Plankton nedir? Özellikleri

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 14 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Plankton

    Plankton; dolaşan, gezen ve sürüklenen anlamına gelen Yunanca' da Planktos kelimesinden türemiştir. Plankton çoğul bir ifadedir. Tekil olarak Plankter ve Planktont olarak ifade edilir. Tek hücreli organizmalar olup herhangi bir hareket kabiliyetine sahip değillerdir. Bu kavram, biyolojide ve denizcilik alaninda kullanılmaktadır. Boyutları oldukça küçük olan bu organizmalar sadece mikroskobik ortamlarda görülebilir ve deniz akıntılarıyla hareket ederler. Planktonlar besin ağı ve zincirinin ikinci basamağını oluştururlar.

    Planktonlar, özellikle üreme dönemlerinde okyanusların belirli bölgelerinde toplanırlar. Bu üreme dönemleri mevsimlere göre değişkenlik gösterir. Bir araya gelen milyarlarca planktonu çıplak gözle görmek mümkün olmaktadır. Planktolanların 2 çeşit türü bulunmaktadır. Bu türler hayvansal ve bitkisel planktonlardır. Bitkisel planktonlar fitoplanton, hayvansal planktonlar ise zooplankton olarak adlandırılır. Planktonlar; okyanuslar, denizler, çeşitli akarsularda, derelerde ve buzul bölgelerde yaşamsal faaliyetlerini devam ettirirler. Bitkisel planktonlar diğer tüm bitkiler gibi fotosentez yapma özelliğine sahiptirler. Planktonlar gündüz saatlerinde suyun üst tabakalarına çıkarken, geceleri ise daha derinlere yönelme eğilimindedirler. Ayrıca planktonların da diğer canlılar gibi ekosistemde önemli görevleri vardır. Kokkolit adı verilen planktonlarda bunlardan biri. Dimetil ve Sülfür adı verilen kimyasal maddelerin atmosfere salınması görevini üstlenmişlerdir. Atmosferde oksijen ile etkileşime girerek Sülfat meydana gelir. Sülfat, özellikle atmosforde su buharının yoğunlaşmasına önemli derecede katkıda bulunur.

    Planktonlar
    , denizlerde yaşayan birçok canlı için ana besin kaynağıdır. Görevleri son derece önemli olan bu canlı türü ne yazık ki son zamanlarda küresel ısınma nedeniyle, sulardaki Ph değerinin düşmesiyle yaşam alanları daralmıştır. Çünkü, planktonlar sudaki düşük Ph değerinde tek hücreli organizmalar oldukları için yaşayamazlar.

    Plankton çeşitli araştırmacılar tarafından ise;
    • Işık durumuna,
    • Topoğrafik durumuna,
    • Şekillerine,
    • Boyutlarına,
    • Dağılış seviyelerine,
    • Biyolojik özelliklerine,
    • Yaşadıkları ortama,
    • Türlerin birey sayılarına göre gruplandırılırlar.
    Geçtiğimiz günlerde, Marmara Denizindeki kirliliğin ulaştığı boyut gökyüzünden bile çok net görülebiliyordu. Aşırı kirlilik suyun rengini değiştirmiş durumda. Uzmanlar ise, Kirlenme artışına bağlı olarak, son 15 yılın en büyük plankton patlaması yaşan Marmara'nın ciddi bir tehditle karşı karşıya kaldığını dile getirmekteler. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr. Bayram Öztürk, 2000 yılında tüm yıl boyunca 2 kez plankton patlaması yaşanırken, bu durum 2015 yılının ilk 4 ayında toplam 5 kez plankton patlaması yaşandığını ve sulardaki kırmızıya çalan renk değişiminin apaçık göründüğünü dile getirmiştir. Marmara Denizi' ni çevreleyen belediyelerin atıklarını Marmara'ya aktarmaları, alınan tedbirlerin de yetersiz oluşu, böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızın bir göstergesidir. Bu durumun düzeltilmesi için ise ciddi yatırımların yapılması gerekmektedir.