Peygamber Efendimizin Miraca Çıkarken Gördükleri

Konusu 'Hz Muhammedin Hayatı' forumundadır ve Nehir tarafından 17 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. Peygamber Efendimiz Miraçta Neler Gördü

    Miraç, yaşanan mucizelerin en büyüğüdür. Miraç gecesinin varlığı inkar edilemez. Çünkü Kur'an-ı Kerim'de ayetlerle anlatılmıştır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) miraç gecesinde gördüklerini şöyle anlatmıştır:

    1- “Göğe çıkarıldığım gece Cebrail (as)’ı gördüm, Allah korkusundan eski kilim gibi titriyordu.” (Ramuz el Ehadis:353/6)

    2- “Efendimiz (sav), “Miraçta ümmetler bana gösterildi, ümmetimin çokluğu beni sevindirdi. Razı oldun mu? diye bana soruldu,ben de evet razıyım, dedim. Yetmiş bin kişi hesapsız Cennete girecek, denildi. Bunlar kin tutmayan, efsun ettirmeyenler, Allah(cc)’ya tevekkül edenler” dendi, der.

    3- “Miraca götürüldüğüm gece cennette yüksek seviyede yapılmış köşkler gördüm.” Cebrail’e:

    - “Bunlar kimin içindir, diye sordum.” Cebrail şöyle cevap verdi:

    - “Öfkesini yenenler ve insanları af edenler içindir.” (Age.287/11)

    4- Karınları şiş kimseler gördüm. Firavun taifesi onları çiğniyorlardı.

    -Kim bunlar, dedim. Cebrail:

    -Faiz yiyenler, dedi.

    5-Bazısı pislik yiyor, bazıları avret yerlerinde bir yama ile hayvanlar gibi otluyor, bazıları memelerinden, bazıları ayaklarından asılı bir topluluk gördüm:

    -Kim bunlar,diye sordum.Cebrail:

    -Zina eden,çocuklarını öldürenlerdir,dedi.

    6-Kendi etlerini yiyenler, derilerinden kesilip ağızlarına tıkılanlar gördüm.

    -Kim bunlar? diye sordum, Cebrail:

    -Dedikodu yapanlar, dedi.

    7-Eken, hasat yapan bir topluluk gördüm. Hasat tamamlanır tamamlanmaz olduğu gibi ekinlerin yerine geldiğini gördüm:

    -Bunlar kim? dedim. Cebrail;

    -Bunlar Allah yolunda gayret sarf edenlerdir, dedi.

    8-Başları taşla ezilen bir topluluğa rastladım. Başlar eziliyor kısa zamanda eski haline dönüyor, tekrar eziliyordu.

    -Kim bunlar? dedim. Cebrail(as);

    -Başları secdeye varmayan ve namaz kılmayan kimselerdir, dedi.

    9-Bir demet odun toplayan, fakat taşıyamayanlar gördüm.

    - Kim bunlar? dedim. Cebrail(as);

    -Emanete ihanet edenler, dedi.

    10-Dil ve dudakları kesilen, kısa zamanda iyileşen, tekrar kesilenler gördüm.

    - Kim bunlar? dedim. Cebrail(as);

    -İnsanları, fitneye çağıran, aralarına fitne sokanlardır, dedi.

    11- Dudakları deve dudağı gibi kimseler vardı. Parça parça et kesiliyor, ağızlarına da ateşten taş koyuyorlar, taşlar dübürlerinden çıkıyordu.

    - Kim bunlar? dedim.Cebrail(as);

    -Hak yiyenler, dedi.

    12- Bir topluluk gördüm önlerinde sofra vardı. Sofra güzel yemeklerle donatılmıştı, onlar o yemekleri bırakıp pislik yiyorlardı.

    -Kim olduklarını sordum.

    -Helal eşlerini bırakıp harama yönelenlerdir, denildi.

    Allah Resulü, görülmesi hoş olmayan bu manzaraları görmüş, ibret almamız için bize anlatmıştır. Ayrıca bu olaylar, Allah’ın bize mesajlarıdır. Bundan başka Allah Resulü şu manzaralarla da karşılaşmıştır.

    13- Miraç gecesi, bir kavme uğradım ki;karınları evler gibi şiş idi. Bu şiş karınlar, yılanlarla dolu idi ve yılanlar dışardan gözüküyorlardı.Ben “Ey Cebrail!Bunlar kimlerdir? diye sordum.” “Bunlar faiz yiyenlerdir’’dedi. (Kütüb-i Site:17/264 + Ramuz el Ehadis:15/6)

    14- “Miraca çıkarken Kudüs’e yakın bir yerde Musa Peygambere uğradım. Kabrinde uyakta namaz kılıyordu.” (Age:15/4)

    15- “Miraca çıkarken bir topluluğa rastladım. Dudakları ateşten makaslarla kesiliyordu. Ardından dudaklar tamamlanıyordu. Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir? diye sordum. Bunlar senin ümmetinin hatipleridir, yapmadıklarını söylerler, Kur’an-ı okurlar fakat onunla amel etmezlerdi” dedi. (Age:15/5)

    16- “Adem’in sağında güzel koku çıkaran bir kapı,solunda da kötü koku çıkaran bir kapı vardı. Sağdaki kapıya bakıp gülüyor, soldaki kapıya bakıp ağlıyordu. Cebrail(as) sordum:

    -Bu kimdir?

    -Baban Adem, sağdaki cennet kapısıdır. İnsanların oraya gittiğini görünce gülüyor. Soldaki kapı cehennem kapısıdır. İnsanların oraya gittiğini görünce ağlıyor.” (Büyük Hadis Külliyati:5/52) dedi.

    Bunların hepsi vahyin bir parçasıdır. Her Müslüman bu olayları göz önünde tutarak yanlış yapmamaya çalışmalıdır.

    17- “Miraç gecesi cennetin kapısı üzerinde şu yazıyı gördüm:”Borç verme sadakadan efdaldır.” sebebini sordum.Cebrail:”Dilenci, yanında çoğu zaman para olduğu halde sadaka ister.Borç yiyen ise, ihtiyaçtan dolayı ister.”dedi.”

    18- Miraç gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım.Bakır tırnaklarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı.

    “Ey Cebrail! Bunlar da kim?” diye sordum. Cebrail(as) şöyle buyurdu:

    “Bunlar, insanların etlerini yiyenler (gıybetini yapanlar) ve ırzlarını (şereflerini) çiğneyenlerdir.” (Ebu Davut Edep:40)

    Allah Resulü miraçta daha bir çok olayla karşılaşmış ve ibret verici manzaralarla karşılaşmıştır. En ibretli olaylardan biri de şudur:

    19- Semure İbn’u Cündeb (ra) şöyle anlatır:

    Bir sabah Allah Resulü her zaman sorduğu gibi :

    -Sizden rüya gören yok mu?diye sordu.Kendisinin rüyasını anlattı:

    “Bana iki kişi geldi, “yürü” dedi, yürüdük. Yatan bir adamın yanına geldik. Yanın da da elinde kocaman bir taş olan adam duruyordu. Adam o taşı o adamın başına vuruyordu. Böyle devam edip gidiyordu. Ben:

    “Sübhanelleh,nedir bu hal?” dedim.

    -Yürü!Yürü! dediler.Yürüdük, sırtüstü yatan birinin yanına geldik.Onun yanında da elinde kancalar bulunan bir adam duruyordu.Bu demir çengelle yüzünün bir tarafını parçalıyordu. Sonra diğer yüzünü parçalıyordu. İyileşince tekrar bu işi yapıyordu. Ben:

    -“Sübhanelleh, nedir bu hal?” dedim. Yürü!Yürü! “ dediler.

    Yürüdük. Fırın gibi bir yere geldik.Bir adam nehirde yüzüyor. Bir adamda yanındaki taşlarla o adamın her kenara gelişinde o taşları ağzına atıyordu. Bu kim dedim.” Yürü!Yürü! dediler.

    Çirkin görünümlü bir adamın yanına geldik. Böyle çirkin birini görmemişsinizdir.Adam ateş yakıyor etrafında dönüyordu. Kim bu diye sordum.”Yürü” dediler. Yürüdük. Büyük bir ağacın yanına geldik.Bu ağaç büyük ve güzeldi.Beraberce ağaca çıktık. Altın ve gümüş malzeme ile yapılmış evler gördük. Bizi,bir yarısı güzel,bir yarısı çirkin insanlar karşıladı. Yanımdakiler onlara bir nehir gösterip “gidin,yıkanın” dedi.Onlar yıkandı ve çirkinlikleri yok oldu. Bana oranın cennet olduğunu söylediler.Makamımı gösterdiler.Girmek istedim, sokmadılar.

    Onlara sordum.Bana şöyle anlattılar:

    - Taşla başı yarılan,Kur’an-ı ve namazları terk edendir.

    - Yüzü parçalanan,yalan söyleyen,etrafa yalan yayan kimsedir.

    - Fırındakiler,zina yapanlardır.

    - Kan nehrinde yüzüp ağzına taş atılan,faiz yiyendir.

    - Ateş yakıp etrafında dönen, cehennem bekçisidir.

    - Bahçedeki uzun boylu, İbrahim (as) dır. Çocuklar ise buluğa ermeden ölen çocuklarıdır.Biri:

    - Müşriklerin çocukları da mı? diye sordu.

    Peygamber:

    - Evet dedi ve anlatmaya devam etti.

    - Yarısı güzel yarısı çirkin olanlar,hem iyi hem de kötü amel işleyenlerdir. (Prof. Dr. İ. Canan Hadis Ans: 3/427)

    Günahlardan, haramlardan kaçalım.Nasıl kaçalım?

    - Miraçta peygamberin gördüklerini hatırlayarak,

    - Allah’ın günahtan vazgeçene vereceği sevabı düşünerek,

    - Allah’ın azabını göz önüne getirerek,

    - Cenneti cehennemi düşünerek,

    CEHENNEM EHLİ

    Cehennem ehli, dünyada iken inanmayan inandığı halde isyan edip günah işleyen ve af edilmeyen kimselerdir.

    Cenab-ı Allah: “Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helake götüreceğiz.” (Araf:182)

    -“En büyük ateşe giren kötü kimselerdir.” (A’la:13)

    - Onlara: İçinde ebedi kalacağınız cehennemin kapısından girin; kibirlenenlerin yeri kötüdür, denir.’’ (Zümer:72)

    -“Kafir olarak ölenin yaptığı bütün iyi işler boşa gider.” (Bakara:217) buyrularak cehennem ehlinin bazı özelliklerini haber vermiştir.

    Bu konuda Peygamber (as)’da şöyle buyurur:

    -“ Kıyamet günü kafire şöyle denilecek:

    -Şayet senin yer dolusu altının olsa, (bu azaptan) kurtuluşun için (onu) feda eder miydin?Görüşün nedir? Denilecek.O:

    -Evet,(verirdim) diyecek.

    Bunun üzerine kendisine (şu acı hakikat) hatırlatılacak:

    - (Halbuki dünyada) senden, bundan daha kolay olanı istenilmişti (de yapmamıştın!)” (Müslim, Sahih, 8/134)

    -“Size cehennem ehlini haber vereyim mi? Bunlar kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.” (İ.Canan Hadis Ans:14/270)

    Mevlamız şöyle buyurur:

    “(Ahiret Günü’nü,Cennet ve Cehennem’i) inkar edenler (emirlerimizi ve yasaklarımızı ihtiva eden) ayetlerimizi yalanlayanlar (ve bu inkar ve yalanlama içinde ölenler) yok mu?

    Onlar Cehennemlikdirler. Orada ebedi olarak kalacaklardır.”

    Amelsiz kişi de tehlikenin içindedir. Aşağıda sunacağımız Kur’an ve Sünnet açıklamaları amelsizlerin nasıl bir tehlike içinde bulunduklarını göstermektedir.

    Müddesir Suresi Ayet 4-47:

    “(Cennet yaranı olan mü’minler Cehennemlik) günahkarlara soracaklar. Sizi bu ateş azabına sürükleyen ne oldu?

    Onlar da şöyle diyecekler:

    Biz namaz kılanlardan değildik.

    Biz (zekatlarımızla) yoksulları doyurmazdık.

    Biz (hayata müslümanca bakarak gerçeği göremediğimiz için batıl yaşantılara ) dalanlarla birlikte batıllara dalar-giderdik.

    Biz Kıyamet Günü’nü de yalanlardık.’’

    Evet Peygamberimiz tehlikeye değinen hadislerinde şöyle buyurmaktadır.

    “Allah, alkollü içkiler içen (tevbesiz) kişiye Cehennemliklerin irinlerinden içirmeye and içmiştir.”

    “Karaborsacılar tövbesiz katillerle birlikte Cehennemde azab göreceklerdir.”

    “Zina eden erkekler ve kadınlar,kabirlerinde çıplak olarak tıkılacakları ağzı dar tabanı geniş b ir fırında azablanacaklar. Alevler alttan geldikçe yükselecek çekildikçe yuvarlanacaklar.”

    “…Her azgın mizaçlı,hayrı engelleyici,kibirli kişi Cehennemliktir.” (Taç 3/143)

    -“İçki müptelası kabrinden kalkar.İki gözü arasında “Allah’ın mağfiretinden mahrumdur” yazılıdır. Faiz yiyen kalkar.” İki gözü arasında: “Allah’ın yanında değeri yoktur.” yazılıdır. İnkar eden de kalkar onun da iki gözü arasında: “Ya kafir ateşten yerine hazırlan” yazılıdır.” (Rumuz: 508/1)

    Bu ayet ve hadislerde cehennem ehlinden olmaya neden olan işler haber verilmiş ve uyarı yapılmıştır. Buna göre kimse “bilmiyordum, haberim yoktu” diyemeyecektir.

    Mustafa Öselmiş