Peygamber Efendimiz Bir Gününü Nasıl Geçirirdi

Konusu 'Hz Muhammedin Hayatı' forumundadır ve Yavuz tarafından 27 Ağustos 2012 başlatılmıştır.

  1. Peygamber Efendimiz Bir Gününü Nasıl Geçirirdi

    Peygamber Efendimiz Bir Gününü Nasıl Değerlendirirdi Hakkında Bilgi​


    Cenabı Allah elçisi Rasululah Efendimizi bizim kendi mislimizden yani insan olarak göndermiştir ki; getirdiği emir ve yasakları uygulayabilelim. Yaşam tarzını hayatımıza aktara bilelim. Allah Resûlü yatsı namazını erkenden kılardı. Uyumadan önce Kur’ân-ı Kerim’den İsrâ, Zümer, Hadîd, Haşr, Saf, Tegâbün ve Cum’a gibi sûreleri okurdu. Her zaman sağ tarafına yatar ve sağ elini yanağının altına koyarak uyurdu. Bazen basit bir döşek üzerinde, bazen bir deri üzerinde, bazen hasır üzerinde, bazen de çıplak toprak üzerinde uyurdu.

    Gece ibadetine ayrı bir önem verir, ayakları şişinceye kadar namaz kılardı. Geceleyin sekiz rekâtı art arda kılardı. Şayet geceleyin kılamadıysa gündüz bunun yerine 12 rekât kılardı. Teheccüd namazında ise çok uzun sûreler okurdu. Mesela Bakara sûresi, Âl-i îmrân sûresi ve Nisa sûresi gibi.

    Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yatarken abdest suyunu ve misvakını başucuna koyar, uyanınca önce dişlerini misvaklar, sonra abdest alır ve seccadesinin üzerinde namaz kılardı. Sabah ezanı ile birlikte kalkar, abdestini aldıktan sonra sabah namazının iki re*kât sünnetini kılardı. Fakat farz olan iki rekâtta ge*nellikle uzun sûreler okurdu.

    Cuma namazlarında insanların önemli ihtiyaçlarıyla ilgili hutbe okurdu. Ashab mescidde toplanınca Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) son derece sade bir şekilde evden çıkar, mescide girer, insanları selamlardı. Sonra minbere çıkar, arka*sından insanlara dönerek selam verirdi. İç ezan okunduktan sonra hemen hutbeye başlardı. Öğüt verme veya uyarma için hutbe verirken insanlar usanıp yılmasınlar diye ara verirdi.

    Yolculuklarında önce mübarek eşlerine kura çektirirdi. Kimin adı çıkarsa yolculukta yanına onu alırdı. Perşembe günü yola çıkmayı sever ve sabah erkenden hareket ederdi. Ordu*yu bir sefere göndermesi gerekirse onu da aynı zamanda gönderirdi. Bineğin yanına gelip de ayağını üzengiye koyduğu sırada, “Bismillah” der, semer üzerine oturunca da üç kere tekbir getirir, arkasından da şu ayeti okurdu:

    “Bunu bizim emrimize veren Allah’a hamd ve sena olsun. Hâlbuki biz onu kendimize boyun eğdiremezdik. Ve biz Rabbimize doğru dönenleriz.” (Zuhruf, 43/13)

    Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) sabah namazını kıldıktan sonra seccadenin üzerine diz çökerek otu*rur, güneş iyice doğuncaya kadar beklerdi. Bu zaman diliminde ashap O’nun etrafında oturarak nasihatlerini dinlerdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) genellikle rüya gören olup olmadığını sorar, görmüşlerse onları yorumlardı. Bazen de kendi gördüğü rüyaları anlatır ve yorumlardı. Sonra normal sohbete geçilirdi.

    Zaman zaman Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) güneş biraz yük*selince kuşluk namazı olarak bazen dört, bazen de sekiz rekât namaz kılardı. Daha sonra evine gider, evdeki işlerle meşgul olurdu. Öğle namazını kıldıktan sonra kaylule yapar, ikindi namazını kıldıktan sonra da eşlerini ziyaret ederdi. Akşamleyin bütün eşleri bir evde toplanır, onlarla sohbet ederdi. Yatsı na*mazı için mescide gider, namazdan sonra odasına döner, eşleri de kendi odalarına gitmek üzere ayrılınca uykuya çekilir, yatsı namazından sonra konuş*mayı sevmezdi.
    [​IMG]