Radyo frekansı nedir

Konusu 'Ödevmatik' forumundadır ve Nehir tarafından 1 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. Radyo frekansı nedir nasıl oluşur

    Genel olarak saniyedeki titreşim sayısı ile belirtilen frekans, belirli titreşim dizilerinin hangi sıklıkta olduğunun ve kaç tekrarlı olarak gerçekleştiğinin ölçülmesiyle bulunur. Genel olarak insanlar frekansı bir fizik kavramı olarak düşünse de, matematik de frekans kavramının kullanıldığı bir bilim dalıdır. Matematiksel ifadeyle frekans, herhangi bir periyodun çarpma işlemine göre tersidir. İncelenen olayların frekansının ölçülmesi için öncelikle ilgili olayın hangi zaman aralıklarında kaç defa tekrar ettiğinin incelenmesi gerekir.

    Radyo frekansları da bu incelemeler sonucunda 3 Hz ile 30 Ghz arasında değişen frekansların genel ismidir. Radyo frekansı aralığının belirlenmesinde incelenen olay, alternatif akıma sahip olan elektrik sinyalleridir. Frekans tanımında olduğu gibi zaman aralığı ve tekrar sayısı ölçülen alternatif akım elektrik sinyallerinin, 3 Hz ile 30 Ghz aralığında olduğu saptanmıştır ki, bu aralık radyo dalgalarının iletildiği ve RF(Radio Frequency) olarak bilinen aralığını ifade etmektedir.

    Elektrik devresindeki titreşimler aracılığı ile yapılan radyo yayını, günümüzde insanoğlunun kullandığı birçok mekanik cihazın frekans aralığının dışında kalmaktadır. Alternatif akımlı elektrik akımının sahip olduğu bu özel frekans aralığı insanların radyo dalgalarını iletmesi ve alması konusunda büyük kolaylık sağlar. Farklı cihazların ya da sistemlerin frekansları ile karışmayan radyo dalgaları, başarılı bir şekilde iletişim kurulmasını sağlamıştır. 3 Hz ile başlayan “ELF” aralığından 30 Ghz ile başlayan “EHF” aralığına kadar tüm radyo frekansı genişliği, insanların radyo dalgalarını rahat bir şekilde kullanabilmelerini sağlayacak özelliktedir.

    İnsanlar da titreşimler yani frekanslar aracılığı ile duyduğundan, bazı frekans aralıklarına tepki gösterir. Ancak 20 hz ile 20 Ghz aralığındaki frekansları algılayabilen insan kulağı, ELF gibi 3 Hz frekansından başlayan ve bu nedenle de “Aşırı Düşük Frekans” olarak tanımlanan titreşimleri algılayamaz. Aynı şekilde 30 Ghz ile 300 Ghz aralığında olan EHF frekansı da, insan kulağının algılayabildiği titreşim sayısının oldukça üstündedir. Radyo dalgalarının farklı aralıklarda frekanslara sahip olması insan yaşamı için birçok pratiklik sağladığı gibi elektronik cihazların kullanımını da büyük ölçüde kolaylaştırır.

    Evlerde bulunan tüm elektrikli eşyaların üzerine yazan “AC 220V 50 Hz” benzeri ifadeler, bu cihazın 220 Volt değerindeki ve 50 Hz titreşim özelliğine sahip olan alternatif akımlı elektrik ile çalıştığını göstermektedir. Radyo dalgaları da herhangi bir “somut bağlantı” kullanılmasına gerek kalmadan gaz yuvaları sayesinde bilgi taşınmasına imkan sağlamaktadır. Ayrıca birçok elektro mıktanıs yapıya sahip dalga ile kıyaslandığında radyo dalgaları, uzun bir dalga boyuna sahiptir. İnsanoğlunun radyo frekansları üzerinde yaptığı araştırmalar, kızılötesi ve morötesi ışınların da günümüzde kullanılabilmesini sağlamıştır.