Peygamber Efendimizin abdest duaları

Konusu 'Dini Bilgiler' forumundadır ve Demir tarafından 14 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. Peygamberimizin abdest duaları

    İbadet üzerine yazılan eski ve yeni birçok kaynakta abdest alırken okunması müstehap olan dualardan bahsedilmektedir. Mesela İmam Gazali, İhya adlı eserinde “Abdestin Keyfiyeti” adıyla açtığı kısımda abdestin nasıl alınacağından bahsederken, abdest dualarını da vermektedir. Benzeri bir şekilde Molla Hüsrev (885/1479) de Gurer ve Dürer isimli eserinde, “Abdestin Edepleri” kısmında abdest dualarını zikretmektedir. Her iki eserde de bu dualar hadis olarak geçmez.
    Günümüzde de birçok kaynakta ve internet sitelerinde bu dualar yer almaktadır. Bu eserlerde yer alan dualar arasında bazı farklılıklar olmakla beraber genellikle şu dualara yer verilmektedir:
    Ağzın yıkanması esnasında “Allahumme eskınî min havdı nebiyyike ke’sen lâ azma’u ba’dehû ebedâ” (Allah’ım, bana peygamberinin havuzundan öyle bir kadeh içir ki, ondan sonra bir daha susamıyayım),
    Burnun temizlenmesi sırasında “Allahumme lâ tuharrimnî râyihate na’imike ve cinânike” (Allah’ım, bana ni’metinin ve cennetlerinin kokusunu haram kılma),
    Yüzü yıkarken “Allahumme beyyid vechî bi-nûrike yevme tebyeddu vucûhun ve tesveddu vucûh” (Allah’ım, bazı yüzlerin beyazlanacağı, bazı yüzlerin kararacağı günde yüzümü ağart),
    Sağ kolu yıkarken “Allahumme a’tınî kitabî bi yemînî ve hâsibnî hisâben yesîrâ” (Allahım kitabımı sağ tarafımdan ver ve hesabımı kolaylaştır),
    Sol kolu yıkarken “Allahumme lâ tu”tınî kitâbî bi-şimâlî velâ min-verâ’i zahrî velâ tuhâsibnî hisâben şedîdâ” (Allah’ım, kitabımı sol tarafımdan ve arkamdan verme, beni zor bir hesaba çekme),
    Başı meshedirken “Allahumme ğaşşinî bi-rahmetike ve enzil aleyye min berakatik”
    (Allah’ım, başımı rahmetinle ört, üzerime bereketlerini indir),
    Kulakları meshederken “Allâhumme’c'alnî minellezîne yestemi’ûne’l-kavle fe-yettebiûne ahseneh” (Allah’ım, beni, sözü işitip sözün en güzeline uyanlardan eyle),
    Boynu meshederken “Allâhumme a’tik rakabetî mine’n-nâri vehfeznî mine’s-selâsili ve’l-ağlâl” (Allah’ım boynumu cehennemden âzâd eyle ve beni zincirlerden, bağlardan koru),
    Sağ ayağı yıkarken “Allâhumme sebbit kademeyye alas-sırâtı yevme tezillu fîhi’l-akdâm” (Allah’ım ayakların kayacağı günde ayaklarımı Sırat üstünde sağlam tut),
    Sol ayağı yıkarken “Allâhumme’c'al-lî sa’yen meşkûran ve zenben mağfûran ve ticâraten len tebûra” (Allah’ım, bana beğenilecek bir çalışma ver, günahımı affedip makbul amel ve kârlı bir ticaret ihsan eyle) dualarını okur.
    Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu dualar Hz. Peygamber’den nakledilen ve temel kaynaklarımızda geçen sağlam hadisler değildir. Başka bir deyişle, peygamberimiz bu duaların hiçbirini abdest esnasında okumamıştır.
    İbnu Hibban, Enes’ten nakledilen bu hadisi Abbad b. Süheyb isimli Basralı ve kaderilikle suçlanan bir ravinin uydurduğunu açıkça ifade etmektedir . Kenzul Ummal’de buna benzer bir rivayet Hz. Ali vasıtasıyla nakledilmekte ve hadisin isnadında bulunan Harice b. Mus’ab nedeniyle uydurma olduğu vurgulanmaktadır. Çünkü alimlere göre Harice isimli bu ravi “yalancı”, “terkedilmiş” ve “rivayetleri arasında uydurmalar olan” bir kimsedir.
    Yine Kenzul Ummal’de yukarıdaki dualarla büyük benzerlik arzeden başka bir rivayet verilmekte ve ardından “rivayetin isnadında durumu bilinmeyen birçok ravinin olduğu, bunlar arasında durumu bilinen Ahmed b. Mus’ab el-Mervezi’nin hadis uydurmakla suçlandığı” ifade edilmektedir.
    Aynı eserde benzer bir rivayet nakledildikten sonra onun da Asram b. Havşeb isimli ravi tarafından uydurulduğu kaydedilmektedir .
    İbnu Hacer’in naklettiğine göre Nevevi bu hadisin “aslının olmadığını”, İbnus Salah “abdest duaları konusunda sahih bir rivayetin bulunmadığını” söylemektedir .
    İbnul Cevzi konuyla ilgili hadisi Enes tarikinden vermekte ve ardından “peygamberden böyle bir sahih hadis gelmemiştir” diyerek hadise “uydurma” hükmünü vermektedir .
    Şevkani ve Fetteni gibi ilim adamları da bu hadisin uydurma olduğu fikrindedirler.
    Bu duaların peygamberimiz tarafından okunmadığı, sonraki dönemlerde yaşamış alimler tarafından ortaya konduğu müslümanlar tarafından bilinmelidir. Bu durum, abdest alırken bu duaları okumanın gerekli olmadığının bir göstergesidir. Abdest duaları “peygamberimizin sünneti olmamakla beraber, “öncekilerin sünnetidir”. Bir müslümanın abdest dualarını bu gerçeği bilerek okumasında fayda vardır.
    İlim adamlarımızın bu ve benzeri uygulamaları göstermektedir ki, Kur’an’ın ve Peygamberimizin dışında, müslümanların da dini mahiyet arzedebilecek uygulama ve düşünceler geliştirme hak ve yetkileri bulunmaktadır. Din sadece vahiyle oluşmuyor. Dinde vahyin dışındaki uygulamalar da esaslı bir rol alabiliyor. Kur’an-ı Kerim, peygamberin sünneti, sahabenin sünneti, ulemanın söz ve uygulamaları, müslüman toplumun faydalı ve doğru bulduğu hususlar, gelenek ve görenekler ve daha birçok unsur dini oluşturuyor. Dini Kur’an veya vahiyle sınırlandırmak hareketlerimizi daraltmakta ve bir anlamda düşünce ve davranış alanımızı sınırlandırmaktadır. Kur’an ve peygamberimizin uygulamaları inananların Kur’an ve Sünnet merkezli geniş bir alanda yürümeleri gerektiğini ifade etmektedir. Kur’an-ı Kerim ve peygamberimizin sünnetinde bu hususu doğrulayan ve destekleyen sayısız örnekler bulunmaktadır. Yeri geldiğinde bu örneklere temas edilecek ve konu değişik açılardan aydınlatılacaktır.
    Bu noktalar göz önüne alınacak olursa, abdest alınırken mutlaka bu duaların okunması gerekmemektedir. Kişi gerekli gördüğünde kendi dilinde bir takım dualarda da bulunabilir. İnsanın abdest alırken kendi dilinde, kendi anlayacağı şekilde dualarda bulunması yüce Allah’ın ona aynı sevabı vermesi için yeterli olacaktır.