Panama,Süveyş kanalları ile İstanbul,Çanakkale boğazlarının uluslararası ticaretteki önemi

Konusu 'Coğrafya atlası' forumundadır ve Chanyeol tarafından 2 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Panama,Süveyş kanalları ile İstanbul,Çanakkale boğazlarının uluslararası ticaretteki önemi

    Panama Kanalının Önemi

    Panama Ülkesi için kanal çok büyük bir gelir kaynağı oluşturmaktadır. Sağladığı gelir dışında binlerce insana iş imkanı sağlamaktadır. Dünya deniz ticaretinde oldukça işlek bir bölgede bulunan panama ulaşım yolunu kısaltması, zaman ve para tasarrufu sağlaması açısından çok kullanılmaktadır. Günde yaklaşık olarak 14.000 gemi geçiş yapmakta ve 280 milyon ton yük taşınmaktadır. ABD bugün dünyanın en güçlü ülkelerinden biri ise bunun sebeplerinden biride panama kanalıdır. Panama her ne kadar Panama ülkesine ait olsa da bundan en çok faydalanan ABD ülkesi olmuştur. Bundan dolayıdır ki 1999 yılına kadar yönetimini Panamalılara vermeyi reddetmiştir. Ancak ABD dışında savaş gemisi geçirmeyeceği garanti ederek yönetimi devralabilmiştir.
    Süveyş Kanalının Önemi

    Asya ile Afrika’yı birbirine bağlıyan Süveyş Berzahı, Menzele gölü nün güneyindeki Kantara ile Süveyş arasında 120, Süveyş ile Port Said arasında ise 140 km. genişliğindedir. Süveyş Kanalı’nın dünyanın ekonomisine önemli katkısı olmuştur. Kanal bir pencere misali kıtaları birbirine bağlamış ve karşı karşıya getirmiştir. Avrupa’dan Doğu Afrika’ya, Doğu Asya’ya ve Okyanuslara yeni bir güzergâh temin etmiştir. Kanal, önceleri Ümit Burnunu ve Afrika sâhillerini baştan başa dolaşan gemilerin yolunu kısaltmıştır. Meselâ, Londra’dan Karaçi’ye gitmek için kanal yolunu tercih eden 9880 kilometre, Ümit Burnu’ndan giden 17.400 kilometre yol kat eder. Yolun kısalması demek gemilerin çabuk geri dönebilmesi ve bu da gemilerin performansının üç katına çıkması demektir. Bu sebeple nakliyat ücretleri fazla tutmamış ve eşyalar daha ucuza nakledilmiş olur.
    İstanbul Boğazının Önemi

    İstanbul Boğazı, Türkiye dışında Karadeniz’e kıyısı olan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya ve Ukrayna için Akdeniz’e ve diğer açıkdenizlere ulaşabilmenin tek yoludur. Baltık Denizi ve Kuzey Okyanusu’na kıyısı olan Rusya dışında diğer ülkeler içinse alternatifi olmayan bir güzergâhtır. Boğazlar üzerindeki egemenlik Türkiye’nin yanı sıra bu kıyıdaş ülkeler için de önemli bir konudur.
    Avrupa ve Asya anakaralarını birbirinden ayıran doğal sınırlardan yalnızca biri olmasına karşın içlerinde en bilineni İstanbul Boğazı’dır. Bunda, iklim ve coğrafi koşullar bakımından elverişli bir bölge olmasından ötürü çağlar boyunca yerleşim bölgesi olmasının büyük payı vardır. İstanbul Boğazı kıyısındaki eski İstanbul şehri Bizans, Latin ve Osmanlı imparatorluklarına payitahtlık yapmış ve bugün ise Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik ve kültürel bakımdan en önemli kentidir. Boğazın boydan boya ikiye böldüğü İstanbul şehri, dünyanın az sayıda kıtalararası şehrinden biridir. Türkiye’nin, Montrö Boğazlar Sözleşmesi gereğince Boğazlardan geçen gemilerden geçiş ücreti alma hakkı bulunmasa da askerî olarak geniş yetkilere sahiptir. Günümüzde İstanbul Boğazı kıyılarında Boğaz Komutanlığı yer almakta ve komutanlığa bağlı askerî gemiler Boğaz sularında demirlemektedir.

    Çanakkale Boğazının Önemi

    Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi’ni Ege Denizi’ne bağlayan boğazdır. Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan boğazda köprü yoktur. Kıtalar arasında ulaşım feribotlarla sağlanır. Ege, Marmara ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler diğer dünya ülkeleriyle ticaret yapmak için bu boğazı kullanmak zorundadırlar.
    Çanakkale Boğazı’nda üst ve alt olmak üzere ikili akıntı vardır. Üst akıntı Karadeniz’ den gelen az tuzlu suların Akdeniz’e doğru yönelmesinden kaynaklanır. Hızı değişken olan üst akıntının derinliği boğazın Marmara girişinde 20 metreye ulaşırken, Ege çıkışına doğru 10 metreye düşer.
    Çanakkale Boğazı çok çeşitli balıkların göç yoludur. Balıklar mevsimlere göre Karadeniz’den Ege’ye, Akdeniz’e, oradan da Karadeniz’e gider gelirler. Boğazda balık türü hem çok çeşitli, hem çok boldur. İstavrit, kefal, camgöz, kolyoz, levrek, lüfer, orkinos, palamut gibi balıklar en çok avlananlardır. Boğaz bu açıdan en verimli sularımızdan biridir. Ama son yıllarda hızla artan deniz kirlenmesi yüzünden balık türleri ve sayısının azalması endişe verici boyuttadır.