Osmanlıda Toprak Sistemi ve Yönetimi

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Elif tarafından 24 Nisan 2013 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Osmanlı Devletinde Toprak Sistemi ve Yönetimi Nasıldı?

    Osmanlı Toprak rejiminde dirlik (zeamet, umar), vakıf ve mülk gibi üçlü bir mülkiyet sistemi tatbik edilmiştir.
    Kelime anlamı: hayat, yaşayış, ömür, yaşamak için lazım olan şey, nafaka olan ''dirlik'' Osmanlılar'da; geçim vasıtası olmak üzere, devlet tarafından verilen maaş ve buna yarayan timar ulufe (sipahi ve yeniçerilere verilen üç aylık maaş) ve mevacip (maaşlar) yerine kullanılıyordu.

    Timar, fetih esnasında arazi-i emiriyye itibar edilen yerlerden sipahilerle, zaimlere (zeamet sahiplerine) kılıç hakkı olarak verilen beytülmal (hazine - maliye) hissesidir.

    Osmanlı İmparatorluğunda geçimlerini veya hizmetlerine ait masrafları karşılamak üzere , bir kısım asker ve memurlara, muayyen bölgelerden kendi nam ve hesaplarına tahsili selahiyeti ile birlikte tahsis edilmiş olan vergi kaynaklarına ve bu arada bilhassa defter yazılarındaki senelik geliri 20.000 akçeye kadar olan askeri dirliklere timar denilmiştir.

    Osmanlı fetihlerinde arazi, has ve timar olarak ikiye ayrılırdı. ''Has'' yüzbin akçadan fazla gelir sağlayan timarlara verine addı. Akça, ''beyaz sikke'' anlamında olup, küçük gümüş paralara verilen addır.

    Arazi toprakları, hak kazanan muhariplere dağıtıldıktan sonra; kalanı vezirlere, beylerbeyine, sancak beylerine, sair ümeraya ifraz edilir, kalanı ''Hass-ı Hümayun'' adıyla devlete kalırdı.

    Sipahiye verilen arazinin yirmi bin akçaya kadar olanına timar, yüz bin akçaya kadar olanına zeamet, fazlasına da has denilmiştir. İlk defa Osmanlılar'da kullanılan 'zeamet'' kelimesinin karşılığı; Memlukler ve Selçuklular'da 'zaim'dir. Zaim, baş başkan demektir.

    Bu sistemin Selçuklu Devletinden alındığına şüphe yoktur.