Rüzgar İle İlgili Atasözü

Konusu 'Atasözleri ve Deyimler' forumundadır ve Nehir tarafından 8 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Rüzgar İle İlgili Atasözleri

    *** hangi rüzgâr attı?
    bir yere uzun süre uğramamışken beklenmedik bir zamanda gelenlere sitem yollu söylenen bir söz.

    *** her zaman gemicinin istediği rüzgâr esmez
    olaylar herkesin istediği biçimde meydana gelmez.

    *** rüzgâr eken fırtına biçer
    herkesin zarar görmesine yol açacak işler yapan kimse, çok sert tepkilerle karşılaşır ve sonunda en büyük zarara kendisi uğrar.

    *** rüzgâr esemeyince yaprak oynamaz (dal kımıldamaz)
    her durumu meydana getiren bir etken vardır.

    *** rüzgâra (karşı) tüküren, kendi yüzüne tükürür
    bilgi, beceri, fizikî güç gibi yönlerden kendisinden üstün olanlarla mücadeleye giren bir kimse bu mücadelede yenik düşer, birtakım kayıplara uğrar.

    *** rüzgârın önüne düşmeyen, yorulur
    genel gidişe ayak direten boşuna çaba harcamış olur, bir yere varamaz.

    *** rüzgârlı havanın kuytusu, yağmurlu havanın uykusu
    rüzgârlı havada kuytu bir yer, yağmurlu bir havada da uyku tercih edilir.

    *** ağaç ucuna yel değer, güzel kişiye söz değer
    güzel insanlar her yerde ilgi çekerler, her zaman onların sözü kabul edilir.

    *** ağır yongayı yel kaldırmaz
    ağırbaşlı kimseye ufak tefek olaylar etki edemez, zarar veremez.

    *** alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır
    insan kendi durumuna göre bir yaşam tarzı benimsemeli, arkadaşlarını da ona göre seçmelidir.

    *** Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir
    Tanrı bir kimseyi zengin etmek isterse ona hiç umulmadık yerden mal ve para gelir.

    *** baskısız tahtayı yel alır, yel almazsa sel alır
    kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler.

    *** baskısız yongayı yel alır; sahipsiz tarlayı sel alır
    kontrol altında bulundurulmayan veya gereği gibi korunmayan gençler kötü yollara sürüklenebilirler.

    *** dağ başına harman yapma, savurursun yel için; sel önüne değirmen yapma, öğütürsün sel için
    yapacağın iyi bir işi, sonunu hesaplamadan yapma.

    *** derede tarla sel için, tepede harman yel için
    elden çıkarmak istemediğimiz şeyleri tehlikeye açık durumlardan uzak tutmalıyız.

    *** el el ile, değirmen yel ile
    insanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir.

    *** harman yel ile, düğün el ile
    her işin gerçekleşmesi birtakım koşulların bulunmasına bağlıdır.

    *** olsa ile bulsayı ekmişler, yel ile yuf bitmiş
    şu iş şöyle olsa, bu iş böyle olsa diyerek istediğimiz sonuca varamayız, elde etmek istediğimiz sonucu istekle değil çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.

    *** sel ile gelen yel ile gider
    emek vermeden ele geçen para kısa zamanda çarçur olur gider.

    *** tembele dediler “kapını ört”, dedi “yel eser örter”
    tembel, kapısının örtülmesini bile rüzgârdan bekler.

    *** yeğniyi yel alır, ağır yerinde kalır
    hoppa züppe kimseler, hiçbir yerde barınamazlar; ağırbaşlı olanları kimse tedirgin edemez.

    *** yel gibi gelen sel gibi gider
    emek vermeden ele geçen para kısa zamanda çarçur olur gider.

    *** yel kayadan ne koparır (alır, anlar, aparır)
    sağlam karakterli kişiler, sağlam temele dayanan işler önemsiz etkilerle sarsılmaz.

    *** yel üfürdü, sel (su) götürdü
    mal birdenbire ve sebepsiz ortadan yok oluverdi.