Paleontoloji Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 29 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Paleontoloji

    Paleontoloji, Jeolojik dönemlerde yaşamlarını sürdürmüş insan, hayvan ve bitki türlerine ait fosil kalıntılar üzerinde inceleme yapan ve jeolojik çağlarda yaşamış canlı türleri hakkında bilgi edinilebilmesine yardımcı olan bir bilimdir. Bu bilim, fosil bilim veya taşıl bilim olarak da adlandırılabilmektedir. Diğer bir ifade ile soyu tükenmiş olan canlıların fosillerini ve biyolojik yapısını araştıran bir bilim dalıdır. Paleontoloji çalışmaları ilk olarak 19. yüzyılda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bu bilim fosilleri kanıt olarak kullanarak dünya yaşamının tarihini belirlemektedir. Toprak altında kalan insan, hayvan ve bitki kalıntılarını inceleyerek geçmiş yaşamların detaylarının ortaya koyulmasına yardımcı olur.
    Fosil, koruyucu katmanlar arasında bozulmadan korunmuş halde kalan canlı kalıntıları olarak tanımlanabilmektedir. Fosil sözcüğü Alman doktor ve maden mühendisi olan Georgius Agricola'nın 1546 yılında yayınladığı de Natura Fossilium eserinde topraktan çıkarılan nesne anlamında ilk kez kullanılmıştır. Fosilin gerçek anlamı kazılarda ortaya çıkan cisimler olmakla birlikte günümüzde, şimdiki jeolojik çağın başlangıcından evvel yaşamlarını sürdürüp kayaların arasında kalan tüm hayvan ve bitki kalıntıları fosil olarak kabul edilmektedir.
    Geniş anlamda paleontoloji, yalınızca hayvan ve bitki fosillerinin kendilerini değil, bu fosillerin etkilerini ve izlerini araştırmaktadır. En eski kayaların içerisinde çıkarılmış olan grafit ve kireçtaşı gibi yaşamın olduğuna dair dolaylı da olsa kanıtlarla ilgilenen bir bilim dalıdır. Çünkü kireçtaşı ve karbonun organik bir araç bulunmadan kayaların içerisine yerleştirilebileceği düşünülmemektedir.
    Bir bilim dalı olarak diğer bilimlerden ayrı olarak kabul edilmesi 19. yüzyılın başlarında olmuştur. 1834'te bu bilim dalına Ducrotay'de Blainville ve Fischer Von Waldheim gibi kişiler tarafından '' Paleontoloji '' olarak adlandırılmıştır. Önceki dönemlerde fosil kalıntılarını açıklamak için tahmini yöntemlere başvuruluyordu. Hatta bazı hurafeler de ortaya çıkmıştır. Bu hurafelere örnek olarak şunu verebiliriz; Johannes Beringer 1726 yıllarında fosilleri Allah tarafından ya da şeytanlardan dolayı insanın imanını sınamak için yeryüzüne yerleştirilen cisimler olarak kabul etmiştir. Hatta Öğrencileri tarafından kendisine şaka yapmak amacı ile kendisi tarafından rahatlıkla bulunabilecek yerlere pişirilmiş kil örnekleri gömülmüştür ve Johannes Beringer bu gömülen killeri fosil olarak öğrencilerine anlatmıştır. Hatta bu durumlardan da önce yani 1500'lü yıllarda Leonardo da Vinci, İtalya'da kanaldan kazılarak çıkarılan ve geçmişte yaşamış olan canlı metabolizmaların kabuklarının kalıntıları olan fosiller dikkatini çekmişti, fakat bu düşünceye iki yüzyıl kadar değer gösterilmemiştir.
    Gerçekleştirilen ilk çalışmalarda fosiller, ender bulunan ve merak celbeden cisimler olarak incelenmiştir. Neticede, fosillerin yaşamış olan hayvanlara uygun şekilde tasnif edilebileceği öğrenilmiş oldu. Bu gelişme, İsveçli Carl Von Linne'nin çalışmaları neticesinde meydana gelmiştir. Hatta Carl Von Linne'nin Systema Naturale adlı kitabı ile pek çok kişi fosilin gerçek şeklini öğrenmekte, biyoloji ve paleontolojide modern anlamda tasnif ve terminolojinin temelini oluşturmaktadır.

    Çalışma alanı toprak altı olan paleontoloji, 20. yüzyılda bilim dalları arasında yer almıştır. İki alanda gözlem ve araştırma alanı bulmaktadırlar:
    • Botanik Paleontoloji ( Paleofitoloji): Bitkilerin fosillerini araştırarak eski dönemlerde yetiş olan bitkiler hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlar. Paleobotanik olarak da adlandırılabilmektedir.
    • Zoolojik Paleontoloji (Paleozooloji): Hayvanların fosillerini inceleyen bir bilim dalıdır. Geçmiş yaşamlarla gelecek hayatlar arasında bağ kurmaya ve bu bağlarla ilgili bilgi vermeye çalışmaktadır.
    Paleontoloji ilminin ve bu alanda uzmanlaşmış kişilerin verdiği bilgilere göre tüm canlılar kendi türleri içerisinde değişebilir fakat bu bir canlının farklı bir türe dönüşemediği kesin olarak kabul edilmektedir. Tüm paleontoloji uzmanları ilk devirlerde yaşamış olan canlıların iskelet ve fosillerini araştıranlar, türlerin fosil kalıntılara göre birden bire yeryüzünde oluştuklarını ve aralarında geçişin bulunmadığını açıklamaktadır.