Ramazan ile ilgili Ayetler

Konusu 'Dini günler ve geceler' forumundadır ve Nehir tarafından 13 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Ramazan hakkında Ayetler

    Ey îman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı (farz kılındı). Olur ki bu sâyede takvâya erersiniz.
    Bakara - 183
    (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim (o günlerde) hasta veya seferde ise tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (oruç) tutar. (İhtiyarlığından veya tedâvisi mümkün olmayan bir hastalıktan dolayı) oruç tutmaya gücü yetmeyenlere (her güne karşılık) bir yoksulu (sabah-akşam) doyuracak bir fidye vermesi (gerekli)dir. Kim de gönülden gelerek (daha fazla) bir ihsanda bulunursa bu onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber (zor da olsa)(işin önemini) bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
    Bakara - 184
    (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur'ân; insanlara hidâyet (doğru yol) rehberi doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi. Sizden kim (mâzereti olmaksızın) bu ay(ın ilk hilâlin)e erişirse/görürse hemen orucunu tutsun kim de hasta veya seferde (olup da yer) ise tutmadığı günler sayısınca (câiz olan) başka günlerde (orucunu kazâ etsin). Allah sizin hakkınızda kolaylık ister zorluk istemez. Bu da o sayıyı (kazâ ile) tamamlamanız ve size yol göstermesine karşılık Allah'ın yüceliğini tanımanız içindir. Olur ki (düşünür de) şükredersiniz.
    Bakara - 185
    Oruç (günlerinin) gecesinde eşlerinizle cinsî ilişki kurmanız size helâl kılındı. (Haramdan korunmak ve sükûnete kavuşmanız için) onlar sizin için bir elbise siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah (onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zâfiyet göstereceğinizi bildi de tövbelerinizi kabul edip sizi bağışladı. Artık bundan böyle onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı (takdir ettiği) şey (nesl)i isteyin. Beyaz iplik siyah iplikten (fecrin aydınlığıgecenin karanlığından) seçilinceye (tanyeri ağarıncaya) kadar yiyin için sonra da orucu akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar tamamlayın. Fakat mescidlerde i'tikâfa (ibâdete) çekilmiş iken kadınlarınıza yaklaşmayın. Bu (hükümler) Allah'ın sınırlarıdır; sakın sınırlara yaklaşmayın! Allah sakınıp korunsunlar diye âyetlerini insanlara böyle açıklar.
    Bakara - 187
    Haccı da umreyi de Allah (rızâsı) için yapın. Eğer (bir engelle hac ve umreden) alıkonulsanız o zaman kolayınıza gelen bir kurban (gönderin). Kurban yerine (Minâ'ya) varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Aranızda hasta olan veya başından bir rahatsızlığı bulunan (traş olan) varsa ona fidye gerekir ki o (fidye) de ya (üç gün) oruç tutmakya sadaka (altı fakire fitre) vermek ya da bir kurban kesmektir. Güven içinde olduğunuz vakit hac zamanına kadarumre ile faydalanmak isteyen kimseye (Hacc-ı Temettü yapana) kolayına gelen kurbanı kesmesi; kurban bulamayana da hac günlerinde (ihramlı olarak) üç gün döndüğünüz zaman da yedi (gün) oruç tutması gerekir; bunlar tam on (gün) dür. Bu ailesi Mescid-i Haram (civârın)da oturmayanlar içindir. Allah'ın emirlerine uygun olmayan davranışlardan sakının ve bilin ki Allah'ın cezâsı çok şiddetlidir.
    Bakara - 196
    (O mü'minler tövbe edenler ibâdet edenler hamd edenler oruç tutanlar rükû edenler secde edenler iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah'ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlardır. (İşte böyle) mü'minlere (cenneti) müjdele!



    Tevbe - 112
    Şüphesiz ki müslüman olan (Allah'ın emirlerine teslim olan) erkeklerle müslüman kadınlar; îman eden erkeklerle îman eden kadınlar itaat (ve ibâdet)e devam eden erkeklerle; itaat (ve ibâdet)e devâm eden kadınlar; doğru erkeklerledoğru kadınlar; sabreden erkeklerle sabreden kadınlar; alçak gönüllü (ve saygılı) erkeklerle alçak gönüllü (ve saygılı) kadınlar; sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar; mahrem yerlerini (haramdan) koruyan/hayâlı erkeklerle mahrem yerlerini (ve görünümlerini haramdan) koruyan/iffetli kadınlar; Allah'ı çok anan erkeklerle (Allah'ı çok) anan kadınlar (var ya işte) Allah onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır.