Pablo Neruda Aşk Sözleri

Konusu 'Ünlü Sözler' forumundadır ve Lavinia tarafından 11 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. Aşk Sözleri Pablo Neruda
    Pablo Neruda Aşk Şiirleri


    Biten bir aşkın hemen ardından bir başkasıyla başlayan şeyin adı, İlişki değil çelişkidir.

    Asla aşk acısı çeken birine aşık olmayın. O kişi yaralıdır ve yara bandı olarak sizi kullanır.

    Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan özür diledim dün gece. Haklısınız dedim, ne sevdiği belli, ne sevmediği.

    Aşk tabiatımdır benim.

    Aşk

    Bunca gün, ah, bunca gün
    görmeyi seni böyle kırılgan, böyle yakın,
    nasıl öderim, neyle öderim?

    Uyandı kana susamış
    ilkbaharı koruların,
    çıkıyor tilkiler inlerinden
    çiylerini içiyor yılanlar,
    ve ben gidiyorum seninle yapraklarda
    çamlar ve sessizlik arasında,
    sorarak kendime nasıl, ne zaman
    ödeyeceğim diye şu bahtımı

    Bütün gördüklerim içinde
    yalnız sensin hep görmek istediğim
    dokunduğum her şey içinde
    senin tenindir hep dokunmak istediğim:
    seviyorum senin portakal kahkahanı
    hoşlanıyorum uykudaki görüntünden

    Ne yapmalıyım, sevgilim, sevdiceğim
    bilmiyorum nasıl sever başkaları
    eskiden nasıl severlerdi,
    yaşıyorum, bakarak, severek seni,
    aşk tabiatımdır benim

    Her ikindi daha da hoşuma gidiyorsun.

    Nerde o? Hep bunu soruyorum
    kaybolduğunda gözlerin
    Ne kadar geç kaldı! Düşünüp inciniyorum,
    yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi
    geliyorsun sen, bir esintisin
    şeftali ağaçlarından uçan.

    Bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil
    o kadar neden var ki, o kadar az,
    böyle olmalı aşk
    kuşatan, genel
    üzgün, müthiş,
    bayraklarda donanmış, yaslı,
    yıldızlar gibi çiçek açan,
    bir öpüş kadar ölçüsüz.


    NE UZUNDUR YOLLAR, SEVGİLİM, BİR ÖPÜCÜĞE VARMAYA,

    ne avare yalnızlıktır uzar dostluğuna!..
    Gider arasız trenler bir başına kıvrılarak yağmurla.
    Güneş arama henüz Taltal baharında.

    Ne çıkar, sevgilim, sen ve ben bir bütünüz ya,
    bütünüz giysilerden köklere varıncaya;
    güzden, sudan, kalçalardan bir bütün,
    ben sen, sen ben oluncaya.

    Taşıdığı taşlardan bilinir ırmağın ırmak olduğu,
    o ağız Boroa sularının kaynadığı,
    trenler ve kavimlerle bölünmesinden bilinir.

    Sen ve ben yazgılıydık sevdalanmaya
    nice erkek nice kadın arasında
    karanfillerin kök salıp yetiştiği toprakla.