü

    Bir gün sizleri anlatmaya yetmez,
    Sizin sevginiz asırlarca geçmez,
    Hayatım sayfa sayfa eseriniz,
    Nasıl unuturuz anıları biz.

    Öğretmenim gününüz kutlu olsun,
    Öğrendikçe bu millet mutlu olsun,
    Defter, kitap, kalemler neye yarar,
    Siz olmazsanız yetişmez dimağlar.


    O zaman; devlet millet seni anar,
    Çünkü her makamda bir öğrencin var.
    Cumhurbaşkanı senin talebendir,
    Başbakan hesabı senden öğrenir.

    Yıllar geçmiş bir zat elinizi öper,
    Ben Milli Eğitim Bakanıyım der.
    Sizleri yazarken titrer ellerim,
    Sanki gene imtihanda gibiyim.

    Hatalı yazdıysam özür dilerim,
    Satırlarda sınırlanmaz bu sevgim.
    24 Kasım sonbahara rastlar,
    Yapraklar döküldükçe sevginiz artar.

    Gönlünüz ikinci baharı yaşar,
    Tarih böyle mutlu günlerde dolar.
    Öğretmenim, gününüz kutlu olsun,
    Öğrendikçe bu millet mutlu olsun...

    Muhittin YEGÜL

    24 Kasım

    Bu gün 24 Kasım, yine başlar tacısın.
    Tüm gönüllere sultan, dertlerin ilacısın.

    Elleri öpülesi çok mübarek insansın.
    Çok kutsaldır mesleğin, korunacak ilk cansın.

    Her büyük işte imzan, her iyide sen varsın.
    Bu gün 24 Kasım, her gönüle sığarsın.

    Aslında herkes bilir, ışıttıkça erirsin.
    Ömrün bitene kadar doğruyu gösterirsin.

    Senin yol gösterdiğin, bir yere getirdiğin,
    Ancak bu gün hatırlar onca emek verdiğin.

    Diktiğin fidanların meyvesini yemezsin.
    Kimseye boyun bükmez, asla "aman" demezsin.

    Bu gün bunca övenler, yarın bakmaz yüzüne.
    Hep dışına bakarlar, hiç bakmazlar özüne.

    Her 24 Kasımda, övülmektir kaderin.
    Eserinin kalbinde bir gündür ancak yerin.

    Elinin dokunduğu işler hep güzel olur.
    Bu millet bu zilletten ancak senle kurtulur.

    Bu gün 24 Kasım, çıkarırlar göklere.
    Oradan paraşütsüz bırakırlar yerlere.

    Bu gün 24 Kasım, bütün başlara taçsın.
    Yarın yine yalnızsın, ailene muhtaçsın.

    Her 24 Kasımda seni yücelten kafa,
    25 Kasım günü kaldırır tozlu rafa.

    Bu gün ne kadar güzel, ne büyük bir insansın.
    Senede bir gün anan insanlıktan utansın.

    Bu gün 24 Kasım, anladık artık yeter.
    Seni bu hale koyan, olsun senden bin beter...

    Enver ÜSTE