Oğuz Kağan Destanı Kısa

Konusu 'Web Kütüphanesi' forumundadır ve Nehir tarafından 16 Temmuz 2014 başlatılmıştır.

  1. Oğuz Kağan Destanı Özet

    Oğuz Kağan destanı M . Ö . 209 – 174 tarihleri aralarında hükümdarlık yapmış olan Büyük Hun hükümdarı Mete’nin yaşamı çevresinde şekillenmiştir . Tüm Türk destanlarında olduğu buna benzer bu destanın da ilk biçimi günümüze ulaşmamıştır . Bu Sabah , elimizde Oğuz destanının 3 varyantı bulunmaktadır .

    XIII ile XVI yüzyıllar aralarında Uygur harfleriyle yazılmış ve islâmiyetten bir önceki inancı yansıtan varyantın ilk örneği temsil ettiği onay edilebilir . XIV . yüzyıl başında yazıldığı tanınan Reşîdeddîn’in Câmiüt – Tevârih isimli eserinde bulunan Farsça Oğuz Kağan Destanı islâmî varyantların ilkini temsil etmektedir . Oğuz Kağan Destanının üçüncü varyantı ise XVII . yüzyılda Ebü’l – Gazî Bahadır Han aracılığıyla Türkmenler arasındaki sözlü rivayetlerden ve bir önceki yazmalardan kullanarak yazılmıştır . Oğuz Kağan Destanının İslâmiyet Öncesi Rivayeti Ay Kağan’ın yüzü gök , ağzı ateş , gözleri elâ , saçları ve kaşları kara perilerden ek olarak hoş bir oğlu oldu . Bu genç annesinden ilk sütü emdikten sonra söyledi ve çiğ et , çorba ve şarap istedi . Kırk günün ardından büyüdü ve yürüdü . Ayakları öküz ayağı , beli kurt beli , omuzları samur omzu , göğsü ayı göğsü gibiydi . Vücudu baştan aşağıya tüylüydü . At sürüleri güder ve avlanırdı . Oğuz’un ikamet ettiği yerde birçok büyük bir orman vardı . Bu ormanda birçok büyük ve kuvvetli bir gergedan yaşıyordu . Bir canavar buna benzer olan bu gergedan at sürülerini ve insanları yiyordu . Oğuz , Günlerden bir gün bu gergedanı avlamağa karar verdi . Kargı , yay , ok , kılıç ve kalkanını aldı ve ormana gitti . Bir geyik avladı ve onu söğüt dalıyla ağaca bağladı ve gitti . Tan ağarırken geldiğinde gergedanın geyiği almış olduğunu gördü . Ek Olarak sonra Oğuz , avladığı bir ayıyı altın kuşağıyla ağaca bağladı ve gitti . Tan ağarırken geldiğinde gergedanın ayıyı da aldığını gördü . Bu sefer kendisi ağacın altında bekledi . Gergedan geldi ve baş ile Oğuz’un kalkanına vurdu . Oğuz kargıyla gergedanı öldürdü . Kılıcıyla başını kesti . Gergedanın barsaklarını yiyen ala doğanı da oku ile öldürdü ve başını kesti . Günlerden bir gün Oğuz Kağan Tanrıya yalvarırken karanlık bastı . Gökten bir gök ışık indi . Güneşten ve aydan ek olarak parlaktı . Bu ışığın içerisinde alnında kutup yıldızı buna benzer parlak bir ben bulunan birçok hoş bir kız duruyordu . Bu kız gülünce gök tanrı da gülüyor , kız ağlayınca gök tanrı da ağlıyordu . Oğuz bu kızı sevdi ve bu kızla evlendi . Günler ve gecelerden sonra bu kız 3 oğlan genç doğurdu . Çocuklara Gün , Ay ve Yıldız isimlerini verdiler . Oğuz ormanda ava çıktığı günlerden birinde göl ortasında bir ağaç gördü . Ağacın kovuğunda gözü gökten ek olarak gök , saçı ırmak buna benzer dalgalı , inci buna benzer dişli bir kız oturuyordu . Yeryüzü halkı bu kızın güzelliğini görse dayanamaz ölüyoruz derlerdi . Oğuz bu kızı sevdi ve onun ile birlikte evlendi . Günlerden gecelerden sonra Oğuz’un bu kızdan da 3 oğlu oldu . Bu çocuklara Gök , Dağ ve Deniz isimlerini koydular . Oğuz Kağan büyük bir genç ( şenlik ) verdi . Kırk sehpa ve kırk sıra yaptırdı . Çeşit çeşit yemekler , şaraplar , tatlılar , kımızlar yediler ve içtiler . Toydan sonra Beylere ve halka Oğuz Kağan şunları söyledi: Ben sizlere kağan oldum Alalım yay ile kalkan Nişan olsun bize buyan Bozkurt olsun bize uran Av yerinde yürüsün kulan Dana deniz , ek olarak müren Güneş bayrak gök kurıkan Oğuz Kağan bu toydan sonra dünyanın 4 bir tarafına elçilerle şu mektubu gönderdi: ” Ben Uygurların kağanıyım ve yeryüzünün 4 köşesinin kağanı olmam gerekir . Sizden itaat dilerim . Kim benim emirlerime baş eğerse , hediyelerini onay eder ve onu dost edinirim . Kim baş eğmezse , gazaba gelirim . Onu düşman sayarım . Onun Ile Birlikte savaşır ve yok ettiririm ” . Tekrardan o vakitlerde sağ yanda bulunan Altun Kağan , Oğuz Kağan’a birçok birçok altın gümüş ve kıymetli taşlar ödül etti ve ona itaat ederek dostluk kurdu . Oğuz Kağanın sol yakınında ise askerleri ve şehirleri alan Urum Kağan vardı . Urum Kağan Oğuz Kağanı dinlemezdi . Oğuz Kağan’ın isteklerini gene onay etmedi . Oğuz Kağan gazaba geldi , bayrağını açtı ve askerleriyle bir arada Urum Kağana dosdoğru yürüdü . Kırk günün ardından Buz Dağ’ın et.