Osmanlı devletinde taşra teşkilatı hakkında bilgi

Konusu 'Kısa Özet Bilgiler' forumundadır ve Ayaz tarafından 14 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Osmanlı devletinde taşra teşkilatı

    TIMAR VE İLTİZAM SİSTEMİ:
    Osmanlı Devletinde tasra teskilatının(merkez dısı) temelini tımar (dirlik)
    sistemi olusturuyordu.Devlet bazı bölgelerin vergi gelirlerini hizmet veya maas karsılığı olarak askerlere veya devlet görevlilerine ayırırdı. Bu gelir kaynağına DİRLİK denilirdi.

    Dirlikler 3'e ayrılmıstı.
    1-TIMAR: Tımar sistemine göre savasta sivrilmis,tımar beyi olma özelliği kazanmıs sipahilere verilen 3-20 bin akçe yıllık vergi geliri olan dirliklerdir.
    2-ZEAMET: Savasta üstün yetenek göstermis olan tımar sahipleri ile devlet merkezindeki divân çavuslarına, müteferrika ve kâtipler ile eyalet ve sancaklardaki ileri gelen devlet görevlilerine verilen yıllık vergi geliri 20-100 bin akçe arsındaki dirliklerdir.
    3-HAS: Padisah ve ailesine, sadrazam, vezirler, beylerbeyi ve sancak beylerine verilen geliri 100 bin akçeden fazla dirliklerdir.

    AÇIKLAMA: Tımar sahipleri ilk 3 bin, zeamet sahipleri ise ilk 20 bin akçesini kendi geçimleri için ayırırlardı. Buna KILIÇ HAKKI denirdi. Tımar sahipleri geri kalan gelirin her 3 bin akçesi, zeamet ve has sahipleri ise her 5 bin akçesi için tam teçhizatlı bir atlı asker yetistirmek ve gerektiğinde bunlarla birlikte savasa katılmak zorundaydı. Bu askere CEBELÜ denirdi. Dirlik sahipleri kendisine verilen toprakları köylüye 50-150 dönümlük topraklar halinde dağıtır. Ve hasat zamanında köylünün yetistirdiği ürünün vergisini(ösür yada harac) alırlardı.
    Dirlik sisteminde toprağın;
    1-Mülkiyeti DEVLETE,
    2-Vergisi DİRLİK SAHİBİNE,
    3-Kullanım hakkı KÖYLÜYE aittir.

    TIMARLI SİPAHİ HANGİ DURUMLARDA TOPRAĞI KÖYLÜDEN GERİ ALABİLİRDİ?
    1-Toprağı sebepsiz yere terk edenlerden,
    2-Sebepsiz yere 3 yıl üst üste ekmeyenlerden,
    3-Sebepsiz yere vergisini vermeyenlerden.

    TIMARLI SİPAHİNİN KÖYLÜYE KARSI GÖREVLERİ NELERDİR ?
    1)-Köylünün güvenliğini sağlamak,
    2)-Köylünün tohum,gübre vb. ihtiyaçlarını temin etmek,
    3)-Köylünün vergisini en kolay sekilde ödemesini sağlamak

    DİRLİK (TIMAR) SİSTEMİNİN YARARLARI NELERDİR ?
    1)- Devlet Merkezden toplanması son derece zor vergiler böylece toplamıs oluyor,
    2)- Devlet bazı görevlilerine maas vermekten kurtuluyor
    3)- Devlet asker yetistirmekten kurtuluyor
    4)- Devlet toprakları bos kalmadığından üretim artıyor.
    5)- Tımarlı sipahiler bulundukları yerlerde güvenliği sağlıyor.
    NOT: Tımar ve zeamet sistemi II.Mahmut zamanında kaldırılarak basta valiler olmak üzere devlet
    memurları maasa bağlandı.

    İLTİZAM SİSTEMİ:
    İltizâm devlete ait bir gelirin ihale yoluyla sahıslara verilmesidir. 16. yüzyıldan sonra uygulamaya konulan bu sistemde devlete ait bir gelir genellikle 3 yıllık bir süre için açık artırmaya çıkarılır,en yüksek bedeli verene devredilirdi. Bu ihaleyi kazanan kisiye MÜLTEZİM denirdi.Mültezîmlere dirlik sahiplerine verilen haklar tanınmıstı.
    NOT: Bu sistemin en önemli yararı devletin acil para ihtiyacını karsılamasıdır.
    NOT: Zaman içinde tımar toprakların MUKATAA haline getirilip mültezime verilmesi yaygınlasmısdır.

    TIMARLARIN MUKATAA HALİNE GETİRİLİP MÜLTEZİME VERİLMESİ NE GİBİ OLUMSUZ SONUÇLAR DOGURMUSTUR ?
    1)Mültezîm baskısı altında kalan halkın vergisini ödeyememesine ve toprağını terk etmesine
    2)İltizamların genellikle o bölgedeki zengin ve güçlü kisilere (AYAN) verilmesiyle, tasradaki ayanlar güç kazanmaya baslamıslar ve devlete bas kaldırmıslardır
    3)Tımar toprakların iltizama verilmesiyle, valiler eskiden tımarlı sipahiye yaptırdıkları güvenlik ve askerlik hizmetini, SARICA SEKBAN denilen kapılarında besledikleri askerlere yaptırmaya basladılar. Barıs döneminde veya beylerinin tayini çıktığında issiz kalan ve LEVENT adını alan bu insanlar eskiyâlık yaparak karınlarını doyurmaya basladılar.
    NOT: İltizâm yöntemi Tanzimata(1839) kadar yürürlükte kalmıs,bu tarihte kaldırılmıstır. Ancak 1855'ten itibaren iltizâma yeniden dönülmüstür.
    İDARİ TESKİLATI: Osmanlı ülkesi idari bakımdan EYALETLERE, eyaletler SANCAKLARA, Sancaklar
    KAZALARA, kazalar da TIMARLI NAHİYELERİNE ayrılmıstı.

    1)- EYALETLER (BEYLERBEYİLİK): Eyaletlerin basında BEYLERBEYİ bulunuyordu. Eyalet içinde beylerbeyinin bulunduğu sancak PASA SANCAĞI adıyla anılırdı. Beylerbeyi Divan-ı Hümayûnun küçük bir kopyesi olan "Eyalet divanı"nın basıydı.

    Eyalet Divanının üyeleri sunlardır:
    1-Beylerbeyi: Eyaletin ve eyalet divanının basıydı. Hizmetinde KAPU HALKI denilen çok sayıda görevli ve asker bulunurdu. Beylerbeyi tayini çıktığında kapuhalkını da beraberinde götürürdü.
    2-Beylerbeyi Kethüdası: Beylerbeyinin yardımcısıydı.
    3-Eyalet Defterdarı: Eyaletin mâli islerinden sorumluydu.
    4-Eyalet Kadısı: Eyaletin yargı, belediye, noterlik vb. islerinden sorumluydu.
    5-Eyalet subasısı: Bugünkü emniyet müdürü gibidir. Suçluların takibi ve yakalanmasında, kadı tarafından verilen hükümlerin uygulanmasından ve merkezden gelen emirlerin uygulanmasından sorumludur. Osmanlı Devletinde eyaletler SALYANELİ ve SALYANESİZ olmak üzere ikiye ayrılıyordu.
    Salyaneli (Yıllıklı) Eyaletler: Bu eyaletlerde tımar sistemi uygulanma, vergiler yıllık olarak toplanırdı. Mısır, Habes, Bağdat, Basra, Yemen, Tunus, Cezayir, Trablus salyaneli eyaletlerdendi.
    Salyanesiz (Yıllıksız) Eyaletler: Tımar(dirlik) sisteminin uygulandığı eyaletlerdir. Bu eyaletlerdeki topraklar has,zeamet ve tımar olarak ayrılmıstır.Merkeze yakın eyaletlerdir. Rumeli, Budin, Anadolu, Karaman, Dulkadir, Sivas, Erzurum, Diyarbakır, Halep, Sam, Trablussam salyanesiz eyaletlerdendir.
    2)SANCAKLAR: Kazaların birlesmesiyle meydana gelmisti. En üst dereceli yöneticisi SANCAK
    BEYİ'dir.Sancaklarda asayis sûbası ve Yasakçılar(asesler), kalenin korunması da kale dizdarları tarafından yapılırdı.
    3)KAZALAR: Hem adlî hem de idarî birimdir. Kazaların basında yönetici olarak kadı bulunurdu.

    İMTİYAZLI HÜKÜMETLER:
    Osmanlı devletinin hakimiyetini tanıyan Kırım Hanlığı, Mekke Emirliği, Eflak, Boğdan ve Erdel Beylikleri,Sakız Cumhuriyeti imtiyazlı yönetimlerdi. Bunlar iç islerinde serbest olup, yöneticileri Osmanlı tarafından kendi soyluları arasından atanırdı. Bu hükümetlerden Kırım Hanlığı ve Mekke Emirliği dısındakilerden yıllık belli bir vergi alınırdı.

    TASRA TESKİLATINDAKİ DİĞER GÖREVLİLER:
    Muhtesib: Çarsı ve pazar denetlemesi yapardı.Satılan mal ve fiatları kontrol ederlerdi.(zabıta)
    Kapan Emirleri: Sehirlere gelen sebze-meyvenin toplandığı yerlere "kapan" denirdi. Kapan emiri buraya gelen malın vergilendirilmesini sağlardı.(Hal müdürü)
    Beytülmal Emini:Herhangi bir yerlesim yerinde kamuya ait çıkarları korumakla görevliydi.
    Gümrük ve Bac Eminleri: Kasaba vesehirlerde sanat ve ticaretle ilgili vergileri toplarlardı.

    TASRA TESKİLATINDA MEYDANA GELEN DEĞİSMELER:
    1864'te yayınlanan "vilayet nizamnamesi" ile ülke idarî bakımdan yeniden teskilatlandırıldı.Buna göre tasra yönetimi vilayet, liva(sancak), kaza ve köy birimlerine ayrıldı. Livaların yönetimi MUTASARRIF'lara verildi.
    1871'de kaza ve köy arasına NAHİYELER eklendi, bunların basına nahiye müdürleri seçimle getiriliyordu.

    MAHALLİ TESKİLAT:
    Mahalle veya köy cemaatinin önde gelen kisisi İMAM'dır. İmam cemaatin isteğiyle belirlenir ve kadı'nın onayıyla göreve baslardı. Mahalle ve köy halkının ortaklasa karsıladığı giderler sunlardır:
    1)Cami,okul,çesme gibi yapıların onarımı ve ihtiyaçlarının karsılanması,
    2)İmam, müezzin, muallim gibi görevlilerin ücretlerinin ödenmesi,
    3)Divan-ı Hümayûn tarafından olağanüstü durumlarda konulan AVARIZ adı verilen vergilerin ortaklasa ödenmesi.