Sağlığımıza zarar veren etkenler nelerdir

Konusu 'Zengin Bilgiler' forumundadır ve Deniz tarafından 5 Şubat 2015 başlatılmıştır.

  1. Deniz

    Deniz Moderatör Yönetici

    Sağlığa zarar veren etkenler

    İnsan sağlığına etki eden etmenler bünyesel ve çevresel etmenler olmak üzere iki grupta incelenebilir.

    1. Bünyesel Etmenler

    Bünyesel etmenler bireyin genetik, metabolik ve hormonal yapısıyla ilgilidir. Genetik bozukluklar, anne ve babadan kromozomlar yoluyla geçen kalıtsal hastalıklardır. Renk körlüğü, iktiyozis (balık pulluluk) ve hemofili (kanın pıhtılaşmaması) gibi hastalıklar genetik bozukluklara örnektir. Yine insanlarda 46 kromozom yerine 47 kromozom bulunması durumunda görülen Down sendromu da genetik bozukluklardandır.

    İç salgı bezlerinin düzensiz çalışması hormon salgılarının miktarında değişiklikler meydana getirir. Bu değişiklikler çeşitli hastalıklara neden olur. Örneğin tiroit bezinin düzensiz çalışması sonucu guatr, büyüme hormonunun az salgılanması sonucu cücelik, fazla salgılanması sonucu ise devlik olarak adlandırılan hastalıklar görülür. Protein metabolizması bozukluğu sonucu gut, pankreasın düzensiz çalışması durumunda ise şeker hastalığı gibi bazı hastalıklar meydana gelebilir.

    2. Çevresel Etmenler

    İnsan çevresiyle bir bütündür. Dolayısıyla insan çevresinden, çevre de insandan olumlu ya da olumsuz olarak etkilenir. Fiziksel, kimyasal, biyolojik, psikolojik etmenler ile temel ve vazgeçilmez maddelerin eksikliği, sosyokültürel ve ekonomik etmenler, sağlığı etkileyen başlıca çevresel etmenlerdir.

    Fiziksel etmenler: Çevremizde bulunan ve sağlığa zarar veren bütün fiziksel şartlar, fiziksel etmenler olarak adlandırılır. Fiziksel etmenler direkt (ışık, ısı, radyasyon vb.) olarak sağlığımızı etkilediği gibi hastalıkların bulaşmasına da (çöpler, kanalizasyon suları, su vb.) yol açabilmektedir.

    İnsan sağlığını etkileyen fiziksel etmenleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

    Biyolojik etmenler: İnsanların çevresindeki canlılar, bunların ürünleri ve atıkları biyolojik çevreyi oluşturur. Mikroorganizmalar, vektörler, bitkiler, hayvanlar bu grupta yer alır.

    ? Mikroorganizmalar: İnsanların çevrelerinde pek çok mikroorganizma vardır. Bunların bir kısmı yararlıdır. Yararlı mikroorganizmaların yanı sıra hastalıklara yol açan zararlı mikroorganizmalar da vardır. Örneğin kalın bağırsakta B vitaminlerinin emilimine yardımcı olan ve K vitamini üreten bakteriler yararlı; virüsler, bazı bakteriler ile bazı mantarlar ise zararlı mikroorganizmalardır. Zararlı mikroorganizmalar gerek varlıkları gerekse ürettikleri toksinlerle insan sağlığını olumsuz yönde etkiler. Örneğin verem, tifo, kolera, kızıl, kızamık, menenjit, kabakulak, çocuk felci gibi hastalıklara neden olan varlıklar zararlı mikroorganizmalardır.

    ? Vektörler: Karasinek, sivrisinek, bit, pire, kene, hamam böceği mikrop taşıyan eklem bacaklılardır (Resim 1.4). Bazı bilim adamları fare gibi kemiricileri de bu gruba alır. Vektörler, pek çok hastalığın taşıyıcısıdır. Örneğin sıtma anofel cinsi sivrisineklerin dişisiyle, tifüs bitlerle, veba ise fareler üzerinde yaşayan pirelerle insanlara taşınarak salgınlara neden olur. Son yıllarda özellikle bahar ve yaz aylarında ülkemizde çok görünmeye başlayan “Kırım, Kongo kanamalı ateşi” adı verilen hastalık kenelerle insanlara bulaşmaktadır.

    ? Su: İçme sularının kirli olması çeşitli hastalık etkenlerinin bulaşmasına neden olabilir.

    ? Atıklar: Çöp, kanalizasyon suları, gübre, tıbbi ve fabrika atıkları gibi katı ya da sıvı atıklar insan sağlığına zararlı çeşitli hastalıkların etkenidir.

    ? Barınma koşulları: Havasız, güneş ışını olmayan, nemli, soğuk ortamlar bazı hastalıklara yakalanmayı kolaylaştırır.

    ? Işık: Çok parlak ve fazla ışık göz sağlığını olumsuz etkiler.

    ? Gürültü: Uzun süreli ve yüksek frekanslı sesler kulak sağlığını bozar.

    ? Hava: Kirli hava solunum ve dolaşım sistemine zarar verir.

    ? Kamuya açık yerler: İnsanların çok olduğu sinema, tiyatro, lokanta, tren, plaj, havuz vb. yerlerde bulaşıcı hastalıkar daha kolay yayılır.

    ? İş yeri ve çalışma ortamı: Yapılan işe ve çalışma ortamına bağlı olarak bazı hastalıklar görülebilir. Örneğin uzun süre ayakta duran kişilerde varis adı verilen damar hastalığı oluşabilir. Kapalı, ışık almayan, nemli ortamlarda çalışan kişilerde astım, tüberküloz, zatürre vb. akciğer hastalıklarına sık rastlanır.

    Kimyasal etmenler: Zehirler, kanser yapıcı maddeler, çevreyi kirleten kimyasal atıklar vb. sağlığı etkileyen kimyasal etmenlerdendir. Gelişen teknoloji ve sanayileşme sonucu zehirli, hastalık yapıcı kimyasal maddeler (örneğin böcek ilaçları, tarımda kullanılan kimyasal gübreler) suya, toprağa karışmaktadır. Bu tür kimyasal maddelerin amaca uygun ve bilinçli kullanımı kirlenmenin önüne geçilmesine yardımcı olur.

    ? Bitkiler: Besinlerimizin büyük çoğunluğunu bitkiler oluşturur. Ayrıca bitkilerden çok çeşitli kimyasal ürünler ve ilaçlar da elde edilir. Bunun yanı sıra az da olsa zararlı olan bitkiler de vardır. Örneğin uyuşturucu elde edilen bitkiler ile zehirli bitkiler zararlı olabilmektedir.

    ? Hayvanlar: Çevremizde yaşayan hayvanların çoğu bizler için yararlı olmakla birlikte bazı bulaşıcı hastalıklar hayvanlar tarafından insanlara taşınabilmekte ya da hayvanlardan insanlara geçebilmektedir. Örneğin kuduz, verem, burusella, sığır vebası ve tifo gibi hastalıklar ya doğrudan hayvanlardan insanlara geçmekte ya da hayvanlar tarafından insanlara taşınmaktadır. Ayrıca akrep ya da zehirli yılanın sokması, zehirli böceklerin ısırması ve vahşi hayvanların saldırması da insana zarar verebilmektedir.

    Yaşamımızı sürdürebilmemiz için yeterli ve dengeli beslenmemiz gerekir. Su ve mineraller inorganik; karbonhidratlar, yağlar, proteinler ve vitaminler organik besinlerimizdendir. Su doğadan doğrudan sağlanır. Diğer besinler ise bitkiler, mantarlar ve hayvanlardan elde edilir. Tifo, kolera gibi bazı hastalıklar besinlerle bulaşabil-mektedir. Bu nedenle besinlerin sağlığa uygun üretilip tüketilmesi gerekir.

    Psikolojik etmenler: Psikolojik etmenlerin başlıcaları ruhsal zorlanmalar ve strestir. Kişinin içinde bulunduğu ruhsal zorluklar birçok hastalığa ve vücudun hastalıklara karşı direncinin kırılmasına neden olmaktadır.

    Temel ve vazgeçilmez maddelerin eksikliği: Proteinler, mineraller, vitaminler, yağlar, organizmanın yaşamsal işlevlerini sürdürebilmesi için vücuda gerekli temel ve vazgeçilmez maddelerdir. Bu maddeler yeterli ve dengeli alınmadığında vücut zamanla çeşitli hastalıklara yenik düşebilmektedir. Örneğin C vitamini yetersizliği iskorpit hastalığına neden olmaktadır.

    Sosyokültürel ve ekonomik etmenler: Kişinin veya ailenin eğitim düzeyi, ekonomik durumu, içinde yaşadığı toplumun gelenek-görenekleri, ahlaki-kültürel değerleri, hem sosyokültürel hem de ekonomik etmenlerdir. Bu etmenler kişilerin sağlıkla ilgili davranışlarını bazen olumlu, bazen de olumsuz etkiler. Örneğin eğitimsiz ailelerde uygulanan kundak geleneği, bebeklerde kalça çıkıklıklarına neden olabilmektedir. Eğitimli ailelerin bebeklerine zamanında aşı yaptırmaları, onları bazı hastalıklardan koruyabilmektedir.