Penisilin, Kullanımı Ve Özellikleri

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 14 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Penisilin

    Penisilin, Penicillum Notatum denilen küften 1928 yılında Alexander Fleming tarafından keşfedilmiş bir antibiyotiktir. Daha önceden 1911 yılında İskandinavyalı biri tarafından tanımlansa da, henüz iyileştirici etkisi bilinmiyordu. Fleming Nobel ödülü alan Chain ve Florey ile birlikte 1945 yılında penisilinin kitle şeklinde elde edilmesini sağlamıştır.

    Penisilin grupları nelerdir?

    Doğal penisilinler

    Penisilin V
    Penisilin G
    Sentetik penisilinler
    Amino penisilinler: Amoksisilin, Episilin, Ampisilin, Bakampisilin, Divampisilin, Hetasilin, SiklasilinKarbenisilin, Carboksi, Tikarsilin
    Penisilinaz dayanıklı penisilinler: Oksasilin, Metisilin, Flukloksasilin, Dokssilin, Nofsilin
    Penisilinaz dayanıklı penisilinler genellikle Penisilin G ye karşı dirençli olan stafilokok mikro organizmalarının neden olduğu enfeksiyon tedavisinde kullanılmaktadır. Penisilinlerin dikkatsizce kullanımını nedeniyle mikro organizmaların çoğuna karşı ilaçlara direnç ortaya çıkmıştır. Hastalıklar eskiye oranla daha yüksek dozda penisilinle tedavi edilmeye başlanmıştır. Streptokok bakterilerinin neden olduğu hastalıklarda, daha çok menenjit, pnömani, tonsilit gibi hastalıklarda ilk tercih penisilin ilaçları olmalıdır. Romatizmal kalp hastalıklarında, eklem romatizmasında, nefrit gibi böbrek hastalıklarına neden olan streptokok bakterilerine karşı hala en etkili antibiyotik penisilindir.

    Penisilin yan etkileri

    Penisilin önemli bir ilaç olsa da, istenmeyen yan etkileri de bulunmaktadır. Bunların en önemlisi penisilin alerjisidir. Bu alerji her ilaçta ve her dozda ortaya çıkabilir. Yani sadece penisiline özel bir durum değildir. Vitaminler, ağrı kesici ilaçlarda alerjiye neden olabilir. Bunun tespitinde alerji testleri oldukça yararlı bir uygulamadır. Ancak her zaman doğru sonucu vermeyebilir. Bu nedenle gerek penisilin alerjisinde, gerekse diğer ilaç alerjilerinde buna müdahale edilecek bir ortamda yani sağlık kuruluşunda enjeksiyon yapılmalıdır.

    Alerjik etkisinin dışında penisilinler antibiyotikler içinde zararı en az olanlardır. Penisilin yan etkilerinin çoğu alerjik etkidir. Bu etki tüm penisilinlerde vardır. Sonuçta alerjinin oluşması dozdan kaynaklanmaz. Bu kişinin aşırı duyarlı yapısından olur.

    Anafilaktik çok penisilin grubu ilaçlarda % 5 oranında görülebilir. Oldukça ciddi bir yan etkidir. Bu vakaların % 10 kadarında ölüm gerçekleşir. Bu nedenle hastaya penisilin tedavisine başlanmadan önce, daha önceden penisilin kullanıp kullanmadığı sorgulanmalıdır. Penisilin ilk defa kullanılacaksa, deri testi yapılmalıdır. Fakat bu testin fazla güvenilir olduğunu söylemek güçtür. Alerjik yapısı olan kişilerde bazen testte verilen doz bile öldürücü olabilir. Bazen kişi 10 dozluk penisilin iğnesinin ile 6-7 dozunda alerjik bir reaksiyon vermez. Ancak sonradan 8 dozda alerjik etki görülebilir. Bazen daha önceden penisiline alerjik etki göstermemiş bir kişi, yeni bir penisilin tedavisinde aniden anafilaktik reaksiyon gösterebilir. Penisilinin hastaya uyku hali vermesi de söz konusudur.

    Penisilin kullanılan bazı hastalıklar
    Mesane ve böbrek iltihapları, anjin, meme iltihabı, bakteriyel zatürre, akciğer apsesi, iltihaplı cilt yanıkları, göz içi iltihabı, prostat iltihabı, kemik iltihabı, farenjit, orta kulak iltihabı, kan zehirlenmesi, beyin apsesi, larenjit gibi hastalıklar penisilinle tedavi edilir. Yapılan araştırmalar beta laktamaz enzim üreten bakteri grubunun penisilinlere karşı oluşturduğu direncin kırılmasında başarılı sonuçlara ulaşmıştır. Penisilin tıbbi alanda uygulanan tedavilerde oldukça yararlı bir antibiyotik ilaç olduğunu kanıtlamıştır. Ancak bilinçsizce penisilin kullanımından kaçınılmalıdır. Bu sadece bakterilerin penisiline direnç göstermesine neden olur.