Osmanlıda Deniz Teşkilatı

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Elif tarafından 26 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Osmanlı Deniz Teşkilatı hakkında bilgi

    Osmanlı Donanması'nın eski önemini kaybetmiş olduğu XII - II. yy başlarında bile, Türk savaş gemileri, dünyanın en büyük ve en bakımlı tekneleriydi. Bu yıllarda İstanbul'a gelen İngiliz gezgini Richard Pocacke, İstanbul limanında yatan bazı Osmanlı savaş gemisi olan Royal Soverian'dan daha büyük olduğunu yazar. Aynı gezgin, 1600 mürettebatı, 110 topu olan bir Türk teknesini anlatır ve komuta güvertesinden başka üç güvertesi ve bir yedek güvertesi olduğunu, boyunun 56 metre, genişliğinin 15 metre, derinliğinin 6,5 metre bulunduğunu yazar. Pocackte'tan bir çeyrek asır önce İstanbul'a gelen Fransız gezgini de la Montraye dö la Monre limanda gördüğü Osmanlı donanması'nı şöyle anlatır:

    ''Gemiler, her zaman için harekete hazır ve silah başı durumundaydı. Türk kadırgaları çok büyüktü. Çok bakımlıydılar. Mürettebatın kılık kıyafeti de pek düzgündü. Teknelerin üzerinde Türk üslubunda göz kamaştırıcı bir güzellikte nakışlar ve oymalar vardı.''

    Osmanlı İmparatorluğunun yüze yakın kıyı şehrinde; tersane ve tezgahlar vardı. Bunların en büyüğü, İstanbul'daki Haliç Tersanesi idi. Avrupa devletleri bile, bu tersaneye gemi ısmarlarlardı. Aslında, 7-8 yıl hizmet gören gemiler, topları çıkarıldıktan sonra, Türk armatörlerine veya Avrupa'ya satılırdı.

    Haliç Tersanesi'nin amiri ''Tersane Emini'' denen bahriye müsteşarı idi. Tersane emini amirallerden değil, daha çok sivillerden, bilhassa maliyecilerden seçilirdi. Bu şahıs, tersane ve donanmanın her türlü masrafından sorumluydu. Maiyetinde, liman kaptanları, mühendisler ve yüzlerce memur bulunurdu. Tersanenin teknik amiri ise ''Ser-Mimar-ı Tersane-i Amire'' denen gemi inşaat başmühendisiydi. Emrinde, 10 mühendis ve 400 usta vardı, elinde gümüş bir asa taşırdı. Tersanedeki esir işçilerden ''Forsa Zindanı Katibi'' denilen yüksek memur sorumluydu. ''Mahzen Katibi'' seferden dönen gemilerin onarılmasına bakar, getirdikleri ganimetten, devlet hissesi olan beşte birine de hazine adına el koyardı. Bütün bu memurlar, tersane emini'ne istediği anda ; doğru ve düzgün bilgi vermekle mükellefti. Haliç Tersanesi, 137 savaş gemisini, aynı anda bir tezgaha alıp, birkaç ay içinde indirmeye yeterli kapasitede dünyanın en büyük gemi inşaat kurumu idi.

    Kaptan-ı Derya da, denizde olmadığı ve hükümet toplantılarına katılmadığı zamanlarda, tersane yakınlarında Kasımpaşa'daki makamında otururdu.

    Osmanlı İmparatorluğunun çeşitli yerlerinde Türk donanmasının kürek, yelken bezi çuha, fabrikaları ve dökümhaneleri vardı. Osmanlı Devleti gerileyip, para kaynakları azalınca, bu muazzam teşkilat gittikçe küçüldü ve Osmanlı Donanması, eski önemini kaybetti.
    Webokur.net​