Plasenta Nedir? Kısaca

Konusu 'Biyoloji' forumundadır ve Chanyeol tarafından 15 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. Chanyeol

    Chanyeol Süper moderatör Yönetici

    Plasenta

    Plaseta, halk arasında bebeğin eşi olarak da adlandırılan, anne karnındaki bebeğin gelişimi için ihtiyaç duyulan her şeyi anneden temin eden ve anne bebek arasında bağ kuran bir organdır. Bebeğin hareketlerini engellemeyecek şekilde, bebeğin hemen yanında bulunur. Ona zararı değil, oldukça fazla faydası olur. Gebeliğin üçüncü aylarında oluşumu tamamlanır. Bir tarafı anne karnına, bir tarafı da bebeğe bağlı olan bu organ, dolayısıyla hem fetüse (bebeğe) hem de anneye aittir. Bebeğin kan yoluyla beslenmesini de sağlar. İç tarafı tırtıklı ve pürüzlü, dış yüzeyi ise kaygan ve pürüzsüzdür. 2-3 cm arasında değişen kalınlığı ile keseye benzeyen bir yapısı vardır. Yapısal olarak esnek ve sağlam bir yapıya sahiptir. Bu sebeple hemen dolaşıp sıkışmaz.

    Plasentanın oluşumu,
    aynı fetüs oluşumu gibi döllenmiş yumurta sayesinde meydana gelir. Babanın sperm hücreleri ile annenin yumurta hücreleri birleşir ve bölünüp çoğalırlar. Daha sonra bu hücrelerden bir topluluk birleşerek bir tarafta bebeği yani fetüsü, diğer tarafta da plasentayı oluştururlar. Bebeğin göbeği ile plasenta arasında uzun bir boruya benzeyen bebek kordonu oluşur. Bu da anne ile bebek arasında beslenmeyi sağlar.

    Fetüs ile annenin kan dolaşımları farklıdır ve bu kanlar asla birbirine karışmaz. Plasentanın içinde ince bir zar besin ve minerallerin anneden bebeğe geçişini sağlar. Bu zar, bazı maddelerin bebeğin kanına geçmesini engellerken bazı maddelerin geçişini ise engelleyemezler. Bu nedenle, hamile bayanların yediklerine içtiklerine çok dikkat etmeleri gerekir. Özellikle sigara, alkol ve uyuşturucu gibi zararlı maddelerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Ayrıca doktor tavsiyesi olmadan ilaç da kullanılmamalıdır.

    Plasentanın Görevleri
    • Gebelik süresi boyunca anneden gelen protein, vitamin, mineral ve glikozun geçişini sağlamakla birlikte karbondioksit ve atıkların da bebekten anneye geçmesi ve atılması en önemli görevidir.
    • Başka bir görevi de gebeliğin devamını sağlamak ve bazı hormonları salgılayarak organizmayı doğuma hazırlamaktadır.
    • Fetüs için mide, bağırsak, böbrek, akciğer ve karaciğer gibi organların görevini de yerine getirir.
    • Gebelik dönemi boyunca östrojen ve progesteron hormonu salgılamak da plasentanın görevidir.
    • Plasenta akıllı hücrelerden oluştuğu için, gebelikte anne adayı kansere yakalansa bile plasenta kanserli hücrelerin fetüse geçişini engellemektedir.
    • Plasenta, bebeğin zamanla değişen ihtiyaçlarına göre çözüm üretmektedir.
    Doğumdan sonra plasenta, anne rahminden ayrılır ve dışarıya atılır. Doğumdan sonra ağırlığına bakıldığında yaklaşık yarım kilo kadardır. Plasenta genellikle doğumdan en fazla beş dakika sonra doktor yada ebe tarafından alınır. Fakat bazen bu süre uzayabilir. Plasenta rahime yapışık durumda olabilir. Nadir bir durum olan bu süreçte elle veya ameliyatla plasenta alınır. Bu işlem önemlidir çünkü doğum sonrasında anne karnında plasenta kalıntısı kalmamalıdır. Fakat elle kazıma şeklinde alınan plasentaya dikkat etmek gerekir. Daha sonraki hamileliklerde plasenta, olması gereken yerde değil kazınan yerde yani daha ileride olabilir. Bu da bebek ve anne için tehlike oluşturabilir. Böyle durumlarda genellikle sezaryen tercih edilir. Maalesef çok nadir de olsa bazen bu durum rahmin alınmasına bile sebebiyet verebilir. Bu yüzden doğum yaptıran doktor, plasenta alımında çok dikkatli davranmalıdır.