Pasteur Kimdir Neyi Bulmuştur

Konusu 'Eğitim Desteği' forumundadır ve Demir tarafından 18 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Pasteur Kimdir Neyi Bulmuştur Kısaca

    Louis Pasteur , 1822 senesinde Fransa’nın Dura bölgesindeki Dole kasabasında dünyaya geldi .
    Pasteur kimyager ve sonrasında bakteriyolog olarak ikamet ettiği çağda , tıbbın ilerlemesine çok büyük katkılarda bulundu . Ne var ki o tıp doktoru olmadığı amaçlı , 1800′lü yılların doktorları onun teorilerine burun kıvırıyorlardı . Pasteur bunun için hiç aldırmadan çalışmalarını devam ettirdi , nedeni ise Pasteur’ün bakterilerin yada mikropların sahiden var olduklarına ve bunların hastalıklara yol açabileceğine kalan inancı tamdı .

    O kendisinin bildiği yöntemle yaptığı işe ve kendine inancını sürdürerek araştırmalarına devamı etti . Bundan sonra ise ipekböceği hastalığına ve kuduza çare buldu . Pasteur ayrıyeten içtiğimiz sütün bozulmasını önlemenin yöntemini de keşfetti . Burada sütü 140 ( fahrenheit ) derecede otuz dakikalık süreyle ısıtmak ve sonra çabuk bir şekilde soğuttuktan sonra sütü kapalı ve sterilize edilmiş şişelere koymak gerekiyordu . Bu metot sütü mikroplardan arındırmak amaçlı günümüzde de kullanılmaktadır .
    Bu yönteme , Louis Pasteur’ün adıyla ‘Pastörize’ etmek denilmektedir . Pasteur , Strasberg’li Marie Laurent ile evlendi . Birbirlerini çok seviyorlardı . Marie eşini , araştırmalarını her şeyin üstünde tutması amaçlı özendiriyordu . Bu yüzden Pasteur , laboratuar çalışmaları üstünde yoğunlaşabiliyor ve işine gerekli olan süreci ve önemi verebiliyordu .
    Küçük Joseph Meister kuduz bir köpek açısından on dokuz yerinden ısırıldığında , ana ve babası yavrucağı Louis Pasteur’e getirdiler . Bu bilim insanı önce insan üstünde hiç denenmemiş kalan kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt etti . Pasteur bunu ancak , kendisine iştirak eden 2 hekimin , çocuğun kuduzdan her vaziyette öleceğini ve oldukça başarılı olursa ilacın kuduza bir çare olabileceğini söylemesinden sonra denemeye hüküm verdi .
    Pasteur kuduzun çaresini bulmuştu . Louis’nin aşısı ufak Joseph Mearzu eder’in yaşamını kurtardı . Meister büyüdüğünde Pasteur Enstitüsü’nün kapıcılarından biri olacaktı . Nedeni Ise Louis Pasteur’e karşı duyduğu minnet hissi , ömrünün sonuna civarında Enstitü’de çalışmak istemesine ne sebeple olmuştu .
    Pasteur kendine inanan bir insandı . Başkalarının söyledikleriyle değil , kendisinin doğrularıyla yaşamını sürdüren ve sezgilerine güvenen bir bilim insanıydı . 1895 senesinde hayata gözlerini yumduğu güne civarında son derece alçak gönüllü , gösterişiz ve yalın bir hayat devam ettirdi . Yaşlılık senelerinde kişilerin ona gösterdikleri büyük hürmet karşısında şaşkınlığa düşer ve bunu çok komik bulurdu . Bir keresinde Londra’da bir uluslarası tıp kongresine çağrı edilmişti .
    Kongre salonuna girdikten az bir zaman sonra Pasteur kürsüye çağrı edildi . Pasteur’ün yüzünde düş kırıklığına uğramış bunun için benzer bir anlam belirdi . Pasteur , ” İngiltere veliaht ( kral adayı ) Prens’i buraya geliyor olsa gerek ” dedi . ” Keşke dışarda dursaydık . Gelişini de izleyebilirdik böylece . ” Bu içten sözler herkesi çok duygulandırmıştı . Kongre başkanı Pasteur’e ” Hayır Bay Pasteur ” dedi . ” Iştirak Eden sizsiniz . Herkesin onay ettiği ayakta alkışladığı insan sizsiniz . “