Oruç Tutmanın Önemi Nedir

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Nehir tarafından 7 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Orucun Önemi Nedir

    Oruç, insanı bütün ibâdet ve itaâtlarında riyâsızlığa alıştırır ve melekleştirir. Oruç gizli pek faziletli bir ibâdettir. Allâhu Teâlâ “Oruç benim içindir ve onun mükâfatını da ancak kendim vereceğim” buyurmuştur.

    Oruçlunun uykusu ibâdet, susması teşbih sayılır. Ameli kat kat, duâsı makbul olur.

    Evet, oruç, ibâdet kasdı ile yemek-içmekten, cinsi münâsebetten kendini tutmaktır.

    Oruç’un hikmeti odur ki, tutan kimsenin hayvanı arzularını terkedip insânî arzularının kuvvetlendirilmesidir. Nefse hâkimiyet sağlayıp Allâh yolunda tevessül edilmesidir. Allâh rızasını kazanmak tarafı alınır. Şehevi duygular terkedilir ve bu suretle dünya ve âhiret saâdeti için gerekli ahlâkî faziletler elde edilir.

    Hikmet-i teşrii dini mevzuun güzelliklerini ve maslâhatlarını bildirdiğine, meselelerin emir ve nehiylerin sırlarını ve teklifin kıymetini açıkladığına ve nihâyet dünya ve âhiret saâdetini, mükâfat ve mücâzaatının mertebelerini verdiğine göre, orucun fezâili ve füyûzâtı çok alâka çekici ve husûsi mâhiyette önemlidir.

    Teşriin bizzat esâsı, hikmet ve maslâhat, kulların hidâyet ve saadetini sağlamak içindir :

    Esasen oruçun ruhu ve özü Allâh’ın emrini yerine getirmek ve rızâsını tahsil maksadiyle bedenî lezzetlerden ve kötülükten nefsini çekerek halka ezâdan imsâkdır.

    Dünya lezzetlerinin en büyüklerinden olan yiyip içmekten, şehevi arzulardan, Allâh’ın rızası için ferâgat, tam manasıyla dindarlık ve Allâh’a bağlılıktır. Bu bir nev’î mücâdele muâhededir ki, insan bununla kemâle erer.

    Hikmetlerin vâzı, gayelerin kemâlini cehdin ve gayretin kuvvet ve kemâline bağlamış, noksanını tevessüldeki kusurlara tâbi kılmıştır. Yorulmaksızın kazanç, çalışmaksızın ilim, cehd etmeksizin fazîlet elde edilemez.

    Bu dünya âhiret yolu üzerinde bir köprüdür. Aynı zamanda âhiretin bir tarlasıdır. Ne ekersen orada o çıkar karşına. Sakın ekmeden biçileceğim zannedip gafil olma. Çünkü insan başı boş bırakılmış, akıl sâhibi olmuş, hayır ve şerre müsteit bir varlık olarak yaratılmış ve birçok ahkâm ile mükellef kılınmıştır. Bu sebeple kulların imtihanı, ibtilâsı ve saadeti irâdî fiillerine maaş ve maadına ait menfaatları ve maslahatları idrak müfekkirlerine verilmiştir. Kişinin mesûliyetinin esası da bu hikmete bağlıdır. Bu sebepledir ki müslümanlık maslâhatı emretmiş ve mefsedeti nehyetmiştir. Çünkü bütün menâfi’i insanlara aittir. Binâenaleyh ruhu tavsiye etmek bir hayır, kendini hesaba çekmek fazilet ve fakirlerle hemhâl olmak bir kemâldir. Dünya ve âhiret bahtiyarlığı ise Allâh’a kulluk vazifesini severek ifadır.